♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Into the Woods : Ormanda Kaybolan Masallar

Yeni senaryo üretmekte zorlanan sinema sektörünün alışılmış can simitleri yeniden çevrimler ve devam filmleri yavaş yavaş tükenmeye başlayınca aranan formül bulundu: bilinenleri tersyüz etmek... Yazarların da romanlarıyla popüler hale getirerek okurları “aslında ne oldu?” sorusunun peşine takmasıyla artan ilgi, “Shrek” ile sinemada da popülerliğe kavuşmuştu... Son olarak “Once upon a time” dizisinde bayıla bayıla izlediğimiz masalları aynı potada eritme formülünü uygulayan “Into the Woods”, Broadway üzerinden beyazperdeye gelenlerden...

James Lapine’in yazıp Stephen Sondheim’in müziklerine imza attığı müzikal ilk olarak 1986’da sahnelenmiş ve sayısız ödülle büyük ilgi görerek turnelerle dünya sahnesinde de göstermiş kendini... Sinema uyarlaması için de başka isme gerek duyulmamış, Lapine’in kotardığı senaryoyu peliküle aktaran da 2002’de “Chicago” müzikaliyle oscar koleksiyonu yapan Rob Marshall... Zaten tutmuş ve sevilen bir müzikal olunca, oyuncu kadrosu da ona göre kurulmuş ve oscar hesapları için kollar sıvanmış... Meryl Streep, Emily Blunt, James Corden, Anna Kendrick, Johnny Depp ve Chris Pine’ın başını çektiği kadrodan sadece Streep oscar adayı olabilince hesaplar teselli bazında tuttu diyebiliriz... Üç adaylıktan hiçbirini alamayan film en azından seyircisini aday adaylığı sürecinde yakalamış oldu... 

Kaynak yine büyük oranda Grimm masalları... Orda yer alan masallardan yaratılan karışımla temel mesajların şarkılarla verildiği bir film “Into the Woods”... Rapunzel, Sindirella, Kırmızı Başlıklı Kız ile Jack ve Fasulye Sırığı masallarını aynı potada eritiyor... Mantıklı bir birleşim yakalanmış ve ortak noktalar üzerinden akıcı şekilde başlıyor... Bildiğimiz masalların nasıl iç içe geçtiği merakıyla bizde dalıyoruz ormana... Bu sayede eğlenceli ve samimi bir şekilde içe işleyerek başlıyor film... Ne oluyorsa da ondan sonra oluyor zaten... 

Gençleşme derdindeki kötü cadı, fırıncı ve karısından üzerlerindeki laneti kırmak için istekte bulunuyor... Kırmızı Başlıklı Kız’ın pelerini, Rapunzel’in saçları, Sindirella’nın altın ayakkabıları ve Jack’in süt beyazı ineği... Elbette sahipleri için kilit malzemeler bunlar ve almak kolay değil... Bir şekilde malzemeleri toplama uğraşıyla seyircisini peşine takan film, yan karakterler ve öykülerle gereksiz uzamaya başladığında kan kaybetmeye başlıyor... Bu gereksiz uzama haliyle verilmek istenen mesajlar da gereğinden fazla öne çıkınca, rahatsız edici ve sıkıcı bir hal alıyor... Büyük ölçüde şarkılarla ilerleyen filmin suni görünmek gibi kusuru da mevcut... Özellikle iki prensin hikaye katılımı çok gösterişli oyunlarıyla yapaylık getirirken, fasulyeler sayesinde öyküye dahil olan devlerin de hiç bir katkısının olmaması bunu destekliyor...  Herkesin birbirine sahip çıkması gerektiği mesajının altını çizmek için ekstra çabaya gerek olmadığı çok belli ama özellikle yan yola sapmayı tercih eden Lapine, bunun seyircide tansiyonu düşürdüğünü öngörememiş olsa gerek... Özellikle ikinci yarıda çok zorlama görünüyor...

Masal dünyasının fantastik havasıyla ilgi çekici ve eğlenceli başlayan “Into the Woods”, ilerledikçe ormanda yolunu kaybederek her şeyin bir amacın parçası olduğunun altını çizerek dikişlerini gösteren ve o tüm havayı kaybederek işkenceye dönüşen sıkıcı bir seyirlik...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template