♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Avengement : Sert, Paslı Bir Çivi

Son yıllarda doğan aksiyon yıldızı boşluğu b-türü filmler ve video pazarında gerilemeye neden olmaya başlamışken imdada yetişen adaylar var. 1976 doğumlu İngiliz Scott Adkins bu adaylardan en çok öne çıkan isim. 10 yaşında Judo ile başlayan serüvenine tae-kwon-do ve kick-boksu da katmış, hoca olarak dersler de vermiş. Peşinden sinemaya ilgisi başlamış ve okuldaki drama kulübüne katılarak başlayan yeni macerada drama akademisinden aldığı teklife kadar ilerlediyse de atılmasıyla son bulmuş. Bruce Lee ve Jean-Claude Van Damme gibi yıldızları idolü olarak gören Adkins, Hong-Kong’dan aldığı film teklifiyle girdiği sektörde giderek yıldızlaşıyor ve aksiyon filmlerinin aranan ismi olmaya doğru evriliyor. Dünyada en iyi tekme atan beş kişiden biri olarak gösterilen ve estetik dövüşen Adkins, 2019 yılına beş film birden sığdırarak türe damga vurmuş durumda. O beşliden “Avengement” izleyiciyle buluştu.

İngiltere yapımı “Avengement”, Jesse V. Johnson ve Stu Small ortaklığı. İkilinin birlikte yazdığı senaryoyu Johnson peliküle aktarmış. 2018 yapımı “Accident Man” ile ilk senaryosuna imza atan Small’ın yolu ikinci filmde Johnson ile kesişmiş ve ortaya “The Debt Collector” çıkmış. “Avengement” de ikinci ortaklıkları. 1990’dan bu yana dublörlük yapan Jesse V. Johnson ise 1998’de kısa metrajla başladığı yönetmenlik kariyerini sürdürüyor. Bu yıla iki film sığdıran yönetmenin az buz değil 16 filmlik bir kariyeri mevcut. Aksiyon macera filmlerini video pazarı için çeken Johnson’un en bilinen filmleriyse iki ödüllü “The Last Sentinel” ve dokuz ödüllü “Charlie Valentine”. Şu sıralarda da “Legion Maxx” ve “Lion's Den”in post-prodüksiyon aşamasıyla uğraşıyor. Tür için iyi bir ikili var karşımızda sonuç olarak. Craig Fairbrass, Thomas Turgoose, Nick Moran, Kierston Wareing, Leo Gregory, Beau Fowler, Louis Mandylor ve Terence Maynard Adkins’e eşlik eden isimlerin başını çekenler. Gayet tanıdık simalar.

İyi bir müzik eşliğinde polis arabaları ve hapishane nakil aracını görmemizle Cain Burgess ile tanışmamız bir oluyor. Hasta annesini ziyaret etmeye gelmişse de yetişememiş ve ancak cesedini görebiliyor. Tam da gördükten sonra görevlileri yere serip soluğu bir barda alıyor. Üyelere özel bir barda. Önce muhabbeti dinliyor sonra topluluğa sataşarak olaya dahil oluyor. Kimliğini açıklamasıyla başlayan olaylar zinciri geçmiş ve bugünden paralel kurguyla işlenirken intikamın da fitili ateşleniyor. Bir dönüşüm ve intikam öyküsü izliyoruz. Suya sabuna dokunmayı da deneyerek mesajını da veriyor üstelik.

Avengement, tipik Adkins filmlerinden farklı bir yere konuşlanıyor. Her filminde benzer rolleri canlandırır, bildik öykülerle maceraya atılır ve dövüşür. Bu kez önceki filmlerinin aksine üzerinde kafa patlatılmış gişe ayarında bir film var karşımızda. B türü ya da video pazarına yönelik olmanın birkaç tık üzerinde. Oyunculuk yapma fırsatı da bulmuş ve aldığı eğitimi göstermiş. İyi bir makyaj çalışmasıyla dönüşümü de çok iyi. Senaryonun ilerleyişi de paralel kurguyla çok ilgi çekici ve merak uyandırıcı hale getirilmiş. Zaten İngiliz havasıyla argonun ve o yayvanlığın, aldırmazlığın içine düşülmesiyle tempo da kazanmış oluyor film. Paralel kurgu sayesinde oluşan formül filmin dram tonunu daha çok hissettiriyor. Aksiyonu daha fazla olsa da hissedilen daha çok dram... Dövüş sahnelerinin bu sayede parçalara ayrılması da filmi rahatlatıyor. Hapishaneden kaçan adam bir yandan öyküsünü anlatırken bir yandan da intikam alıyor. Abisinden borç para istediğinde basit bir kapkaç yapması teklifini kabul etmiş ama sonucunda kendisini İngiltere’nin en azılı suçlularının olduğu hapishanede bulmuştur. Üstelik sebepsiz yere çıkan kavgalarla sürekli ölüm tehditi altındadır. Bir dönüşüm hikayesi de böyle başlar. Sıradan bir adamın sertleştirilmiş paslı bir çiviye dönüşümünü izliyoruz.

Kuru aksiyon filmi olmanın ötesine geçen “Avengement” iyi formüle edilmiş bir film. Öyküsünü bulmaca halinde işletirken yan öyküler de anlatarak zenginleşen, eğlendirmeyi de ihmal etmeyen kalbur üstü bir aksiyon. Adkins hem estetik dövüşüyor hem çok seri hem de acımasız. Bıçaklar saplanıyor, kollar bacaklar kırılıyor, kısa namlulu tüfekler patlıyor. Yani ne ararsanız menüde mevcut. “Görüyorsunuz, vücut bir dereceye kadar güçlenebilir, ama yenilmez olmanı sağlayan şey senin aklın. Tıpkı ellerimizdeki deri gibi, zihnimiz de sikik duygusuz bir hale getirilebilir. Bedensel ağrı bunu yapabilir. Böylece nasıI acı çekeceğimi öğrendim. Ama daha önemlisi, Acıyı nasıI yeneceğimi öğrendim.” diyen Cain’e kulak verin derim… Türe olan açlığınızı fazlasıyla karşılarken doksan dakika su gibi akıyor.

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template