♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Mersin’de Bir Buika Akşamı : Aşk, Tutku, Büyü ve Gözyaşı

Mersin’de Sanat Etkinlikleri Derneği’nce bu yıl on üçüncüsü düzenlenen Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin en çok beklenen ismi Buika, 10 Haziran akşamı Yenişehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde sahne aldı...

Festival programı açıklandığında 1 Haziran’da beklediğimiz konser, sanatçının hastalığı sebebiyle 10 Haziran’a ertelenmişti... Her şey güzel başladı, konser öncesinde ne kadar sıcak bir insan olduğunu gösterdi bize... Türkiye’nin kendisi için ne kadar özel olduğunu vurguladı, uzun süredir buralara geldiğini keyifle anlatıp “Türklerle harika bir ilişkim var. Burada kendimi bir ailede gibi hissediyorum.” dedi... Her gelişinde bu ailenin büyümesinden duyduğu mutluluğu da gösterdi bize... “Biz insanlarla birer sevgiliyiz. Bence Türklerle her zamankiden fazla, harika bir ilişkim var.” dedi... Peki Mersin nasıl dediğimizde vakitsizlikten yakınarak çok fazla göremediğini belirtti ama çok pozitifti yine ve büyü dedi yaşanan duruma: “Bence her şey çok hızlıydı. Bir tür büyü gibi bir şeydi. Bu büyü içinde, şuan buradayım. Ama insanlar hakkında konuşabilirim çünkü burada insanları hissettim. Gerçekten inanılmazlar"... Olmazsa olmaz Türkiye’den favori sanatçınız kim sorusunun yanıtı da "Fahir kalbimde çok özel bir yere sahip. O gerçekten çok özel biri. Onu çok önceden tanıdım. En son New York'ta görmüştüm. Onunla gerçekten bir şeyler yapmak isterim. Çünkü kalbimde güzel şeyler hissettiriyor" cevabıyla Fahir Atakoğlu oldu...

Biletleri haftalar öncesinden tükenen konser aynı zamanda şehre yeni bir mekanın tanıtımını yapmış oldu... Mersin’in en önemli eksikliklerinden biri olan çağdaş bir gösteri merkezi sorunu şimdilik çözülmüş görünüyor... 

Gelelim konsere... Aslında çok fazla söylenecek ya da anlatılacak bir şey yok... Sözleri de kendisine ait olan şarkıların ilhamını ‘deneyimlerinden’ aldığını söylüyor. Flamenko’yu Caz ile bir araya getirerek farklı bir boyuta taşıyor ve şarkılarını adeta yaşayarak söylüyor... Bu hepimizin bildiği şeyler ama öyle bir gece oldu ki, tüm bu lafların ötesine geçtik... O farklı boyutta yarattığı büyüye öyle bir katıldık ki, belki de yeni şarkılara ilham kaynağı olduk... 

Büyük bir alkış tufanı arasında sahneye çıkan Buika, yaklaşık iki saat boyunca sahnede yükseldikçe yükseldi, hepimizi büyüledi... Ağırlıklı olarak yeni albümü “La Noche Mas Larga”dan söyledi ama kuliste belirlediği playliste pek uymadı sanki... Bir parmak hareketiyle başlattığı ritmin üzerine kapattı gözlerini, o söyledi biz de peşinden gittik götürdüğü yerlere... Öyle bir büyü, öyle bir ses... Şarkı aralarında teşekkür etmeyi de, konuşmayı da ihmal etmedi... Ertelemeye sebep olan hastalığını anlattı girdi doğaçlama şarkıya... Büyülü mekan, güzel gece, hepinizin enerjisini aldım dedi girdi doğaçlama şarkıya... O an ne hissediyorsa onu söyledi, kendi şarkılarını klasiklerle harmanlayarak bambaşka bir konser yaşattı salonu dolduranlara... Önceleri sessiz olan ve alkış için şarkı sonlarını bekleyen salonun coşmasıyla değişti tüm boyut... Alkışlar arttı, ıslıklar inletti, mutlu oldu Buika... Mutlu oldukça coştu... Coştukça yükseldi hepimizin enerjisi... Taa ki, eşlik eden müzisyenleri bize tanıta dek... Müzik ziyafetini çekmiştik ama yetmemişti kimseye... Yeniden alkış yağmuru, ıslıklar... İlk bis... İyice coştu Buika, nereye götürdüysek onu, dakikalarca kaldı orda... Yeniden selam verdi... Yine alkış tufanı... Döner mi dönmez mi düşünceleri arasında, ekip elemanlarının sahneyi toplamaya adım attığı anda, döndü sahneye... Tam çıkmak üzereyken yakalandık ve toplandık sahne önüne... Yorgundu, gözlerinden okunuyordu ama mutluluktan yorulmuştu... Zor günlerin ardından kavuşulmuş bir sevgiliye dokunmanın, sarılmanın mutluluğuydu bu... Son şarkıya da öyle bir girdi ki, sanki en büyük hediyeyi verir gibi... En büyük sırrını verir gibi... Geceyi bizim için kutsamıştı, unutulmaz bir konserin son şarkısındaydık... Aileyiz demişti, haklıydı ve aile üzerine düşeni yaptı... Şarkı bitti, fotoğrafta gördüğünüz o çiçekler yağdı sahneye... Dakikalarca hem de... Alkışlar, ıslıklar, bravolar... İki adım geriye çekilip gururla bizi izleyen Buika’nın unutulmaz anı da o andı... Örttü yüzünü, devirdi başını ve hüngür hüngür ağladı... Hangi sıkıntıyı attı bilemiyoruz ama attı... 

Tutkuyla söylenen aşk şarkıları, Mersin seyircisinin tutkusuyla birleşince böyle bir final yaşattı herkese... Ne o, ne biz asla unutamayacağımız bir geceyi paylaştık... Müziğin büyüsü dediğimiz de böyle bir şey değil miydi sahi?


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template