♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

For Sama : Üzülmeye Zaman Yok

Yakın tarihte Suriye’de yaşanan insanlık dramına dünya kayıtsız kalırken yaşanan göçmen sorunuyla koca bir yalnızlık çukuruna düşmüştü ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanlar. Sürekli bombalarla kuşatma altında geçen yaşamın nasıl sürdüğünü düşünen pek kimse olmadı. Durumdan en çok etkilenenlerden biri olan ülkemizde oluşan yankıysa ırkçılık, ayrımcılık ve düşmanlığın getirdiği nefret histerisi oldu. Bu hisleri taşıyanların orada neler yaşandığını bilmediği gerçeği üzüyor insanı. Düşünce ve duygularını yeniden gözden geçirme fırsatınıysa bir belgesel veriyor nihayet. Waad Al-Kateab’in çektiği görüntülerden oluşan “For Sama” gerçeği tüm yankısıyla ekrana taşıyor.

Halep’teyiz… Suriye zor günlerini yaşıyor. Hemen herkesin bildiği dönem. Waad Al-Kateab ile tanışıyoruz. Kızı Sama için her şeyi belgelemek üzere görüntüleri çekmeye başladığını söylüyor. 2012 ile 2017 arasında el kamerasıyla başlayarak beş yüz saati aşan kayıt yapmış. Üniversite öğrencisiyken Esad rejimini protesto görüntülerinden başlayan Halep’i terk etmek zorunda kalmalarıyla biten bir belgesel çıkmış ortaya. Şu anda İngiltere’de yaşan Al-Kateab beş yıllık kayıtlarını 373 bölümü deviren “Dispatches” ile tanınan Edward Watts’a teslim etmiş ve 96 dakikalık belgesel haline gelmiş “For Sama”. Kronolojik sıra yerine kurgu ile dört başı mamur bir filme dönüşmüş. Önce el kamerasıyla işe başlayan Al-Kateab daha sonra profesyonel kamera ile devam etmiş çekimlerine. Gök/gökyüzü anlamına gelen “Sama” ve tüm izleyiciler için Halep’i unutmayın çağrısı yapıyor.

İzlemesi hayli zor bir belgesel “For Sama”. Çoğunlukla yürek burkuyor, gözleri ekrandan kaçırma hissi yaratıyor. Gazeteci kadın Waad Al-Kateab, en zor günlerin bombalamaların altında nasıl başladığını gösteriyor önce. Sonra gönüllü doktor Hamza ile tanıştırıyor bizleri. Her şeyin ortasında evlenmeleriyle belgesel için en zor anlar başlıyor. Çoğunlukla hastaneden çekimlerle oluşan atmosfer savaş görüntüleri aratmıyor. İnsanlık adına utanç veren görüntüler gözümüzün önünden geçiyor. Tüm önyargıları kıracak anlarda peş peşe geliyor. Devlet kontrolündeki yayınların yaşanan gerçekleri ve vahşeti göstermemesi yüzünden çekimlere başlayan kadının kamerasından unutulmayacak anlar geçit yapıyor. O anlar neler derseniz sıralayalım…

Ailem gitse bile ben gitmeyeceğim diyen bir çocuğun gözyaşlarına tanık oluyoruz içimiz acıyor. Çocuğunun cesedini taşıyan bir annenin yardım edeyim diyen herkesi reddederek yürüyüşü de bağra bir taş oturtuyor. “Uyan! Sütün bende. Ben annenim senin” diye bağırıyor başka bir anne, ölmüş kızına. Baba da o sırada çoktan ölmüş evladına kalp masajı yapma çaresizliğindeyken… Ceset dolu odalar, kanla dolu yerler, hiç ağlamayan bebekler… Kan ağlıyorduk diyor Waad… Çocuğuna masal olarak bombardıman sırasında ne yapacağını anlatan babalar, arkadaşlarının unutmamak için kağıttan bebeklerini yapan çocuğun “beni affetsinler yanlarında olamadım” deyişi… Elbette bunca acının yanında gündelik hayat da sürüyor bir yandan. Hurma görünce çocuklar gibi sevinen kadın “kuşatma bitsin de hurma yiyelim diyordum. Artık bitmesine gerek yok” demesi… Başka bir kadın yaşanan her şeyi espriyle özetlemesi: “Günlük bombardıman pembe dizisi en sevdiğiniz bombaları sunar.”

Normal bir bebek gibi çok ağlamayan Sama büyüyünce nasıl bir ortamda olduğunu gördüğünde ne hissedecek bilinmez ama belgeseli izleyen herkes onun yerine bolca ağlıyor. Yaşanan her şeye inatla umut arayışı ile yuvasını terk etmek istememenin belgesi oluyor For Sama. Prömiyerini Mart 2019’da South by Southwest Film Festivalini yapan ve festival gediklisi olan belgesel izleyen herkesi etkileyerek ödül avcısına dönüşen bir yolculuk yaşamış. 59 ödülle taçlanmış. Cannes film festivalinden aldığı ödülle bu hafta aldığı BAFTA ödülü içlerinden en önemlileri. En iyi Belgesel dalında Oscar adayı olması da cabası. İngiliz kanadının etkisi ne kadar büyük olursa ödüle o kadar yakın olduğu konuşuluyor ki almasa da gönüllerin şampiyonu. Herkesin izlemesi gereken bir belgesel For Sama. En zor anlarda Waad’ı bir kenara çeken Hamza’nın da dediği gibi: “Üzülmeye zaman yok.” Hatırlamak, unutmamak hâlâ en geçerli kurtuluş reçetesi…

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template