♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Admission : Gizli Formül Aile

Televizyon dünyasının sevilen ismi Tina Fey’in geç kalmış beyazperde macerasının şimdilik son durağı “Admission”, konusunu sevilen bir romandan alan geç kalmışlıklar üzerine bir romantik komedi… Üniversitelere başvuru sürecinin de nasıl bir sektöre dönüştüğünü görebildiğimiz kadın odaklı öykü, kapitalizmin beşiğinde işe gömülüp duygularını kaybetmiş bir kadının yeniden hayatın içine dönmesine odaklanıyor…

Bizde “Başvuru: Kabul” adıyla gösterime giren film, köklerini romandan alanlardan... Jean Hanff Korelitz’in romanından senaryoya uyarlayan isim, uzun zamandır ortalıkta görünmeyen Karen Croner... Yine roman uyarlaması 1989 yapımı Tv filmi “Cold Sassy Tree”ye imza atan Croner, beş yıl sonra kendi senaryosuyla “Scattered Dreams” Tv filmine kaynak olmuş bu kez... Adını anınca akla gelen en iyi işineyse 1998 yapımı, oscar adayı da olan “One True Thing” ile imza atmış... O gün bugündür de sesi soluğu çıkmıyordu bugüne kadar... Yönetmen koltuğundaysa Paul Weitz oturuyor... Adını ilk kez 1999’da “Amerikan Pastası” ile duyduğumuz Weitz, iyi iş çıkarıp koca seriyi başımıza bela etmişti... Serinin sonraki filmlerine hiç yüz vermeyip, ailecek izlenen komedilere dikti gözünü... 2002 yapımı “About a Boy” ile seveni bol bir romanın uyarlamasından alnının akıyla çıktı... Sonrası hayli savruk, ta ki yine roman uyarlaması olan 2012 yapımı “Being Flynn”a kadar... Bir yıl sonra yine uyarlamasında netekim, Tina Fey’in başını çektiği kadro sayesinde risksiz bir projeyle... Fey’e eşlik eden Paul Rudd’un da Amerikan izleyicisince sevildiği düşünülürse, klasik bir öyküyü sevilen isimlerle donatarak tipik bir pazar akşamı filmiyle gelmiş karşımıza Weitz...

“Admission”, her çoksatar roman uyarlaması gibi bildik bir konuya sahip... Her şeyi bildik bu maceranın farkı, bize yabancı olan üniversitelere başvuru sürecini işliyor olması… Ki hakikaten ne sektörmüş bu diyebileceğimiz bir kolmuş, neler dönüyormuş ta haberimiz yokmuş... Altı üstü üniversiteye başlayacak öğrenci alınacak ama, tipik Amerikan gösterişçi kültürü dolayısıyla değerlendirmeler uzun ve çok detaylı bir süreç içeriyor... Kahramanımız Portia’da işinin en iyilerinden, Princeton’da bu departmanın önemli ismi... Hatta işin en tepesindeki adamın emekliliği sonrasında boşalan koltuk için iki adaydan biri... Bir yandan liseleri gezip, üniversitesini tanıtıyor, diğer yandan rekabetine bileniyor... “İşle duygularını karıştırma” mottosunun izinde yaşıyor... Birlikte yaşadığı adamla olan iletişimleri de tıpkı işi gibi... Birbirlerine kedi köpek okşar gibi seslenen ve dokunan bir çift halinde... Bu profili kısa sürede anlatan filmimiz, ilacı anlatma kısmına girişiyor sonra... Önce bir telefon, sonra ziyaret derken John başlatıyor değişimi... Tanıştırdığı Jeremiah’ın Portia’nın oğlu olması söz konusu... Ve başlıyor değişim...

Modern Amerikan kadınına dair öncesi ve sonrasına uzanan bir öykü anlatıyor “Admission”, öncesi ne kadar sıkıcı bir hayatsa sonrası da o kadar klişe... Üniversiteye giriş için herkesin beklediği “gizli formül nedir?” sorusunun cevabını, Portia’nın değişimi üzerinden anlatmak isteyen filmimiz, komediye yer yer göz kırpsa da tam manasıyla beceremiyor... Oysa arada iyi espriler, o esprilere yol açacak iyi karakterler de var... Aile filmi kıvamında süren seyirlik, ilk yarısını iyi geçirse de ikinci yarıda çok uzatıyor mevzuyu, tempoyu da düşürerek azap çektiriyor... Gereksiz ayrıntılar ve sahnelerle bir türlü finale gidemiyen film, Fey ile Rudd’un kimyalarını da tutturamayınca ortaya tipik ahlakçı Amerikan işi çıkıyor... 

Gizli formül Aile diye bağıran “Admission”, ailenin kutsallığına dair o beylik lafları yeniden tekrarlayarak basit formülünü işleten vasati bir seyirlik…


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template