Miracles from Heaven : Mucizeler Her Yerde

Çarşamba, Ağustos 17, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI
Kıyamet senaryoları, küresel ısınma, savaşlar, acılar derken günümüz insanının umudu giderek azalıyor. Kafasını kaldırıp yukarı baktığında yaratıcısına seslendiğini düşünen insanların sayısı da buna paralel olarak azalıyor. İbadethaneler de boşalıyor giderek. Toplumun iyice bozulmasından endişe edenler de tam da burada devreye giriyor. Her zamanki “umudunu kaybetme” mesajlarını daha da yüksek sesle dillendirmek için sinemanın dini kanadı her yıl bir kaç filmle seyircisini doğru yola teşvik etmeye çalışıyor. “Miracles from Heaven” da bu yılın yol gösterici filmi olarak gücünü yaşanmış bir olaydan alıyor. Elbette ne kadar inandığınıza bağlı...

2014 yılının bolca izlenen inanç temelli filmi “Heaven Is for Real”in yapımcıları aynı yıl kolları sıvamış yeni projeye girişmiş. Christy Beam’in 12 yaşındaki kızı Annabel’in yaşadığı mucizenin yankıları ülke çapında sürerken aranan inanç tazeleme fırsatını kaçırmamışlar. Filmin hazırlıkları sürerken 2015 Kasım’ında Christy Beam yaşadıklarını “Miracles from Heaven: A Little Girl, Her Journey to Heaven, and Her Amazing Story of Healing” adıyla kitaba dönüştürünce filmin adı da konmuş. Romanı 2012 yapımı “Trouble with the Curve” ile tanıdığımız Randy Brown senaryolaştırırken, yönetmen koltuğuna da Patricia Riggen oturmuş. İlk filmi “La misma luna” ile 2007 yılının en çok dikkat çeken isimlerinden biri olan Riggen, bu başarının hafif komedilere yönelmişti. 2015 yılında “The 33” ile yaptığı dönüşü katlama fırsatını kaçırmamış. Jennifer Garner, Kylie Rogers, Martin Henderson, John Carroll Lynch, Eugenio Derbez ve Queen Latifah’ın başını çektiği oyuncu kadrosu da toparlanınca gişe bombasına dönüşmek üzere motor denmiş...

Teksaslı bir aileye konuk oluyoruz. Üç kız çocuklarıyla biraz maddi sıkıntı da çekseler mutlu mesut Beam ailesiyle tanışıyoruz. Klisenin gediklisi olan, her fırsatta dua eden inançlı ailenin kızı Annabel’in bir gece kusmasıyla başlayan sorunla hayatları değişiyor. Küçük kızın sindirim sistemindeki sorunun adı bir türlü konamayınca Christy Beam’in kızını yaşatma mücadelesi de başlıyor. Doktorlar, tahliller, testler ve ameliyatlar arasında Annabel’in karın ağrıları geçmek bilmiyor. 

“Miracles from Heaven” inanç temelli bir aile filmi. Haliyle seyir zevkiniz de bu tür filmlere nasıl baktığınıza göre değişiyor. Din propagandası yapıyor da diyebilirsiniz, sıcak bir aile filmi olarak da görebilirsiniz ya da hiç detayına takılmayıp umutla dolabilirsiniz. Çaresiz bir hastalığın pençesindekilerdenseniz inancınızı tazeleyip girdiğiniz depresyondan çıkabilirsiniz. Bu amaca yönelik bir film var karşınızda. Filmi böyle kabullenerek değerlendirmek gerekiyor bu durumda. Her fırsatı inanç tazelemek için kullanıyor, diyalogları bastıra bastıra tekrarlıyor, abartmayı seviyor, karşıt karakterlerle sopalarını göstermeyi de ihmal etmiyor. İyi formüle edilmiş bir film ama fazla göze batan şeyler var. Örneğin aile fertlerinin özel kişiler gibi süslenmesi, doğallıktan uzak görünmeleri hayli tuhaf. Reklam filmi için estetize edilerek toparlanmış gibiler. Sadece onlarla sınırlı da kalmıyor herkes öyle. İnandırıcılığı zedeleyen bu durumu körükleyen diğer şeyse olmadık anlarda anlamsız şekilde girişilen kamu spotu tadındaki dini muhabbetler. Klisenin hınca hınç dolu oluşu, sahnedeki hristiyan rock grubunun kitleyi eğlendirmesi gibi aşırı süsleyici detaylar da cabası.

Formül basit. İnancı kuvvetli ailenin kızı hastalanır. Bir türlü iyileşmez. Mücadele vermek yorulan anne de önce “Tanrı bize bunu niye yaşatıyor” sorgusuna girişir. Israrlı “Neredesin” sorularına yanıt bulamayınca da sırt çevirir. Yapımcılarımız da bu sırada devreye girer ve kafamıza vura vura “Tanrı var, bak da gücünü gör” der. Bunu demek için çok abartınca işin ruhu kaçıyor. Yaşanılan mucize de safsata gibi görünüyor. “Miracles from Heaven” tam da böyle bir film.

13 milyon dolarlık bütçe ile kotarılan ve şükran gününde girdiği vizyondan 73.6 milyon dolarlık zaferle ayrılan film, “Spotlight”ın anti tezi gibi adeta. İnanç temelli filmler listesine üst sıralardan girmenin tadını çıkarıyor ve etkisini de ev sinemasında sürdürüyor. Yılın en iyilerinden biri olarak ilan edilmesini görmek de sürpriz olmayacak yıl sonunda. 

Tüm bunları bir kenara bırakarak bakıp değerlendirmek en sağlıklısı aslında... Vasatı aşan bir aile filmi, iç ısıtıyor, umut aşılıyor. Kuşağının en iyi oyuncularından Kylie Rogers’ın performansı da göze çarpıyor. Ama o abartılar yok mu, her şeyi göze sokmalar, doğallıktan uzak müsamere haller... Onlar yüzünden 109 dakikaya çıkınca elde kalıyor... Sahi bu çağda mucizelere inanmak mümkün mü?

0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler