♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Çocuk ve Doğa İlişkisine Dair Bir Rehber : Ekofobiyi Aşmak

Toplumun büyük kesimi, günlük hayatın koşuşturması içinde, bu küresel meselelere duyarsız kalırken, önemli bir kesimi ise ‘bir şey yapmalı’ diyerek, harekete geçti. Başta öğretmenlerin çabası ile, küresel ekolojik felaketlerin, okullara ve zamanla müfredata girmesi, yeni nesillerin yeni kavramlarla ve sorunlarla tanışmasıyla sonuçlandı. Ekofobi kavramıyla da böylece tanışmış olduk. Yakın çevresinde küçük çocuk olan şehirliler, bu çocukların doğayla aralarında herhangi bir bağ olmadığını, dikkatle bakarlarsa hemen fark ederler. Bu kopuş zaman zaman rasyonalitesini kaybeder; kara sinekten korkan çocuklar gibi. Dalından bir meyve koparıp yemeyi reddeden, marketten satın almayı tercih eden çocuklar gibi. Doğadan bu kopuşun çok farklı nedenleri var. Şehirde artık hiç Yer’e basmayan ve hijyen takıntılı anneler bunun önemli nedenlerinden ikisi.

Peki bu sorunu nasıl aşarız sorusunun cevabını, David Sobel “Ekofobiyi Aşmak : Doğa Eğitiminde Kalbin Yeri”yle veriyor... Kitap, İlknur Urkun Kelso’nun çevirisiyle Yeni İnsan Yayınevi etiketiyle raflarda yerini aldı...

David Sobel, öğretmenlere ve ebeveynlere çocukların doğal yatkınlıklarına hitap eden çevre eğitimi stratejileri sunmaktadır. Kitabın anlaşılır bir şekilde ortaya koyduğu gibi; çocuk gelişiminin farklı aşamaları dikkate alındığı taktirde, farklı yaş gruplarındaki çocukların algısal becerilerini ve psikolojik ihtiyaçlarını göz önünde tutan, uygun çevre aktiviteleri ve erişilebilir ekolojik kavramlar bulunabilir.  Buradaki püf nokta, dünyanın içinde bulunduğu sıkıntıların yükünü çocukların omuzlarına bindirmeden önce, onların kendi evlerinin civarındaki doğa ile yakın bir ilişki kurmasına izin vermektir. Çocuklar fiziksel ve duygusal olarak doğa ve “çevre” ile aralarında bir bağ hissettikten sonra olguları araştırma ihtiyacını zaten kendiliğinden hissedecek ve hem geçmiş nesillerin bıraktığı yaraları sarmayı, hem de gelecek için uygulanabilir, sürdürülebilir pratikler ve politikalar geliştirmeyi görev edineceklerdir.

Aytaç Timur’un sunuşuyla açılan kitap, 18 bölümden oluşuyor... Timur konunun önemi şu sözlerle anlatıyor; “Ekoloji çocuk için bir fobi değil, bir tad alma, hatta oyun oynama alanı olmalı. Oyun oynayarak öğrenebilmeli ve oyun oynayarak öğretebilmeli. Elinizdeki kitap, bu çok yeni ekofobi kavramı üzerine Türkçe'deki ilk yayın. Hem pek çok öğretmen, hem de pek çok veli ne zamandır öğrencilerin bu yeni fobisinin farkında. Ama bu sorunu önce doğru bir şekilde analiz etmek, ardından çözüm önerileri sunmak ve hayata geçirmek gerekiyor. Ekofobi'yi yayın listemize bu amaçlarla aldık. İyiyi hedeflerken, çok zaman hiç umulmadık sonuçlarla karşılaşmak mümkün. Öğretmenlerimize ve duyarlı velilerimize değerli bir kaynak sunduğumuzu düşünüyoruz.”

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template