♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Where Hope Grows : Umuda Tutun Yeter

Halen hastalık olarak görünen ve mongol, aptal gibi sözcüklerle aşağılanarak dışlanan Down sendromlu bireylerin mücadelesi sürüyorken imdadına romanlar ve filmler yetişiyor. Farklılıkları sebebiyle özgün karakterler olan ve ilgi çeken Down sendromluların hayata bakışlarındaki saflık da umut aşılayan filmlerin can damarını oluşturuyor. 2014 yapımı Amerikan işi “Where Hope Grows” da tastamam böyle bir film. Gücünü Produce’dan alırken umudu da onunla besliyor.

Filmden önce down sendromu ile bilgileri tazeleyelim. İlk kez İngiliz hekim John Langdon Down tarafından 1866'da sistematik bir şekilde sınıflandırılmış ve tanılanmıştır olan Down sendromu, genetik düzensizlik sonucu insanın 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması durumu ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan genetik bir farklılık. Bu fazladan kromozom vücutta yapısal ve fonksiyonel değişiklikler ile karakterize edilmekte. Çocukluğun erken dönemlerinde sağlanacak olan aile ve tıp desteği ile erken müdahale sayesinde Down sendromlu insanlar destekle toplumla bütünleşik bir hayat kurabilirler ve asla unutulmamalı ki, down sendromu hastalık değil, genetik farklılık.

İlk uzun metrajına 2009’da “Rock Slyde” ile imza atan Chris Dowling beş yıl sonra setlere yine elinde senaryosuyla dönmüş. Beklenmedik ilgiyle karşılanan hristiyan bakışlı kıyamet filmi “The Remaining”in senaristlerinden biri de olarak duble de yapmış hatta. Sıcak bir aile filmi olarak planlanan “Where Hope Grows”, kadrosunu da dizilerle tanınan simalardan kurmuş. Down sendromlu Produce’u canlandıran David DeSanctis ilk rolünde. Kristoffer Polaha, McKaley Miller, Michael Grant, William Zabka, Danica McKellar, Kerr Smith ve Brooke Burns da ona eşlik eden isimler.

Produce ve Calvin arasında gelişen beklenmedik dostluğun öyküsü bu... Markette çalışan sıcakkanlı, yüzünden gülümseme eksik olmayan, her selam verene sarılmadan edemeyen pozitif bir genç Produce. Dünyasında umutsuzluğa yer yok. Zeki olduğunu dile getiriyor ve bu konuda da hayli iddialı. Down sendromlu olmasına rağmen mutlu. Beyzbol yıldızı olduğu günleri bir travma sonrası geride bırakan ve bir türlü toparlanmayınca kendisini alkolle avutan bir adam Calvin. Kendisini ve umudunu çoktan kaybetmiş. Aylaklıkta da kızını bezdirecek kadar tavan yapmış. Liseli kızı Katie ile de bağları kopmuş. Sürekli sarhoş gezdiği için kızıyla neredeyse hiç konuşmuyorlar bile. Hayatındaki boşluğu da iki arkadaşıyla doldurmaya çalışıyor. Tükenmenin eşiğindeki adamın hayatı Produce ile tanışmasıyla değişiyor.

“Belki de biraz gülümsemeye ihtiyacınız vardır. Mutlu bir kalp, iyi bir ilaçtır.” diyerek her şeyi özetliyor Produce. DeSanctis’in tüm filmi sırtlayan enerjisine rağmen fazla garantici bir film Where Hope Grows. Her şey ya siyah ya da beyaz... İnsanlar da iyiler ve kötüler olarak ikiye ayrılıyor. Böylesi bir masal ortamında inandırıcılıktan uzak bir tozpembe dünya kuran Dowling, seyircisine ne istiyorsa veren bir işleyişi tercih etmiş. Olabildiğince klişe ve tahmin edilebilir olmasıyla yetinmeyip yan öykülere de girişmiş. Calvin’in iki arkadaşının öyküsünü de az ama öz işleyerek kulak çekmek için kullanıyor. Biri kurtulunca diğerleri ibretlik olarak kalsın demek için elinin altında tutuyor. Hayli gereksiz üç karakterin arasında geçenler hem aşırı klişe hem de filme katkıdan çok zarar veriyor. Örneğin Calvin alkolü bırakınca birden arkadaşlarının da alkolik olduğuna vurgu yapılıyor. Diğer yan öykü, kızı Katie ile sevgilisi Colt’un arasında yaşananlar da aynı özensizlik ve gereksizlikte. Produce ve Calvin arasındaki bağı kurmakta gösterdiği özenle yetinmek yerine yan öykülerde zıvanadan çıkması da bir nevi ödül sistemini de beraberinde getirmiş. Örneğin Calvin kliseye gidince onu güzel bir sarışın bekliyor. İkinci şansı kullanıp da kendine çeki düzen verirse her ödülü fazlasıyla alacak! Sıcak bir dostluk öyküsüyle ilerlerken bununla yetinmeyerek dünyayı değiştirmeye soyunuyor özetle. Bu haddini aşma haliyle son yarım saati kamu spotuna dönüşen film, finaldeki sözde sürprizle down sendromunu da araç olarak kullanarak sömürmüş oluyor. 

15 Mayıs’ta gösterime giren film ay sonunda 1 milyon dolarlık gişe ile istediğini almış ve nabzına şerbet arayan seyirci de halinden memnun ama başka bir ülkede dağıtıma girmeden ev sineması pazarına sürülmüş. Dünyada gördüğü ilgiyi de down sendromlu karakterine borçlu olduğunu söylemeye gerek yok. 

Down sendromlu Produce’un etrafına umut dağıtmasının ve hayatları iyileştirmesinin öyküsü ile iç ısıtmayı deneyen Where Hope Grows mesaj verme çabasına yenik düşerek hızla eriyerek 95 dakikayı heba ediyor.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template