♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Ask Me Anything : Gençliğin Kibiri

Lisenin son yılı, o kritik sınav öncesi en önemli dönemdir. Bir üniversite ve bölüm seçilecek bundan sonraki yaşam ve iş hayatı belirlenecektir. Ne olacağına karar verilecek dönemin sinemaya yansıması hep bir şeylerin son fırsatı olarak anlamlandırılır. Üniversiteye bakir gidilmemelidir örneğin... Büyük bir parti ya da eğlenceye katılmadan da gidilmez... Liste uzar gider ve her filme konu olurken bir de bir sene ara vererek dönemi kendini keşfetmeye ayıranlar vardır... 2014 yapımı roman uyarlaması “Ask Me Anything”, dönemi kendine ayıran bir kızın günlüğü...

Filmin yaratıcısı yazar senarist Allison Burnett... İkinci kez yönetmen koltuğuna otururken romanını uyarlamış filme. 1992’de Don Wilson’lu “Bloodfist III: Forced to Fight”ın senaryosu ile kariyerine başlayan Burnett, “Bleeding Hearts” ile tür değiştirdikten sonra 1997’de yazıp yönettiği “Red Meat”in vasatlığından üç yıl sonra “Autumn in New York”un senaryosu ile adını duyurmayı başarmıştı. “Perfect Romance”, “Resurrecting the Champ”, roman uyarlaması “Feast of Love”, “Untraceable”, yeniden çevrim “Fame”, “Underworld: Awakening” ve son olarak “Gone” ile sıradan işlere imza atan Burnett, bu kez 2009’da yayımladığı romanı “Undiscovered Gyrl” filme uyarlamış. 2003’de yayımladığı ilk romanıyla PEN ödülleri finalisti olan yazarın üçüncü romanı bir genç kızın en önemli adımı öncesinde yaşananları anlatırken sürpriz bir final yaparak belleklerde yer etmiş. Yeni kuşağın güzel sarışını Britt Robertson başrolde ve Justin Long, Martin Sheen, Christian Slater, Robert Patrick, Max Carver ve Molly Hagan ona eşlik edenlerden başı çekenler...

Katie Kampenfelt ile tanışıyoruz... Sorunlu bir genç kız... Yaşının getirdiği heyecanla bir anda geleceğine karar vermek istemiyor ve yılı kendisine ayırmaya karar veriyor. Üniversite için acele etmeyecek ve ne istediğini anladıktan sonra devam edecek hayatına... Bu kendini bulma arayışında da blog yazmaya karar veriyor. Detayları değiştirerek ve adını gizleyerek yazdığı blog dışında hayatı cinsellik üzerine kurulu daha çok... Sevgilisiyle çok iyi bir ilişkisi yok, her fırsatta yanına kaçtığı öğretmeniyle de ilişki yaşıyor. Çalışıp hayatını kazanma arzusuyla bir parça değişiklik olsa da Katie’nin yaşadıkları filmin konusunu oluşturuyor...

Burnett, bir genç kıza tamamen dışardan ve erkek gözüyle bakarak çok sıradan bir karakter yaratmış. Hiç bir derinliği olmayan ve seks düşkünü kızımızın orgazm anlarında babasıyla geçen mutlu çocukluk anılarını görmesi dışında herhangi bir numarası yok. O anlarında filme herhangi bir katkısı olamıyor. Herkesin yatmak istediği genç kız algısını yaratan Burnett, baba şefkatini yaşı büyük erkeklerle yatmakta arayan birini resmetmeye çalışsa da o kadar başarısız ki hiç inandırıcı da olamıyor. Sıradan mevzular, ucuz diyaloglar, klişeleşmiş olaylar ve karakterler arasında ilerliyor film... 100 dakikalık filmin tek numarası son beş dakikasında saklı. Hiç beklenmeyen ve çok şaşırtıcı bir final... Yönetmenin seyirciyi elde tutmak için kolay yolu seçmesi ve sıkıcı bir işleyişi tercih etmesi yüzünden ters tepen bir final... Şaşırtıcı ama mesajlar veren parmak gösteren bir final olduğunu da belirteyim. Muhafazakar bir son yazmış Burnett...

Daha önce izlenmişlik hissiyle dolu ve sıkıcı bir 95 dakikanın sonunu şaşırtıcı finalle getiren “Ask Me Anything”, yüzeysel bakışıyla bu nasıl roman uyarlamasıdır dedirten bir zaman kaybından öteye geçemiyor...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template