♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

A Walk in the Woods : Yaşlı Kurtlar Patikada

Kişisel gelişim kitaplarının popülarite kazanmasıyla açılan damardan fışkıran gezi yazıları kültürü bugün binlerce blogla kendi kitlesini yaratmış durumda. Gezi notlarını paylaşan güruhun her geçen gün büyümesiyle birlikte kaçınılmaz olarak kitaplar ve filmlerde akın ediyor. Gezi kitaplarıyla best seller olmuş bir yazarın anılarından yola çıkarak yazdığı kitabın filme dönüşmesi de bu akının son parçası. 2015 yapımı Amerikan işi “A Walk in the Woods” iki yaşlı kurdun doğa yürüyüşünü komediyle harmanlıyor.

Her kitabıyla okurlarının gözdesi olan Bill Bryson maalesef bizde pek tanınmayan bir yazar. Bunda sadece bir kitabının dilimize çevrilmesinin payı büyük... Akıcı dili ve kahkalar attırmasıyla bilinen yazarın 1998 yılında yayımlanan kitabı “A Walk in the Woods” kısa sürede herkesin gözdesi olmuş ve filme dönüşmesi için hazırlıklar uzun süre önce başlamıştı. 2005 yılında Robert Redford, başrolü Paul Newman ile paylaşacaklarını ve yönetmenin de Chris Columbus olduğunu açıklamıştı. Newman’ın emekliliği ve ölümüyle ertelenen proje yönetmen arayışları ile yılları geçirmişti. Barry Levinson, Larry Charles derken aranan yönetmen ve başrol bulununca gecikmelerden duyduğu üzüntüyü belirten Redford nihayet motor demenin sevincini yaşamış. “Little Miss Sunshine”nın senaristi olarak gönlümüzde yer eden Michael Arndt ve Bill Holderman senaryoyu kotaran isimler. Yönetmen koltuğunda da aile komedileriyle tanınan Ken Kwapis oturuyor. Redford’a Nick Nolte’nin eşlik ederken Emma Thompson, Kristen Schaal ve Mary Steenburgen de kadronun tamamlayıcıları.
Herkesin emekli olmasını beklediği Bill Bryson akranlarının cenazelerine gitmekten bıkmış haldedir ve kendine yeni bir hedef seçer. 3408 kilometrelik bir yürüyüş. Appalachian Patikası gibi zorlu bir yolculuğa kalkışması çevredekilerin itirazına sebep olur. En başta eşinin uyarısı gelir ve tek başına gidemeyeceğini anlayınca tanıdığı herkesi arar. Tek cevap veren ise aramadığı bir eski dostu olur ve macera başlar...

Çok komik bir Tv’de röportaj sahnesiyle açılan film daha ilk sahnesinden itibaren seyircisini yakalıyor ve yarım saat dolmadan avcunun içine alıyor. Redford’un hazırladığı zemine Nolte’nin şovu da eklenince keyifle akıyor. Redford’un jest ve mimikten uzaklaşan yüzü sebebiyle oluşan durgunluğu kıran Nolte filme tempoyu ve akıcılığı hem performansı hem de canlandırdığı karakter sayesinde kazandırmış. Kwapis zaten iyi bildiği komediyi parlatarak ilerlerken, senaryo da ilginç yan karakterlerle zenginleşmiş. Gayet iyi giden ilk yarının ardından komediden drama kayan film kan kaybını da o anda yaşıyor. Ne de olsa gerçekler acıtır ve o yolun zorlukları eğlenceyle bir yere kadar gider. Güldürmek için ucuz ve bildik yollara başvurmayan film, gereken her şeyi durum ve ortamdan çıkarıyor. Bu doğallık da iyi komedi arayanlara nefes aldıran güzellikte... 

Prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan film Eylül başında girdiği gösterimde izleyicisinden tam not aldı. Kitabın hayranlarını da tatmin eden film, 8 milyon dolarlık bütçesini daha ilk haftasında çıkararak gişede de başarılı oldu. Bizde gösterime girip girmeyeceği ise henüz belli değil. İki yaşlı adamın herkesin “sizden geçti artık, oturun evinizde” dediği ortamda zorlu hedefe inatla yürümelerinin hikayesi izleyicisini güldürmek için bekliyor. Ailecek izlenebilecek keyif veren doğal komedi fırsatını kaçırmayın...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template