Sel Yayınları’ndan Mart Yenileri

Perşembe, Mart 09, 2017 by Serkan Murat KIRIKCI
Sel Yayınları Mart ayını altı kitapla karşılıyor. Mehtap Ceyran’ın ilk romanı “Mevsim Yas”, J.G. Ballard’ın yarı-otobiyografik romanı “Güneş İmparatorluğu” ve Georges Bataille’ın önemli eserlerinden “Rahip C.” ayın edebiyat kitapları. Enis Batur kitaplığı “Bu Kalem Melûn” ile sürerken, Savaş Çoban’ın derlediği “Medya ve Sol” DüşünSel dizisinin, Pierre Bourdieu’nün “Neoliberal İstilaya Karşı Direnişe Hizmet Edecek Sözler” alt başlıklı “Karşı Ateşler”i de Red Kitaplığı dizisinin yenileri… “Mevsim Yas”, “Güneş İmparatorluğu” ve “Rahip C.”yi şiddetle tavsiye ederiz…

Mevsim Yas * Mehtap Ceyran
Doksanlarda bir coğrafyada yaşananları gözlerden pervasızca saklayan pus, orada sürüp giden yaşantıların üzerine telafisi imkânsız bir biçimde çökerken, gerçeklerin önüne bir ışık huzmesi dahi sızdırmayacak kadar sağlam bir inkâr duvarı örüyordu.

Mevsim Yas, bu pusun içinden geçip sağ kalabilen ve bitimsiz tedirginliklerin gölgesinde kesişen yaşamların öyküsüne “tanıklık ediyor.” Umutsuzluk ve yalnızlıklarla kuşatılmış karanlık bir Batman mahallesinden; politik atmosferin çetin çıkmazlarında ayakta durmaya çalışan, mezar evler, genç kadın intiharları, sağaltılmamış şiddet ve toplumsal cinnetin ortasında umutlarını toplu mezarların başında nöbete dikenlerin kapkara kesilmiş kalplerine dokunuyor.

Mehtap Ceyran, bu ilk romanında anlatmaya hasret insanların anlaşılmaya mahkûm öyküsüne ses veriyor. Yas mevsimi ise o iklimde yaşanmaya devam ediyor.

MEHTAP CEYRAN, 1979 yılında Batman’da doğdu. Politik nedenlerle 1994 yılında tutuklanarak on yıl hapis yattı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü’nde okudu. Halen Batman’da yaşamaktadır. Mevsim Yas, ilk romanıdır.
Çağdaş Türk Edebiyatı / Roman , 214 sayfa, 16 TL

Bu Kalem Melûn * Enis Batur
Herkes bir kitabın mümini, ben “Dünya bir kitaba varmak için”
şiarının müminlerinden oldum, kaldım. 

Bütün yazdıklarım, gün gelecek, tek bir kitabın
içine sığacak, oturacak.

Orada yazabildiklerimle yazamadıklarım aynı
çatının altında buluşacak: Yazı’nın birazı ondansa, birazı bundandır.

Yazamadıklarımı başkaları yazacak.

Bu Kalem Melûn©, Şehrazat’ın içine attıkları.

ENİS BATUR’un yayınevimizdeki kitapları: “60mm Dizüstü Meşkler ve İçcep Meşkleri”, “Elma / Örgü Teknikleri Üzerine Bir Roman Denemesi”, “Bu Kalem – Bukalemun”, “Bu Kalem – Melûn”,” Bir Varmış Bir Okmuş”, “Geronimo’nun Ölümü”, “Gülmekten Ölmek / Çekmeceler Kitabı”, “Gönderen: Enis Batur”, “Gövde’m”, “Hâneberduş”, “Hepsi”, “Kediler Krallara Bakabili”r, “Kravat”, “Kırkpâre”, “Kitap Evi”, “Kulak”, “Kurşunkalem Portreler”,” Kütüphane”,” Oktay Rifat’a Doğru”, “Plati / Bir Ada Denemesi”,” Rönesans’ın Serüveni”, “Modernizmin Serüven”i, “Su tüyün Üzerinde Bekler”, “Suya Seng”, “Sır / Bir Oynaşı”, “Simültane Cinnet ( Yiğit Bener ile birlikte)”,” Yazboz, Son Modernler / Edebiyat Üzerine Denemeler 1”, “Yazının Sınır Boyuna Yolculuklar / Edebiyat Üzerine Denemeler 2”, “Karanlıktan Işık Yontanlar / Edebiyat Üzerine Denemeler 3”, “Öteki Pusula / Edebiyat Üzerine Denemeler 4”
Çağdaş Türk Edebiyatı / Deneme, 223 sayfa, 18 TL

Güneş İmparatorluğu * J.G. Ballard
J.G. Ballard’ın yarı-otobiyografik romanı Güneş İmparatorluğu yazarın çocukluğunda bizzat deneyimlediği İkinci Dünya Savaşı’nı ve o yılların Şanghay’ını yine bir çocuğun gözünden anlatıyor. 
Uzun süre savaşın dışında kalan Şanghay’daki yabancılar kolonisi, Japonya’nın Pearl Harbor saldırısıyla birlikte kendini şiddet döngüsünün ortasında bulur. Gösterişli bir malikânede yaşamaya alışkın küçük Jim, savaşın kaosu içinde anne ve babasından ayrı düşer. Önce işgal altındaki Şanghay sokaklarında, sonra da kentin dışındaki toplama kampında yaşamını sürdürmeye çalışır. Uçaklara meraklı ve Japon askerlerine hayran olan Jim, savaş koşullarında hayatta kalabilecek ve ailesine kavuşabilecek midir? 

İlk başta her şeyi bir oyun gibi gören ama giderek masumiyetini kaybeden Jim aracılığıyla Ballard, savaşın korkunçluğunu, ölümün ve vahşetin sıradanlığını, teslimiyet ile yaşama tutunma arasındaki çizgiyi ustalıkla satırlara döküyor.

J.G. BALLARD, 1930’da Şanghay’da İngiliz bir ailenin oğlu olarak doğdu. 1942 yılından savaşın bitimine kadar ailesiyle birlikte, Pearl Harbour baskınından sonra ülkedeki yabancıların sürgün edildiği bir toplama kampında yaşadı. 1946 yılında İngiltere’ye yerleşen yazar, Cambridge Üniversitesi’nde psikiyatri eğitimi aldı. Bilimkurgu edebiyatta teknoloji tapınmacılığına karşı çıkan Yeni Dalga akımının en önemli temsilcilerindendir. “Asıl yabancı gezegen dünyamızdır,” diyen Ballard, bugünü anlamakiçin geleceğin geçmişten daha iyi bir anahtar olduğunu ve bilimkurgunun görevinin ise reklamlar, imajlar gibi maruz kaldığımız çeşitli kurguların içinde gerçekliği ya kalamak olduğunu öne sürer. Toplama kampında yaşadıklarından esinlendiği Güneş İmparatorluğu Steven Spielberg, en önemli eserlerinden biri olan Çarpışma David Cronenberg, Gökdelen ise Ben Wheatley tarafından sinemaya uyarlanan Ballard, 2009 yılında hayatını kaybetti. Gökdelen (çev. Dost Körpe, 2012), Öteki Dünya (çev.Süha Sertabiboğlu, 2013) ve Çarpışma’nın ardından (çev. Nurgül Demirdöven, 2016) The Kindness of Women, Crystal World ve Concrete Island da yayın programımızdadır.
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Roman
Özgün Adı: Empire of the Sun
Türkçesi: Emine Güreli
358 sayfa, 26 TL

Rahip C. * Georges Bataille
Georges Bataille’ın önemli eserlerinden Rahip C., İkinci Dünya Savaşı’nın altüst olmuş karanlığında din, ahlak ve etik değerler üzerinden dönemin bütün paradoksunu gözler önüne seriyor. 

Rahip C.’de tinin tenle mücadelesi, dindarlık, sapkınlık, sefihlik ve suç gibi temaları işleyen Bataille, Direniş Hareketi’ne ve ihanete dek uzanan izleklerin peşinde koşuyor.

Bataille’ın siyasal görüşlerinin çevresinde şiddetli tartışmaların sürdüğü bir dönemde yazılan bu eser, hem erotik ve mistik, hem de siyasal bir roman olarak değerlendirilmiştir. Sayısız yoruma yol açan Rahip C., Bataille’ın Sade’la derinden kurduğu bağa, Nietzsche’ye ve Zerdüşt’ün kahkahasına, Puşkin öykülerine, Kafka ve Rimbaud’ya göndermelerle örülü, ürkütücü bir anlatı.  

GEORGES BATAILLE, 1897 doğumlu Fransız yazar, düşünür. Başlangıçta sürrealizm hareketine yakınlık duyduysa da kısa süre sonra André Breton’la aralarındaki fikir ayrılıkları yüzünden o çevreden uzaklaştı. Komünizme bağlılıktan Sovyetler ve Stalin eleştirisine; gerçeküstücülerin yanı sıra “aforoz edilenler”le sürdürdüğü ilişkiye ve André Breton’a yönelik saldırılarına; Documents, Acéphale gibi çıkardığı dergilere ve kurduğu “cemaatler”e dek, Bataille, aykırı bir düşünce ve edebiyat evreninin insanı olmuş, yaşamın trajik ve diyonizyak yanını vahşete ve ölüme varana dek yüceltmiştir. Michel Foucault’nun “Bu çağın en önemli yazarlarından biri” olarak tanımladığı Bataille, yalnızca Fransız çağdaş yazını üzerinde değil, evrensel bir yazın ve düşün uğrağı üzerinde de kalıcı izler bırakmıştır. Entelektüel çevrelerde özellikle erotizm üzerine yazıları ve edebi eserleriyle ilgi gören Bataille’dan, Lanetli Pay ve Rahip C.’nin ardından, Göğün Mavisi ve Gözün Hikâyesi de yayın programımızdadır.
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Roman
Özgün Adı: I’Abbé C.
Türkçesi: Didem Eryar
151 sayfa, 15 TL

Medya ve Sol * Derleyen: Savaş Çoban
Medyanın gündelik hayatımız üzerindeki hükmünü herhalde artık kimse inkâr etmeyecektir. “Güncel” makro gelişmelerden haberdar olma yönünde giderek genişleyen imkânlardan, mikro alanlarda kurulan kişisel ilişkiler ve kimliklere; her şey kuşatıcı bir kurum olarak medyanın dolayımından geçiyor.

Son zamanlarda objektif önermelerin geçerliliğini yitirdiğine, duyguların ve inanışların yükselişe geçtiğine işaret etmek için kullanılan “post-hakikat”, “alternatif olgular” gibi kavramsallaştırmalarla, kamuoyunu aydınlatıcı bir mecra olarak medyanın da defteri dürülüyor. İşte tam da böyle bir zamanda, medyanın mevcut hali ve alternatif bir medya yaratma imkânları üzerine düşünmek daha da önem kazanıyor.

Savaş Çoban’ın derlediği Medya ve Sol’a katkıda bulunan yazarlar, Marx’ın medyayı kavramaktaki gücünden iletişimin doğasına, medya endüstrilerinin rolünden toplumsal hareketlerin ortaya çıkmasında sosyal medyanın etkilerine dek medyanın çeşitli yönlerini farklı teorik yöntemlerle tartışmaya açıyor.  

SAVAŞ ÇOBAN, 1975 yılında doğdu. Lisans öğrenimini Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde, yüksek lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Dil Olarak Türkçe Anabilim dalında yaptı. Doktorasını Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Anabilim dalında tamamladı. Medya ve siyaset üzerine ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayımlanan Savaş Çoban “bağımsız araştırmacı” olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Yayınlanan çalışmaları şunlardır: Azınlıklar ve Dil (Su Yayınları, 2005), Hegemonya Aracı ve İdeolojik Aygıt Olarak Medya (Parşömen, 2013), Media’s Role in the Socialist Era (Amani International Publishers, 2013), Media and Left (Brill Pub., 2014/Haymarket Pub., 2016), Esra Arsan ile birlikte Medya ve İktidar (Evrensel Basım Yayın, 2014) Direnişten Komüne Gezi (Siyah Beyaz Yayınları, 2015). Ayrıca Yasemin İnceoğlu’yla birlikte derlediği kitaplar vardır: Azınlıklar, Ötekiler ve Medya (Ayrıntı, 2014), İnternet ve Sokak (Ayrıntı, 2015) ve Haber Okumaları (İletişim, 2016).
DüşünSel  / İnceleme
348 sayfa, 28 TL

Karşı Ateşler - Neoliberal İstilaya Karşı Direnişe Hizmet Edecek Sözler * Pierre Bourdieu
Neoliberalizmin totaliter ve antidemokratik karakterini ilk kavrayan düşünürlerden biri olan Pierre Bourdieu’nün bu “karşı ateşleri”, onun militan bir filozof olarak tavrının da göstergesidir. Sartre’dan ve Foucault’dan devraldığı gelenekle, bilgisini ve “entelektüel sermayesi”ni neoliberalizme karşı toplumsal hareketlerin hizmetine sunan Bourdieu, başta Dünya Bankası ve IMF olmak üzere, iktisatçıların, gazeteci ve televizyoncuların, politikacıların, “entelektüellerin” ürettiği ve “seçeneksiz” diye sunulan egemen söylemi didik didik ediyor.

Enternasyonal bir mücadele davetiyesi olarak okunabilecek her bir metinle Bourdieu, bilimin ve Akademi’nin, egemenlerin emrinde yalanı ve demagojiyi yayabileceği gibi, sınıf mücadelesinin bir aracı olabileceğinin de altını çiziyor.

Doğa ve insan üzerindeki vahşi kapitalist sömürünün her türüne sahne olan, otoriteye biat edenlerle yaratıcı ve özgür düşünceden yana olanlar arasındaki mücadelenin kitle iletişim araçlarından Akademi’ye dek her alanda sürdüğü günümüz Türkiyesi’nde esin ve güç kaynağı olabilecek metinler...

PIERRE BOURDIEU, (1930 Denguin - 2002 Paris). 20. Yüzyılın ikinci yarısında sosyoloji, beşeri ve toplumsal bilimler alanında iz bırakmış en önemli Fransız sosyologlarından biri olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda, kamusal alana müdahaleleriyle de ömrünün son yıllarında Fransız entelektüel yaşamının önde ge-len isimlerinden biri olmuştur. Bourdieu’nün sosyolojisi toplumsal hiyerarşilerin yeniden-üretim mekanizmalarının analizine dayanmaktadır. Bourdieu kültürel ve sembolik faktörlerin önemine vurgu yaparak, kendi kültürel ve sembolik üretimlerini dayatabilme kapasitesine sahip unsurların toplumsal tahakküm ilişkilerinin yeniden-üretiminde oynadıkları temel rolü vurgular. Dolayısıyla eserleri kendine özgü bazı temel kavramlar etrafında şekillenir: Toplumsal faillerin eylem ilkesi olan “habitus”, temel toplumsal mücadele ve çatışma mekânı olan “alan”, tahakküm ilişkilerini dayatmanın temel mekanizması olan “sembolik şiddet.” Türkçedeki bazı eserleri: Akademik Aklın Eleştirisi – Pascalca Düşünme Çabaları, Ayrım, Bekârlar Balosu, Bilimin Toplumsal Kullanımları - Bilimsel Alanın Klinik Bir Sosyolojisi İçin, Devlet Üzerine - Collège de France Dersleri (1989-1992), Dünyanın Sefaleti, Düşünümsel Bir Antropoloji, Eril Tahakküm, Pratik Nedenler, Sanat Sevdası: Avrupa Sanat Müzeleri ve Ziyaretçi Kitlesi, Sosyolog ve Tarihçi, Sosyoloji Meseleleri, Yeniden Üretim - Eğitim Sistemine İlişkin Bir Teorinin İlkeleri
Red Kitaplığı / Deneme
Özgün Adı: Contre-feux - Propos pour servir à la résistance contre l’invasion néo-libérale
Türkçesi: Sertaç Canbolat
140 sayfa, 14 TL


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler