♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Mine Games : Döngüyü Kır!

Kendini çoktandır tüketen ve yeni örneklerin mumla arandığı gerilim türü nicelikteki bolluğuna rağmen, nitelikte aynı kapıya bir türlü çıkamıyor uzun zamandır… Adı yeni ama içeriği eski filmlerin aynı formülle önümüze gelmesinden oluşan bu döngüyü kırmak için bulunan formüllereyse adeta hücum ediliyor… Buluntu filme dört elle sarılan türün son zamanlardaki can simidiyse paranormal olaylar ama onları da tüketmiş durumdayız artık… Her yönetmenin motor demeden önce, “bu döngüyü ben kırabilirim” dediği korku/gerilim sinemasında bunu başarmaya hayli yaklaşan bir film “Mine Games”, üstelik detayları ustaca kullanarak senaryosuyla yarattığı döngüyle bu paragrafı yazdırmaya fırsatta veriyor…

Yedi gencin tatil için gittikleri evde başına gelenleri anlatan “Mine Games”, dört kişilik bir senaryo ekibince kotarılan öykü… 2011 yapımı suç komedisi “Blockhouse Blues and the Elmore Beast”i yazıp yöneten Ross McQueen, "Insidious"un seslerinden sorumlu Robert Cross ile Gray çifti öyküyü yaratmış… Avustralyalı yönetmen Richard Gray ve eşi Michele Davis-Gray senaryo aşamasında başı çekmiş… 2003 yapımı kısa metrajı “Yellow Brick Dreams”ten sonra tv işleri ve dökümanterlerden sonra ilk uzun metrajına 2010’da romantik komedi “Summer Coda” ile imza atan Gray, filmi az ama öz bir seyirci kitlesine beğendirmeyi başarmış… Genç oyuncu kadrosu tanıdık simalardan oluşuyor... “Step Up 2”nin yıldızı Briana Evigan, “10 Things I Hate About You” dizisinin Patrcik’i Ethan Peck, “Breaking and Entering” ile etkili çıkış yapan Rafi Gavron, “Running with Scissors” ile keşfedilen Joseph Cross, “Alacakaranlık” serisinin Paul’ü Alex Meraz, “All About Lizzie”nin Jenna’sı Lindsay Lamb, Julianna Guill ve Rebecca Da Costa’dan oluşan kadro yeni nesil gerilim oyuncuları olarak göze çarpıyor... Tüm ağırlığın Cross’un üzerinde olduğu hikayede, herkes üzerine düşeni yapıyor...

Ülkemizde dvd pazarına “Ölüm Madeni” adıyla sunulan filmin konu özeti de hayli tuhaf... Tatil için yola çıkan bir grup genç terk edilmiş bir madene rastlar. Bu madende keşfettikleri mucize ise geleceği değiştirme gücüdür. Ancak geleceği değiştirdikçe kaderlerini mühürlediklerini ve ilerideki yaşamlarını mahvettiklerini anlarlar. Daha fazla geç olmadan zamanı geri döndürmenin bir yolunu aramaya başlarlar... Kısmen doğru gibi görünen bu özet, filmi tam tanımlamıyor... Yedi gençten oluşan bir grup arkadaş arkadaşlarının göl manzaralı evlerine gitmek üzere minübüse doluşup yola koyuluyor... Adresten tam emin olmadan, yolu da tam bilmeden giderken birine çarpmalarıyla başlıyor herşey... Minübüs bozulunca, yürüyerek gelinen eve atılan adım, kuşkuyu beraberinde getiriyor... Acaba doğru eve mi geldik çıkmazından adlarına yazılmış bir notla kurtulunca, başlıyor gece... Evin civarını keşifte rastlanan bir madenle filmimiz akıl oyunlarına, bolca soruyla başlıyor... Birbirine geçen zaman, kendi cesedini görme halleri derken, Gray her saniye döngüsünü işletiyor...

Ne anlatsam, ne desem spoiler olacağı için konuyu özetlemekte zor... Finalini ilk sahnesine bağlayan bir döngü, özellikle filmin ikinci yarısından itibaren bu tarz akıl oyunlarını sevenler için büyük keyfe dönüşüyor... Atmosferi iyi kurulmuş filmin, kurgusu da gayet iyi... Senaryodaki detaylarında üzerinden bolca geçilmiş belli ki, bir boşluk bırakmadan ve en önemlisi mantık hatasına düşmeden derdini anlatan bir film “Mine Games”... Gerilim filmi izlemek için ekran karşısına geçenler için muhtemelen hayal kırıklığı olacak... Zira ortada herhangi bir korku ya da gerilim unsuru yok... İyi bir fikirle yola çıkan ekip, döngüsünü çok iyi kurmuş ama sonunda ortaya çıkan finali aynı oranda parlak bir fikirle yaratamamış ne yazık ki... Cidden yazık olmuş dedirten fazlaca tanıdık final, çok gerekli de değil aslında... Bolca soruyla başbaşa kalmışken, hangi sahne ne zamandan diye zihnimizde gerçek zamanlı kurgu yapmaya çalışıyorken ölümler ve nedenleriyle ilgili çıkan sonuç olsa olsa alternatif final gibi duruyor... Birde hikayeye hizmet etmekten çok, şaşırtıcı unsur olarak eklenen fazladan karakter çıkarılsaymış çok daha iyi bir film olabilirmiş... Bunlara rağmen vasatı aşıyor olmasıysa alkışlık iş... 

Senaryosundan güç alan çözülesi bir bulmaca olan “Mine Games”, birbirinin benzeri filmlerden oluşan korku/gerilim sinemasında döngüyü tam olarak kıramasa da, iyi bir denemeyle seyircisine nefes aldırarak keyifli bir 90 dakika geçirtebilen bir maden olarak seyircisini bekliyor...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template