♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Kate Mara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kate Mara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ilk Bakış: 10 Years

Cuma, Ağustos 17, 2012
•
Lise mezunlarının buluşması “10 Years”in ilk afişi ve fragmanı yayınlandı.

2006’da “We Are Marshall”ın senaryosunu yazan, dört yıl aradan sonra “Dear John” ile olumlu geri dönüşler alan Jamie Linden, senaristliğinin yanına yönetmenliği de eklemek üzere ilk heyecanı yaşıyor. 

On yıl sonra biraraya gelen lise dostlarının hikayesinin yolu elbette lise aşklarından geçiyor. Aşık olduğu kız arkadaşına evlenme teklif etmeyi düşünürken, on yıl sonra lise aşkıyla karşılaşan Jake… Amigo kız-popüler erkek evliliklerinden biri yapmış, buluşmada lisedeyken kötü davrandığı arkadaşlarından özür dilemeyi planlayan Cully… Sınıfın en havalı kızını tavlamak için rekabete giren Marty ve A.J…. Tanınmış müzisyen olduğu halde ilk şarkısına ilham veren lise aşkıyla konuşmaya çekinen Reeves… Lise buluşmaları filmlerine eklenen son halka…

Channing Tatum, Jenna Dewan-Tatum, Rosario Dawson, Chris Pratt, Ari Graynor, Justin Long, Max Minghella, Lynn Collins, Oscar Isaac ve Kate Mara’nın başını çektiği kadro iyi görünüyor. Lakin fragmanı izleyince herşey ortada… Her yerinden klişe fışkıran bir filmle karşılaşacağız gibi… 

Toronto Film Festivali’nde ilk gösterimini yapacak film, 14 Eylül’de vizyona girecek. Bize ne zaman uğrayacağı şimdilik belli değil…



ilk Bakış: Deadfall

Cuma, Ağustos 10, 2012
•
“Deadfall”dan yeni fragman ve poster geldi. 

Eric Bana ve Olivia Wilde’ın rol aldığı filmin yönetmeni Stefan Ruzowitzky. Filmde Bana ve Wilde, başarılı olamadıkları banka soygunundan kaçan iki kardeşi canlandırıyor. Sınıra doğru ilerleyen ikili, yanlarına rehin olarak bir de aileyi alıyor. Aynı zamanda Charlie Hunnam, Kate Mara, Sissy Spacek, Kris Kristofferson ve Treat Williams’ın kadroda yer alıyor.

Kadrosunun iyi olduğunu belirtmeye gerek yok… Zach Dean’in ilk senaryosu ve hakkında bilgimiz yok… Ruzowitzky ise “Anatomi” serisiyle sevdiğimiz, “Kalpazanlar” ile oscara uzanmış bir isim. Yönetmenin ait olduğu türe yeniden dönmüş olması umarım özlediği ve bizi sevindireceği anlamına gelir. Fragmanın umut vaadettiğini de eklemek gerek…

“Deadfall”, 14 Eylül’de sinemalarda olacak. 



The Open Road / Açık Yol

Perşembe, Mart 04, 2010
•

Sıradan Baba Oğul Draması…

Pazar akşamı dağıtılacak Oscar Ödüllerinde En İyi Erkek Oyuncu dalının favorilerinden Jeff Bridges’ten, Timberlake’li baba oğul dramalı “The Open Road”, adından da anlaşıldığı üzere insan dediğin yolculukta belli olur sözünün peşinden giden bir yol filmi…

Ülkemizde gösterime girmeyen 2009 tarihli film, doğrudan ev sinemasında karşımıza çıkanlardan. Dünyada da pek sinema salonu gördüğü söylenemez aslında. Dağıtımda başarısız olmuş, iki festival dolaşıp ortadan kaybolmuş filmin yönetmen koltuğunda Michael Meredith oturuyor. Senaryosunu yazdığı Açık Yol, yönetmenin ikinci filmi. 2002’de Anton Çehov’un kısa öyküsünden uyarladığı "Three Days of Rain"le sinemaya adım atan Meredith, bağımsızcıların gözüne girmiş, iki ödülle de kucaklanmıştı. Hemen ardından 2004’de Wim Wenders’le “Land of Plenty”de birlikte çalışma fırsatı bularak filmin senaryosuna imza attı. Beş yıl sonra gelen “The Open Road” izlendikten sonra uyanan duygu ise aynı kişiden mi bahsediyoruz hissi oluyor her şeyden önce…

Amerikan Futbolu yıldızı ve eğlence sektörünün önemli isimlerinden Don Meredith’in oğlu olan Michael Meredith, Wim Wenders destekli filminde kendi yaşamından izler peşinde kişisel bir filme imza atmış gibi görünüyor. Ameliyat olmak üzere olan bir annenin oğluna babanı al getir demesiyle açılan Open Road’un esas oğlanı da ünlü bir spor yıldızının oğlu. Üstelik babası ile hesaplaşamamanın derdinde hayallerini erteleyip, izinden giden kafası karışık bir adam. Beyzbol yıldızı Kyle’ın oğlu olarak anılmak yerine, beyzbol yıldızı Carlton Garret olarak anılmak uğruna yazar olma hayallerini rafa kaldıran, sırf başka bir şehirdeki takıma transfer oldu diye sevgilisinden ayrılan, babasıyla arasındaki uzaklık gibi hayata da uzak kalan oğul babanı görmeden ameliyata girmem diyen annesine verdiği sözle yola koyuluyor. İçindeki korkuyla da ayrıldığı sevgilisini de kendine yoldaş yapıyor. Ki sevgili de onu gayet iyi anlayan, daha sormadığı sorulara bakışından anlayıp cevap veren bir kadın…

İmza gününde şov sırasında bulduğu babayla iyi başlangıç yapılmıyor elbette, hemen geri dönmeli derken sıradan ve saçma bir sebeple kiralanan arabayla çıkılıyor yola… Sonrasıysa klişeler resmigeçidi gibi… Aradaki sorunun ne olduğu belli olmadığı gibi, sorunun zirveye çıktığı ya da çözüldüğü bir ana da ortak etmiyor izleyicisini Meredith, bazı yerlerin üstünden geçmeyi pek açmamayı tercih ediyor. Bu da filmin sonu oluyor zaten…

Jeff Bridges’ın konservatif oyunculukla geçiştirdiği filmde, Justin Timberlake’in yaptığı ise ortalığa şaşkın ve kızgın bakınmak sadece. Aralarındaki kimyada tutmayınca künyeden de darbe yiyen filmin tek olumlu yanıysa sevgili rolündeki Kate Mara oluyor. 24 dizisinin beşinci gününde dikkatleri çeken, peşi sıra “Shooter” ve “Transsiberian”la yükselişe geçen 83 doğumlu, yıldız olma yolunda ilerleyen oyuncu filmi de parlatan tek unsur olarak göze çarpıyor.

Bağımsızlardan aldığı destekle sinemaya iyi bir adım atan, Wim Wenders’in de desteğini arkasına alan Michael Meredith babasıyla yaşadığı iletişimsizlik sorunlarını resmetmeye çalışsa da sıradan bir filmle boş atış yapıyor…

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template