♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Pay the Ghost : Araftaki Çocuklar

Yaşadığı ekonomik kriz ile eşiğine geldiği iflasın ardından para kazanmak için her rolü kabul ederek kariyerinde büyük bir düşüş yaşayan Nicolas Cage yükselişe geçmek için ilk adımları atmaya başladı. 2015 yılına sığdırdığı iki filmden iyisi olan korku gerilim “Pay the Ghost” ile iyi projelerle dönebileceğini dosta düşmana gösteriyor. Eylül’ün son haftasında bir kaç ülkede gösterim şansı bulan filmin ülkemizde de 6 Kasım’da vizyona girmesi bekleniyor.

İngiliz Fantezi ve Bram Stoker Ödülü sahibi korku romanları yazarı Tim Lebbon’un kısa hikayesinden uyarlanan filmin senaryosunu Dan Kay kotarmış. Otuzdan fazla romana imza atmış Lebbon, “Dusk” ve “30 Days of Night” ile tanınmasına rağmen dilimize hiç çevrilmemiş bir yazar. 2001’de yazıp yönettiği “Way Off Broadway” ile festivallerde alkışlanarak iyi bir ilk filme imza atan Dan Kay, “Timber Falls”ın senaryosu ile gerilim filmlerine meyletmişti. Yönetmen koltuğundaysa “Christiane F”, “Last Exit to Brooklyn” ve “Der Baader Meinhof Komplex” ile tanıdığımız Uli Edel oturuyor. Sarah Wayne Callies, Veronica Ferres, Lyriq Bent ve Lauren Beatty de Nicolas Cage’e eşlik eden isimler.

Cadılar Bayramını konu edinen film, açılışını da bir aileyi tanıtarak yapıyor. Ailesine gerektiği kadar zaman ayıramayan Profesör Mike, Kristen ve Charlie’nin hayatları cadılar bayramı gecesi değişiyor. Charlie’nin kabuslarla geçen günlerinin ardından büyük hevesle beklediği geceye Mike erkenden katılacak ve balkabağını oyacak sözde. Ama zamanında yetişemiyor ve anneden koparılan izinle yarım saatliğine karnavala gidiyorlar. Babasının elinden tutan Charlie’nin gizemli bir son cümle ile ortadan kaybolmasıyla da macera başlıyor. Kayboluşun bir yıl sonrasına geçiş yapan film gaipten gelen sesler ve imgeler ile gerilimini kurarak ilerliyor.

“Pay the Ghost” tamamen ana konusunu işliyor ve zaman kaybetmeden merak duygusunu sürükleyerek finaline yürümeyi tercih ediyor. Herhangi bir yan öyküye ve yan karaktere girişmeden tamamen kayboluşun gizemini çözmeye odaklanıyor. Önce aksiyon diyen senaryo ana karakterlerini de yaratmaya hiç girişmeden tamamen konserveden kullanmayı tercih ediyor. Mike sıradan bir baba, Kristen sıradan bir anne ve çocukları da herhangi bir çocuktan farksız. Yaratıcılıktan eser yok ama böyle bir beklenti de yaratmıyor. Hem senarist hem de yönetmen her şeyin farkında. Kay herkese hitap eden basitliği tercih ederken, Edel de ortalama bir atmosfer ile tv filmi tadını tercih etmiş. Yeter ki seyirci filmden kopmasın. Oysa eldeki malzeme iyi bir senaristin elinde dallanıp budaklanmaya ve daha akılda kalıcı hale gelmeye müsait. Sadece gizemi çözerken anlattığı hikaye ve karaktere gerekli özen gösterilmiş ama o da çok bildik olsa da en azından inandırıcı. Bildik numaralarla klişe formülü işletmesi de sürpriz değil elbette. Kayboluşun arkasında mitolojik bir öykünün olmasıyla tarihi bir gerilime meylederken olabildiğince fantastik olmaya da gayret edince oluşan bu çorbanın yaptığı tek doğru şey tempoyu hiç düşürmeden seyircisini sürüklemesi.

Bildik konusunu allayıp pullamadan hızlıca anlatan “Pay the Ghost” vasat olsa da en azından seyircisini sıkmadan izlenebilecek bir film. Nicolas Cage özelinde düşünülürse, kötünün iyisi...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template