♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

A-X-L : Gazlayalım hadi!

Teknolojinin hızla ilerlemesi ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi beyazperdede yeni öykülerle işlenmeye devam ediyor. Robot ile insan ayrımının yanı sıra kıyamet hallerinde de devreye girişleriyle bambaşka bir kapıyı açıyor. Gençlik filmleri de bundan nasibini almış durumda. Uzaydan gelenlerle iletişime girenler onlar, transformerslarla bağ kuranlar da onlar. Genellikle aykırı ya da dışlanmış sessiz ama zeki çocuklar bunlar. Bu formüle bir öykü kurulduğunda ortaya bilim kurgu kırması macera dram çıkıyor ortaya. 2018 yapımı “A-X-L” da böyle bir film. Kökleri kısa filme dayanan bir uzun metraj. Kısadan uzayan bir film…

Oliver Daly, 2015 yılında aklındaki fikri gerçekleştirmek üzere hamlesini yapmış ve “Miles” adını verdiği kısa filmini izleyiciye sunmuş. Motor yarışçısı bir genç ile savaş için üretilmiş öldürme makinası bir robot köpek arasındaki bağı anlatmış. Kısa filmden ziyade bir ön gösterim, yapabileceklerinin göstergesi bu esasen. Filme inanan seyirciden maddi ve manevi destek istemiş. Bulduğu destek sonrasında da uzun metraja dönüştürmüş. Robot köpeğin yaratımının kısa filmde görüldüğü üzere başarılı olması, görsel olarak tatmin edici görüntülerle işlenmesi sayesinde açılmış yolu. Miles ile AXL’ın birlikte tepelerden uçması hayli etkili bir fotoğraf. Zaten kısa filmin posteri de tam olarak o sahne. Senaryonun da sahibi olan Daly, oyuncu kadrosunu da değiştirerek girişmiş uzun metraja. “Colony” dizisiyle dikkat çeken Alex Neustaedter motorcu gencimizi canlandırırken, Amerika’da markalaşmış şarkıcı Becky G, Alex MacNicoll, Dominic Rains, Thomas Jane ve Lou Taylor Pucci ona eşlik eden isimlerin başını çekenler.

“Tüm hayvanlar arasında en sadık olan köpeklerdir. Bu yüzden köpekler tarih boyunca savaş alanlarında kullanıldılar. Son 10 yıldır ordumuz robot köpek asker üretmeye çalıştı. Ama bu teknoloji her defasında başarısızlıkla sonuçlandı. Bugünse, başarılı drone projeleriyle güveninizi kazanmış bir şirket olan CRAINE Sistemleri size geleceğin savaş köpeklerini sunuyor: A-X-L. Saldırı, keşif ve lojistik.” İbaresiyle açılıyor film. Kahramanını çok göstermeden sadece hissettirerek yaptığı bu girişin ardından diğer kahramanına odaklanıyor. Miles ile tanışıyoruz. Zincirinin kopmasıyla kaybettiği yarışın ardından rakibinden istese de alamadığı zinciri Sara veriyor. Onun sınırlı imkanlarının aksine kasabanın zengini şımarık motorcu Sam’in parti teklifine evet demesi de her şeyi fitilini ateşler. Sam’in attığı kazık sonrası bırakıldığı ıssız alanda robotik köpek A.X.L. ile karşılaşır. Yaralanmış köpeği önce onarır sonra da bağ kurar. Tam bir ölüm makinesi olsa da sıradan bir köpeğin ruhuna sahip AXL’ın peşinde ordu da vardır. Miles ve Sara onu korumak üzere el ele verir…

Başarılı kısa filmini aldığı destekle uzun metraja dönüştüren Oliver Daly, bu sevinçle senaryonun içini doldurmayı unutmuş. AXL, karakterlerinin detaylı düşünülmeden yaratıldığı bir film olarak kalıyor. Sam’in saf kötü olması, köpeğin yaratıcılarının anlaşılmazlığı, ordunun ne amaçla devreye girdiği bir çok soru mevcut. Anlaşılmaz sahneler ve anlar da barındırıyor film. Ordunun büyük yatırımla yarattığı bir robotun basit bir ergen tarafından yakılması pek mantıklı değil örneğin. Onca para harcayıp savaşta kullanacağınız robot bu kadar kolay yanar mı? Mermi işlemiyor ama ateşle yok edilebiliyor… Miles için itiraz edemesek bile Sara’nın da karikatür gibi kalması bir diğer sorun. Kısa filmde anlattığı uzatırken üzerine herhangi bir ekleme yapamayan Daly, çok kısır kalmış. Filme ne bir ritm kazandırabilmiş ne de bir tempo. İkilimizin bağ kurmasından sonra başlaması gereken macera izleyiciyi heyecanlandırmaktan yoksun. Sürekli bir tutukluk hakim.

Kısa filmle attığı temeli sündüre sündüre uzatan, içini dolduramayan Daly’nin bilim kurgu kırması macerası A.X.L. bildik olaylarla ilerleyen bir macera. Afili görselleri ve posterine aldanıp gelen izleyicinin sabrını 98 dakikalık süresiyle sınıyor. Belli ki A.X.L.’ın tek diyaloğu “Gazlayalım Hadi!” Miles’a değil Oliver Daly’e söylenmeliymiş.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template