♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: Attila Marcel

“İlüzyonist” ve “Belleville'de Randevu” filmleriyle Oscar adayı olup dünya çapında ismini duyuran başarılı yönetmen Sylvain Chomet'in son filmi “Attila Marcel” 1 Ağustos’ta Başka Sinema kapsamında izleyiciyle buluşuyor...

Senaryoyu da kotaran Chomet’in ilk kez animasyonun dışına taştığı filmin oyuncu kadrosu da Guillaume Gouix, Anne Le Ny, Bernadette Lafont, Hélène Vincent, Luis Rego, Fanny Touron, Kea Kaing, Jean-Claude Dreyfus, Vincent Deniard ve Cyril Couton’dan oluşuyor... Filmini şu sözlerle anlatıyor Chomet...

“Küçüklüğümden beri bir filmde gerçek oyuncularla çalışmak istiyordum ancak bir türlü fırsat doğmadı. ’Paris, Seni Seviyorum’ çekimleri sırasında canlı-çekim çekmeye karar verdim. Attila Marcel, ‘Belleville’de Randevu’da geçen bir şarkının adı. Bir post-it üzerine yazmış ve ta o zaman bunun bir filme dönüşeceğini düşünmüştüm. Attila Marcel, Paul’un kadınlarla; annesiyle, halalarıyla, güçlü bir sevgi bağı kurduğu Madame Proust ve genç Asyalı çellist Michelle ile ilişkilerini anlatıyor. Madame Proust, halaların panzehiri! Paul, onun dairesine girdiğinde ışık yüzünden gözleri kamaşıyor, acıyor. Kendi basık ve karanlık dairesinin tam zıttı bir yer burası. Madame Proust’yu Yolande Moreau için yazmıştım ama proje biraz gecikince o da kendi filmini çekmeye koyuldu ve biz de Anne Le Ny’e yöneldik ki harika bir seçimdi. Başta yazdığım Madame Proust şiddete meyilli, sert ve militan ruhlu rezil bir kadınken Anne Le Ny ile daha kadınsı ve zarif bir havaya büründü.”

Gelelim konuya; 30’larındaki Paul, iki yaşından beri ona bakan iki aristokrat halasıyla Paris’te bir apartman dairesinde yaşamaktadır. Halalarının en büyük hayâli, Paul’u bir piyano virtüözü olarak görmektir. Tekdüze bir yaşamı olan Paul’un günü, oturma odasındaki piyanonun başından, halalarının ders verdiği sınıftaki piyano arasında gidip gelmekten ibarettir. Apartmanlarındaki Bayan Proust ile tanışana dek dış dünya ile bağını neredeyse kesen Paul, hayatın diğer yönlerini hiç deneyimlememiştir. Bu sıra dışı kadının müzikle birlikte harmanlayarak Paul’a sunduğu bitki çayı, Paul’un bastırdığı hatıralarını bir bir su yüzüne çıkartır. Bayan Proust sayesinde geçmişini keşfeden Paul, artık hayatının kontrolünü eline almaya hazırdır.

“Sihirbaz”ın üç yıl sonrasında canlı çekimlerle sinemaya dönen Chomet, animasyonla bağını koparmadan gelmiş... Çocuk ruhlu bir adamı anlatmış ve doku olarak çok uzağa düşmemiş... İlk gösteriminden itibaren festivallerin gediklisi olmuş ve ülkemizde de ilk olarak İstanbul Film Festivali’nin “Antidepresan” başlıklı seçkisinde yer alarak izleyiciyle buluşmuştu... Ki o üç gösterim kimseye yetmedi... Konusu güzel, fragmanı şahane... İzlemek için can atmayalım da ne yapalım?...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template