♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Lost in the Sun : Sırlar ve Hatalar

“Bazı insanlar tüm hatalarını görebilirler. Onları omuzunda taşıdığın şekilde yüzünde göster. Hayatım boyunca birçok hata yaptım ve benim hatalarımdı. Hiç kimsenin değil. Benim.  Yaşlandıkça, tüm bu hatalar kendi içinde yığılmaya başlar. Pişmanlıklar, suçlama. Mideni rahatsız etmeye başlar. Sorun şudur ki, kendimle ilgili değiştiremeyeceğim şeyler vardır.” diyerek hatalarını kabullenmiş bir adam ve annesini yeni kaybetmiş bir çocuk... Birlikte yollara düşerse ne olur? Yeni hatalara gebe midir bu yolculuk? 2015 yapımı Amerikan işi “Lost in the Sun” bu ihtimallerle direksiyon başına geçen ikilinin yol macerasını anlatıyor.

İki kısa filmin ardından televizyon dizileri ve filmleriyle geçen yıllarından sonra Trey Nelson yazıp yönettiği ilk kurmaca filminde. İlk uzun metraj sınavını 2009’da tv dökümanteri “Stealing Lincoln's Body” ile veren Nelson, dökümanterlerin ardından 2015’e iki kurmaca sığdırmış. Tv filmi “Love Bites”in Haziran’da yayımlanmasının ardından Kasım ayında sinema salonlarına sıçramayı yaptığı film “Lost in the Sun”... Haliyle daha fazla izleyiciye ulaşabileceği ilk önemli sınavında... Josh Duhamel, Josh Wiggins, Lynn Collins ve Emma Fuhrmann’ın başını çektiği oyuncu kadrosuyla çalışan Nelson, Amerikan kırsalını da başrollerden birine oturtmayı ihmal etmemiş.

Dram ile gerilimi bir arada sunan film açılışını sakince yapıyor. Bir benzinlikteyiz... John markette alışverişte, Louis de dışarıda pompanın başında. Kasiyer ikiliyi tanıyor ve 911’i aradıktan sonra tüfeğine sarılarak sesleniyor: “Sizi tanıdım. Siz onlarsınız.” Bu girişin ardından John ve Louis’in hikayesi için bir hafta öncesine dönüyoruz. Bir cenazeevine... Louis ile tanışıyoruz. Annesi ölmüş, ülkenin öbür ucuna dedesi ve ninesinin yanına otobüsle yola çıkmak üzere... Devreye John giriyor ve annesini tanıdığını söyleyerek arabayla götürmeyi teklif ediyor. Böylece yolculuk başlıyor... Bu yolculuğun menüsünde de baba figüründen, birlikte işlenen suçlara, nasıl adam olunurdan hatalara birçok konu bulunuyor.

Senaryosunu iyi formüle eden Nelson, hikayesine ağırlık vermeyi tercih etmiş. John ve Louis arasındaki bağı çabucak kuran yönetmen sakin bir anlatımı tercih ediyor. Müziklerden aldığı güçle de gerilimi eklemiş. Filme gereken tempoyu ve gerilimi kazandıran müzikler Daniel Hart imzalı ve başarılı. Yol filminin gerektirdiği ruha uygun manzaraları da görüntü yönetmeni Robert Barocci yaratınca ortaya sorunsuz bir film çıkmış. İzleyiciye sadece ikiliyi takip etmek kalıyor. Kırsaldaki yalnızlıkları, fazla konuşmadan anlaşabilmeleri dışında yan öyküler de mevcut ama çok fazla yer tutmuyor bütünde. Zira John’un sırlarını öğrenmek için henüz hazır değiliz. Tahmin edilebilir olsa da tatmin edici cevaplarla finaline yürüyen senaryo hiçbir sarkmaya ve tempo düşüklüğüne de izin vermeyince bildik konusuna ve işleyişine rağmen kendini izletmeyi başarıyor Lost in the Sun.

Duhamel ve Wiggins’in arasındaki uyum sayesinde iyi oyunculuklarla süslü sakin bir yol hikayesi Lost in the Sun. Hata üstüne hata yapmanın pişmanlığı ve sırlarla dolu 95 dakikalık yolculuk, iyi sinematografisi ve müziklerinin de etkisiyle izleyicisine derli toplu bir hikaye anlatmak üzere bekliyor.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template