♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Trading Paint : Yarış Bizim Her şeyimiz


Hollywood Avrupalı yönetmen ithalatına hız kesmeden devam ediyor. Radarına giren yönetmenleri önce video pazarında deneyerek çıkardıkları işe göre yükseltiyor. Sektöre giriş yapmak isteyenlerin yolu da aynı. İlk ısınma turu genellikle tanınmış bir oyuncu üzerinden ilerlerken senaryo da bildik oluyor. Önemli olan Pazar sineması tadından sıkılmadan izlenebilecek bir filmin ortaya çıkması. “Trading Paint” işte bu ısınma turlarından. Kürt yönetmen Karzan Kader’in Hollywood’a ısınmaya çalışmasının ilk adımı. 

Dört kısa film ile adını duyurduktan sonra yazıp yönettiği “De fyra sista” ile 2010 yılında ilk uzun metraj sınavını başarıyla geçen Karzan Kader, iki yıl sonra “Bekas” ya da bizde bilinen adıyla “Neredesin Süpermen?” ile festival gediklisi olarak ödülle de taçlanmıştı. Yedi yıl sonra Hollywood semalarında ilk sınavı için motor deme fırsatı yakalamış. Şimdiden takviminde üç film daha bulunuyor. “The Year of the Great Storm”, “Majestic” ve senaryosunu da üstlendiği “A True Desert Rose” yöneteceği duyuralan film. Kendi filmine kadar bir dram bir de savaş filmiyle ısınmaya devam edecek anlaşılan. Araba yarışlarına odaklanan baba-oğul öyküsü “Trading Paint”in senaryosunu pek bilmediğimiz iki isim kotarmış: Gary Gerani ve Craig R. Welch. Welch ilk senaryosunda, Gerani ise video pazarı ve kısa filmlerinden ardından ilk kez büyük ölçekli bir yapımda. En bilinen işleri 1988 yapımı “Pumpkinhead” ve 1996 yapımı “Vampirella”. Onların da uyarlamalar olduğunu belirtelim. Kader’in ilk sınavında yönetme fırsatı bulduğu oyuncu kadrosunun başınıysa John Travolta çekiyor.  Kader’in 1990 doğumlu olması, Travolta’nın da o yıllarda kariyerinin en parlak dönemini yaşadığını düşünürsek ilginç bir birliktelik. Travolta’ya, Rosabell Laurenti Sellers, Michael Madsen, Barry Corbin, Shania Twain, Kevin Dunn, Joy Libardoni ve Toby Sebastian gibi tanınmış simalar eşlik ediyor.

Amerika’da sıradan bir kasabadayız. Şampiyon pilot Sam Munroe ve oğlu aile geleneğini sürdürüyor. Sam artık takımın başına geçmiş, eldeki imkanlarla hazırladıkları araba ile yarışmakta. Eşinin ölmesine sebep olan kazayı yapmış olmakla baş edemeyen Sam ile oğlu Cam’in arası da bir iyi bir kötü. Şampiyon olmak isteyen Cam sonunda isyan ediyor ve babasının en büyük rakibine transfer oluyor. Küçük bir barakadan bozma evde çocukla yaşayan evli adam olmanın sıkıntılarını aşmanın başka yolu yok. Bunun üzerine Sam de direksiyon başına geçince ilk yarışta baba-oğul mücadelesi yaşanıyor. Cam’in yarış sırasında yaşadığı kaza sonrası da olaylar gelişiyor.

“Trading Point” küçük bir kasabada sıradan hayatlara odaklanan bir film. Bilinen tiplemeler, klişe hayat öyküleriyle çok ezberden bir konu içeriyor. “Yarış bizim her şeyimiz” diyen bir baba-oğulun öyküsü. İlk yarım saatin ardından filmin tamamını tahmin etmek mümkün. O derece basit, o derece tahmin edilebilir bir senaryo var karşımızda. Araba yarışı sahneleriyle yaşanan aksiyon ile Sam’in dramının harmanı…

22 Şubat itibariyle internet üzerinden izleyiciye sunulan film, araba yarışı sevdalıları dışında kimseleri tatmin etmeyecek vasatlıkta. Tek iyi yanı süresinin 87 dakika olması. Seyirciye uzak ve mesafeli yapısı, atmosferi oluşturacak yarış tutkusu ve baba-oğul kimyasını yaratmaktan uzak oluşuyla yanına yaklaşılmayacak bir vakit kaybı. Aklınızdan bile geçirmemeniz daha faydalı.
 


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template