♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Countdown : Kader ve Vicdan

Ne zaman öleceğinizi söyleyen bir uygulamayı telefonunuza indirir misiniz? Üstelik uygulamanın doğru tahminde bulunduğu teyit ediliyorsa? Basit bir hamleyle telefonunuza indirdiğiniz uygulama geri sayıma geçiyor ve süre azaldıkça ölüm peşinizde kol geziyorsa? Hayatlarımızın artık ayrılmaz parçası haline gelen cep telefonları üzerinden üretilen korku filmlerinde yeni perde “Countdown” işte bu konuyu işleyerek cevabını veriyor. 2019 yapımı bir ilk film olan gerilim “Cevapsız Çağrı” ile atılan ilk adımdan yıllar sonra yeni sürüm korku salma çağrısında bulunuyor.

Bir ilk film demiştik. Senaryoyu da kotaran Justin Dec yedi kısa filmin ardından ilk denemesine soyunmuş. 2006’dan bu yana sektörün çeşitli alanlarında görev yaparak setlerde pişen Dec, ilk sınavını 2008’de tv için ürettiği komedi “Rolling” ile vermiş ve iki ödülle taçlanmış. Kısa komedilerle hayli başarılı olan yönetmen ilk uzun metraj için korku/gerilimi tercih etmiş. 6,5 milyon dolarlık mütevazı bir bütçe ile kolları sıvamış ve tanıdık simalarla oyuncu kadrosunu oluşturmuş. “You”nun ilk sezonunda Guinevere olarak izlediğimiz Elizabeth Lail, “Riverdale”in Chuck’ı Jordan Calloway, “Nurse Jackie”nin Dr. Cooper’ı Peter Facinelli ve aileden oyuncu Talitha Eliana Bateman kadronun başını çeken isimler.

Bir partide gençlerin arasındayız. Bir iddia ile sonuçlanacak uygulamadan bahsediliyor. Ne zaman öleceğini söyleyen “Countdown”ı indirecekler ve en az süresi olan tüm biraları içecek. Öyle de oluyor ama zamanın az kalması üzere korkan kızımız sarhoş sevgilisinin arabasından inip yürüyerek eve de gitse banyoda yakalanıyor ölüme. Aynı anlarda sevgilisinin de ağaca toslamasına şahit oluyoruz ve jeneriğimiz akıyor. Bu kez bir hastanedeyiz. Çiçeği burnunda hemşire Quinn ile tanışıyoruz. O da ağaca toslamış Evan ile tanışıyor ve uygulamayı öğreniyor. Yüklemesiyle geri sayımın üç gün olduğunu görüyor. Evan’ın ölüm haberi sonrası, sanrılar görmeye başlamasıyla işin ciddiyetini anlayarak kolları sıvıyor. Zamanı dolmadan önce peşindekinin ne olduğunu anlamaya çalışıp hayatını kurtarmanın yolunu bulmaya çalışmasını izliyoruz.

Countdown, orijinal bir senaryo içermiyor. “Cevapsız Çağrı” başta olmak üzere “Final Destination”a kadar pek çok filmden referansla oluşan bir karma mevcut. Korku dolu sekanslar içermiyor. İşleyişinde de bol bol klişe mevcut. Buna rağmen hiç teklemeyen ve akıcılığını yitirmeden ilerlemeyi başaran bir film var karşımızda. Ne de olsa insanın en temel marazi meraklarından ölümle yüzleşmesi var serde. Basit numaralarla hayalet görme sahneleri arasında aceleci davranan bir senaryo mevcut. Yer yer hayli saçma anlar da içeriyor. Bunları da ciddiyetle yapıyor. Onca gerilimin arasında açtığı yan öykü tacizci doktora anlam vermek zor. Bütünlüğü bozan bir adalet anlayışıyla ders verme tercihi hayli absürt ve alakasız. Quinn’in kader birliği ettiği Matt ile tanışıp öpüşmeye kadar giden arkadaşlığı da hayli aceleci ve mantıksız. Kardeşi Jordan’ın öyküye katılımıyla oluşan olaylar silsilesi de aynı mantıksızlığın sonucu. Bir de tuhaf rahip karakteriyle doğaüstücülük denemesi var ki evlere şenlik. Tüm bu hır gürün ortasında uygulamanın yarattığı soruları cevaplama konusunda da kolaycılığa kaçarak kader ve vicdan kavramlarını ortaya atıyor. Verdiği cevaplar başka bir filmden alınmış parçalar gibi görünüyor. Yamalı bohça senaryoya rağmen filmin aksamaması ve her saçmalığına katlanarak ilerlemek de filmin başarısı. Tuhaf finali ve devam filmine attığı pas da cabası. 

Justin Dec, bulduğu ana fikrin içini basit numaralarla doldurarak ne kadar saçmalarsa saçmalasın izleyiciyi filmde tutmayı başararak iyi iş çıkarmış. Gişeden topladığı 40 milyon dolar ile kar hanesine de bol sıfır ekleyerek haklılığını da göstermiş durumda. Devam filminin geleceğine de şüphe yok. 25 Ekim’de dünyanın birçok ülkesinde gösterime bizi neden es geçtiğini anlamak zor. Tüm eksik gediğine rağmen vasatı aşan bir seyirlik “Countdown”. Doksan dakikalık süresini iyi değerlendiriyor ve türün seyircisine beklentileri düşük tutmak kaydıyla iyi anlar yaşatmak üzere bekliyor. Bu çağrıya kayıtsız kalmayın.

Share this:

1 yorum :

  1. Kendi adıma çağrıya sessiz kalmayıp, bu ilginç konulu filmi izleyeceğim. Böyle bir telefon uygulaması gerçekte olsa asla yüklemezdim.

    YanıtlayınSil

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template