♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Moonwalkers : Ya O Uzaya Gidilecek!

21 Temmuz 1969 günü insanlık için dönüm noktasıydı. 16 Temmuz’da fırlatılan Apollo 11, NASA’nın beşinci insanlı uçuşuydu ve Ruslarla yapılan rekabet kızıştığı için başarısızlığa kimsenin tahammülü yoktu. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin 20 Temmuz 1969 günü saat 20:18'de Ay yüzeyine iniş yapan ilk insanlar olarak tarihe geçti. Bir gün sonra 01:56'da ise Armstrong "insan için küçük, insanlık için büyük bir adım” diyerek Ay'a ayak basan ilk insan oldu. Peki gerçekten böyle mi oldu? 

Apollo Projesi ile insanoğlunun Ay'a ayak basmadığını, aslında tüm projenin bir aldatmacadan olduğu iddiaları en meşhur teorilerden biri. Bu teoriler dört nedene dayandırılıyor. Uzay Yarışı kazanılmalıydı. Vietnam Savaşı’nın gündem düşmesi gerekiyordu. Proje için harcanan paranın sonucu mutlaka alınmalıydı. Bu kadar büyük bir propaganda malzemesi olunca projenin başarıya ulaşacağından kimse emin değildi. Bu sebepler yüzünden biraz daha para harcandı ve Hollywood devreye girdi ve düzmece film çekildi. 2015 yapımı Fransız işi “Moonwalkers” işte bu komplo teorisini gerçek kabul ederek anlatıyor öyküsünü. Ortaya da şenlikli bir eğlencelik çıkıyor.

Künyesine bakıldığında hemen öne çıkan bir film değil. Senaristi Dean Craig tanıdık olsa da yönetmen Antoine Bardou-Jacquet ilk sınavında. İlk senaryosu “Caffeine”in ardından 2007’de “Death at a Funeral” ile yıla damga vurarak adını duyuran Craig, sonraki yıllarda da türe devam eden bir isim. 2010’da “Death at a Funeral”in Amerikan versiyonunun da senaryosunu kotararak yeniden çevrim sınavını da başarıyla geçtikten sonra “A Few Best Men” ile vasat bir iş çıkarsa da güldürmüştü. Dört yıl aradan sonra bu kez gözünü meşhur komplo teorisine dikmiş ve İngiltere’yi mesken tutarak Stanley Kubrick’e de selam çakmış. İlginç de bir oyuncu kadrosu var. Harry Potter serisinin Ron Weasley’i ilk ciddi rolünde. Ron Perlman, Robert Sheehan, Eric Lampaert, Kerry Shale, Andrew Blumenthal ve Erika Sainte de ona eşlik eden isimler.

Apollo 11’in uzay seyahati döneminde Amerika’dayız. CIA ajanı Kidman’a çok özel bir görev veriliyor. Ay’a ayak basılamaması durumunda devreye sokulmak üzere bir film çekilecek. Ay’a ayak basma filmini kotarabilecek kişinin de Stanley Kubrick olduğu düşünülüyor. Yeni gösterime girmiş ve olay yaratmış “2001: A Space Odyssey” gibi önemli bir referans var ortada. Kidman’a bir çanta dolusu para veriliyor ve Kubrick’le buluş bu filmi çektirip getir deniyor. Kidman’da soluğu İngiltere’de alıyor. Bu sayede Jonny ile tanışıyoruz. Bir rock grubunun menajerliğini yapıyor ve çıkış arıyor. Haylaz üyelerden oluşan grupla işler pek de parlak gitmiyor. Tefeciden aldığı borç yüzünden zor günler geçiriyor. Çoktan yırtmış kuzeninden borç para almak istediğinde Kidman ve Jonny’nin yolları kesişiyor. Parayı almak için ev arkadaşı Leon’u Kubrick olarak Kidman’a yutturmasıyla eğlencenin fitili ateşleniyor.

Dean Craig komplo teorisinin gerçekliğini kabul ederek işlettiği senaryosunu ilginç karakterlerle oluşturduğu formül üzerinden işletirken eğlenceyi her adımda yükseltecek ortamı da hazırlamış. Dönemin sanat atmosferini, komünleri ve kafaları çekmiş hippilerini de yansıtmayı ihmal etmemiş. Stanley Kubrick’i görmesek de ismen geçmekle kalmıyor, harika bir göndermeyle selam da çakılıyor. Peşinde olunan çanta, rock grubu, tefeciler derken zengin menüsüyle hepsini bir potada eriten senaryo saat gibi işliyor. Son yarım saatinde zincirlerinden boşanan temposuyla ilk andan itibaren izleyicisini sarıyor ve bolca eğlendiriyor.

Prömiyerini SXSW’de yapan film birkaç festival gezdikten sonra seyircinin beğenisini kazanmasına rağmen vizyon konusunda şansı yaver gitmemiş. İnternet üzerinden şansını deniyor. Hak ettiği ilgiyi henüz görememiş 107 dakikalık eğlence, keşifçisini sevindirmek için bekliyor. Kayıtsız kalmayın...

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template