♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İtiraf: Yok Oluştan Yeniden Var Olmaya Uzanan Bir Aşk Öyküsü…

Her ikisinin de hataları yüzünden sonsuza kadar sürecek bir aşkı kaybeden ve büyük acılara gömülen bir kadınla bir adamın itirafları. İkisi de birbirinin itiraflarından bihaber. Kendi itirafları altında ezilen hayatları masalsı bir birleşmeye tanıklık edebiliyorsa yeniden; gerçek aşk her zaman kazanır mı?

Zeynep güçlü bir iş kadını, hayat dolu, heyecanlı. Elbette bu görünen kısım. İnsanlar yanlarındaki insanı neden sevdiklerini unuturlar bazen. Bazenler çoğu zamana yükseldiğinde ise yok oluş başlamıştır. Ve yok oluş olgunluk devresini geçtiğinde ve “O” insan gittiğinde tüm organların alınmış gibi olur. Nişantaşı’nın sokaklarında yürürken Zeynep birçok insanın içten içe imreneceği bir görüntü sergiliyor olsa da organlarının yerinde gizli itiraflarının ağırlığından kaynaklı acı çığlıkları vardır. 

Ve Ali. Hiç de güçlü değilmiş gibi duran ama yaşamayı sürdürebilecek ve en dipten kendi zirvesine aynı anda iki kişiyi birden taşıyabilecek kadar kuvvetli Ali. Sebep mi? Elbette aşk. 

Kendilerinden bile sakladıkları itiraflarıyla yeniden var oluşu bulan Zeynep ve Ali’nin vuslatında siz de kendi itiraflarınızı keşfedebilirsiniz. İç hesaplaşmalar hayattaki en güzel gerçeklik olan aşka vardırıyorsa insanı, o zaman hesaplaşalım!

Uyumak yaşamdan da olsa, sensizliği en kolay atlattığım zaman dilimi, hayatı atlatmak gibi bir nevi… Sensizliği atlatmak tamamen sensiz kalmak olacak, ona kanaat getirdim. Bu yüzden olsa gerek hiç uyumuyorum… Ölüm de bir nevi uyku hali ya, ölemiyorum bile.

Sen çıplakken kalkanların da şeffaflaşıyor tenin gibi. Ve ben o anlarda seninle sevişmek yerine ayçiçeği tarlaları arasında bisiklete binmek istiyorum seninle. Çocuklar gibi birbirinin içine gülerek bisiklete binmek. Tüm etrafımız güne bakanlar. Nasıl onlar güneşe dönüp de besleniyor, büyüyorsa çocuklar da oyun arkadaşlarının kahkahalarıyla büyür ya hani. İşte öyle. Hiçbir ayçiçeğini ezmeden, kırmadan arada kendiliğinden, doğanın sunduğu yollarda bisiklete binmek seninle. Sonra iddiaya girmek. Delicesine pedal çevirmek kahkahalar eşliğinde, günebakanlar arasında. İddiaya girdiğimiz sınır çizgisini aştığımızdaysa, bacaklarımı pedallardan alıp iki yana açarak mevcut ivmeyle gittiğim yere kadar gitmek istiyorum. O şekilde, hiçbir şeyi umursamadan giderken bir ağaca toslamak belki de. Ve tosladığım ağaçta seni, bir koluyla ağaca dayanmış, tek ayağı diğer pedalda bir ayağı yerde görmek. İddiayı kazanmış olmanın verdiği haklı mutlulukla gülümseyişini görüyorum. Bir yandan da bana gülüşünü. Bana gülüşünde belirli bir alay var sanki, ben böyle olacağını biliyordum dercesine. 

Bak yine bal rengine döndü gözlerin, hafif alaycı. Belki de seni çıplak bulduğum yerde yere yatırmak yerine ayçiçeği tarlaları arasında bisiklete binmek istediğimden. Belki de bu yüzden beni tam erkek, erkeğin olarak kabul etmedin.

İtiraf / Hanzade Özerten
Minval Yayınları / 126 sf.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template