♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Forsaken : Silahşörün Yemini

Birini öldürmek ağır iştir, vicdan yüküdür ömür boyu. En kötü insan bile bir an gelir ezilir o yükün altında. Kaçar her şeyden, çekilir inzivaya. Bazen de yemin eder silahı tekrar eline almamaya. Tutmak kolay değildir bu yemini, rahat bırakmazlar insanı. Bırakmazlar ki hesaplaşsın kendisiyle tek başına... İşte 2015 yapımı “Forsaken” da vukuatlarıyla nam salmış bir usta silahşörün yeminini sınıyor, baba oğul Sutherland’ler ile western formunda...

Senaryosunu Brad Mirman’ın kotardığı filmin yönetmen koltuğunda dizilerle tanıdığımız Jon Cassar oturuyor. “24” dizisinde Keifer Sutherland ile bolca çalışan iki emmy ödüllü Cassar, uzun zaman sonra yeniden uzun metrajı denemiş. 1995’de vasat aksiyon gerilim “The Final Goal” ile ilk sınavını geçemeyen yönetmen, doksanların ikinci yarısını popüler isimlerin eğlencelik tv filmlerini yöneterek geçirmişti. Yeniden Tv filmlerinin dışına çıkarken de yola Keifer Sutherland ile çıkmış. 2013 yılında bütçe için 20 milyon doları bulmuş ve Donald Sutherland’i de kadroya katarak güçlü bir start vermiş. Filmde de baba oğulu canlandıran Kiefer ve Donald Sutherland’e Brian Cox, Michael Wincott, Aaron Poole ve Demi Moore’un eşlik etmesiyle Temmuz’da motor demiş.

John Henry Clayton ile tanışıyoruz. Savaş için terk ettiği kasabaya yıllar sonra dönüyor. Annesi ölmüş, peder babası ise hiç sıcak karşılamıyor. Leşi bol, silahı hızlı çeken bir adam olarak namı yayılmış. Neden döndüğü, ne kadar kalacağı herkesçe merak ediliyor. Eline artık silah almayacağına yemin etmiş John. Kasabadaysa James McCurdy terörü esiyor. Şerif kaçmış gitmiş, kasaba kötülere teslim. Demiryolu geçecek arazileri sahiplerinden zorla almaya başlayan McCurdy ve adamlarına dur diyecek kimse de bulunmuyor. Yeminli de olsa silahşörümüzün adı kötü adamlar için tehdit olunca işler karışıyor.

Forsaken, bildik konusuyla tüm klişeleri kullanarak işleyen bir western. Daha ilk yarım saatinden sonra senaryoyu seyirciye yazdırsak birebir aynı çıkan filmlerden. Buna rağmen seyri bozabilecek bir şey yok. Klişe de olsa gayet iyi bir senaryoya sahip. Dağılmadan, sarkmadan konusunu işliyor. Tempoyu da düşürmüyor. Öyle özel bir durum yok. İçlerinden birinin karizmatik ve prensipli olması da dahil olmak üzere kötüleri bildik tip. Peder baba sayesinde klise sahneleri çeşitlemelerinden şimdinin evli ve çocuklusunun eski sevgilinin varlığına kadar her şey çok bildik. Tüm bu bildik tabloya rağmen seyircisini kahramanının saflarına kısa sürede katan film, kötü adamlarından da nefret ettirmeyi başararak harekete geçmeyi bekliyor. Oyunculuklar da yerinde. Baba oğul Sutherland için de izleyici için de keyifli bir birliktelik. Mirman’ın doğru formülle yola çıkan senaryosunu iyi değerlendiren Cassar, atmosferi iyi kurmuş ve seyirciyi filmin içinde tutmayı başarıyor. En güzeli de eski usül western kalıplarını kullanarak nostalji yaşatıyor.

Prömiyerini geçtiğimiz yıl Toronto’da yapan ve beğeniyle karşılanan Forsaken, bildik konusuna rağmen eskinin saf western günlerini özleyenler için çok keyifli bir seyirlik.

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template