♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Pimped : Kurban ile Yancı


Güzel başlayan bir gece ölümle, bu cesedin ortadan kaldırılması gerekmesi ve tüm bunlara hoşlanılmayan suç ortağı ile girişilmesi gerekmesiyle şekillenirse ne olur? Karşılıklı güvene dayanması gereken bu yok etme eylemi tüm geceyi sarınca neler çıkar ortaya? Ya içlerinden birinin zihinsel sorunları varsa? Nasıl işler planlar kusursuzca? 2018 yapımı küçük ölçekli Avustralya işi “Pimped” işte bu soruların yanıtlarını arayan bir gerilim.

“Pimped” bir ilk film. Hem senaristi hem de yönetmeni ilk denemesine soyunmuş. David Barker ve Lou Mentor senaryoyu birlikte kotarmış, Baker yönetmen koltuğuna ilk uzun metrajında “motor!” demek için oturmuş. Mentor’un adını ilk kez bir künyede görüyoruz ve hakkında hiçbir bilgi yok. Baker ise ısınma turlarını bir kısa metraj bir de diziyle atmış bir isim. 2009 yılında 12 dakikalık romantik komedi “Creating Fortune” ilk adımı atmış. Bir yıl sonra da yaratıcılarından biri olduğu komedi dizisi “The Future Machine”i yazıp yönetmiş. Bunca dizi popülaritesine rağmen adı sanı duyulmayan küçük bir Avustralya işi olarak kalan dizi bir zamanda yolculuk parodisi olarak sekiz bölümde son bulmuş. Cariba Heine’in iz bırakması dışında da bir yankısı olmamış. Pimped ile bambaşka bir yolu aralayan Baker, oyuncu kadrosunu da dizilerden tanıdığımız simalardan oluşturmuş. Ella Scott Lynch ve Benedict Samuel başrolleri paylaşırken onlara Robin Goldsworthy, Sean Barker, Lauren Orrell, Emma Potts ve Lewis Fitz-Gerald eşlik ediyor.

Bir parti sahnesiyle açılan “Pimped” seyircisini Lewis Blake ile tanıştırıyor. Kadınları iki cümleyle tavlayan adam bu konuda eksiği olanlara yardım eden bir yancı. Her şeyi tavına getirdikten sonra aradan çekiliyor ve kazancına bakıyor. Zengin ve içine kapanık Kenneth ile birlikte av planı yaparken ondan faydalanmanın peşinde görüyoruz. Plan belli. Gidecek bir kızı paketleyip malikaneye getirecek ve Kenneth’e sunacak. Peşinden Sarah ile tanışıyoruz. Yanında ikizi Rachel ile birlikte one night stand için bir barda alıyor soluğu. Lewis ile yakınlaşıyorlar ve soluğu malikanede alıyor. Her şey yolunda giderken başlayan sevişmenin sonu cinayete çıkıyor ve olaylar gelişiyor.

“Pimped” öyle özel ya da beklenmedik bir konu barındırmıyor. Karizmatik adamın ağına bir kadını düşürüp arkadaşına sunmasına dair basit bir konu ile temel atılıyor sadece. Bu da, Baker’ın yaratmak istediklerine hazırlanan zemin sadece. Stilize görüntülerle iyi bir atmosfer kuran yönetmen, bunu iyi müzikle de besleyince her şey akıyor. Ağırlıklı olarak karanlığı kullanan Baker, karakterlerini de bu karanlıktaki küçük noktacıklar olarak betimliyor. Tek gecede geçen film, senaryodaki oyunlarla zenginleştirilmek isteniyor. Sarah/Rachel ikizinin üzerinden yürüyen yan öykünün çok tahmin edilebilir olması haneye yazılan eksilerden. Yine de bu eksiyi Ella Scott Lynch performansıyla hissettirmemek için çabalıyor. Samuel’in de role çok yakışmasıyla, ikili arasındaki söz düellosu filmin en büyük artısı ve izleme sebebi. Tüm vasatlığına rağmen özellikle uzun yol sahnesinde zirve yapıyor “Pimped”. “Kurbanların şikayet etmeye hakkı yoktur” diyor. “Ya hak ettiğini alırsın. Ya da hayatının dersini.” Bununla da kalmıyor elbette uzun diyalog. Erkek/kadın ilişkisini de irdeliyor. Kadının vücudunun nasıl ve neden meta haline geldiğini anlatıyor Lewis. Değerlerin sıradanlığına da değiniyor. Sonrası tipik bir ceset gömdükten sonra sırları paylaşma ve diken üzerinde durma gerilimi. Beklendiği gibi çıkıyor her şey. Baker geri kalan anlarda tempoyu düşürmemeden atmosferi koruyarak finale ulaşmaya çalışıyor. Bunu da başarıyor ama içi boş anlardan ibaret bir izlencelikle baş başa bırakıyor izleyicisini.

Geçtiğimiz yıl Londra’da FrightFest’te izleyicisiyle buluşan film Monster Fest’in ardından Amerikan izleyicisiyle sınırlı salonda buluşmuş ama türün takipçilerini memnun etmeyince temmuz başında internet üzerinden herkese sunulmuş. Görüntüleri, atmosferi ve söylemi ile vasatı aşan ilk adım olarak yönetmenin sonraki işlerini merak ettiren bir film “Pimped”. Biraz sündürme ve doldurmalarla sündürülerek 90 dakikayı bulmuş vasat bir gerilim. İzlenmese de olur ama izleyeni de pişman ettirmeyenlerden.

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template