♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

A Good Marriage : Şeker, Soda ve Yaramaz Çocuk

Sinemanın, korku edebiyatının usta yazarı Stephen King’den beslenme halleri tam gaz devam ediyor... Sayıları iki yüzü bulmak üzere olan bu uyarlamalardan sadece bu yıla ait olanların sayısı on iki... Onlardan biri olan “A Good Marriage”, aynı adlı kısa öyküden uyarlama ve adından da anlaşılacağı gibi iyi bir evliliğin perde arkasındaki sırları aralayarak gerilimi yaratanlardan...

King’in kısa öykü toplaması “Full Dark, No Stars” adıyla 2010’da yayımlanmış ve çıkar çıkmaz yankı uyandırmış... Dört öyküden oluşan kitap bizde de Altın Kitaplar’dan Canan Kim’in çevirisiyle “Zifiri Karanlık, Yıldızsız Gece” adıyla 2011’de okura ulaşmıştı... Kitaptaki öykülerden “Big Driver” da tv filmine çekilmiş ve Ekim ayında Lifetime’da yayımlanmış...  Diğerlerinin de çekilmesi sürpriz olmaz... “A Good Marriage”in uyarlamasını kotaran isim uzun süredir suskun olan Peter Askin... İlk uzun metrajı 2000 yapımı komedi “Company Man” ile tanıdığımız Askin, bir yıl sonra drama yönelmiş ve “Certainty” ile de iyi iş çıkarmıştı... Üç yıl sonra setlere bir gerilim için dönmüş ve iyi bir oyuncu kadrosu kurmuş... Çiftimizi usta oyuncular Joan Allen ve Anthony LaPaglia canlandırırken, onlara Kristen Connolly, Stephen Lang eşlik ediyor...

King’in öyküsünün kaynağı gerçek bir katil... Cinsel fetişlerinin etkisinde 1974 ile 1991 arasında 10 kadını öldüren Dennis Lynn Rader, “BTK” adı ile uzun süre gündemi meşgul etmiş ve ilginç bir yakalanma öyküsüne sahip... Katil olduğuna kimsenin inanmadığı adam, mutlu bir aile babası ve çevresince sevilen biri olarak tanımlanınca yazara ilham olmuş... 

27 yıllık mutlu bir evliliği olan Bob ve Darcy ile tanışıyoruz... Bob’un ülkenin en iyi muhasebecilerinden biri olduğuna dair övgülerin sıralandığı ve ödüllendirildiği bir gece bu... Çocukları da gelmiş ve onlar da gayet mutlu bu özenilen çiftin parçası olmaktan... Gece sonunda ritüellerini de anlıyoruz... Yaramaz çocuk Bob, Darcy’e soda getirirse sevişebilirler... Belki Darcy üstte olmaya karar vererek sevindirir bile... Her şey iyi görünürken, onları takip eden bir adamın varlığı ve Bob’un sevişirken aynada kendisini seyretmesi ile gerilimin fitili de ateşlenmiş oluyor... Çok geçmeden bölgede bir seri katil olduğunu ve kadınlara tecavüz ederek öldürdüğünü öğreniyoruz... Yalnız kadınlara korku salan katil Beadie adıyla polislere notlar bırakıyor... Bob’un şehir dışına çıkmasıyla yalnız kalan Darcy, tv kumandasının pili bitince değiştirmek için yenisini almak üzere garajlarına gittiğinde hayatı da değişiyor... Saklanmış bir kutu, içinde de Beadie’nin kurbanlarından birinin kimliği... Biraz araştırmayla katilin kocası olduğunu anlayan Darcy için gerilimli anlar da böylece başlamış oluyor... 

King’in öyküsü nasıldır bilinmez ama filmin senaryosu hayli dağınık ve kararsız... Yatağımdaki düşman klişesine yaslanan ve oradan beslenen film, gerekli anlarda tempoyu yükseltmekten hayli uzak... Herhangi bir sürprize yaslanmak istemeyen Askin, filmini daha çok dram gibi işletip her şeyi de bir nedene bağlayınca seyircisine hiç film izleme keyfi bırakmamış... Sadece şahit olun diyor adeta ve bu şahitliğin de hiçbir ödülü yok... Kötü finali bir yana, tam gerekli anda tuhaf manevralar yaparak kendini kaybediyor film... Darcy’nin şeker yememesi gerekmesi ve Bob’un şeker kaplarına not yazmış olması gibi detayların filme katkısını anlayan beri gelsin... Darcy’nin sırrı öğrendikten sonra ilaç içmesi, hayal görmesi, psikolojik rahatsızlığı varmış gibi resmedilmesinin de sebebi yok örneğin... O hayallerden birinin Bob’un eve gelmesi olması da yönetmenin ipleri tamamen elinden kaçırma anları... Darcy’nin hayalleri arasında Bob’un gerçekte ne zaman eve döndüğü ve neler yaşandığı birbirine geçince, izleyici için bir beklenti doğuyor... Tüm bunların arkasında bir numara olmalı, bunun arkasından bir şey çıkmalı, bu kadar basit olamaz diye düşünürken bitiyor film... Ne anlatıyor derseniz hiç... Üstüne üstlük, takipçi karakterimizin gelip adlarınızın başharfi B.D. yani Beadie işe ben çözmüştüm demesi var ki, evlere şenlik... 

3 Ekim’de Amerika’da sınırlı sayıda salonda gösterim şansı bulmuş film, King’in en büyük hayranlarını bile mutlu edemeyince ev sineması pazarına sunulmuş... Bizde de yazarı sayesinde dikkat çekiyor... 27 yıllık mutlu bir evliliğinin arkasında en korkunç sırrın olabileceğini, herkesin sevdiği bir adamın seri katil çıkabileceğini gösteren “A Good Marriage”, iyi oyuncularına rağmen derdini anlatamayan berbat senaryosu ve yaratamadığı gerilimle koca bir zaman kaybı...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template