♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: Brick Mansions / Yasak Bölge

Luc Besson’un yazıp eşe dosta yönettirdiği filmlerin şimdilik sonuncusu olan “District B-13” uyarlaması “Brick Mansions”, “Yasak Bölge” adıyla 16 Mayıs’ta gösterime giriyor...

Luc Besson ve Bibi Naceri’nin senaryosunu yazdığı, Pierre Morel’in yönettiği 2004 yapımı “Banlieue 13” büyük beğeni kazanmış ve yönetmenin çıkışına da sahne olmuştu... Amerikan uyarlamasına da aynı ikili imza atmış... Yönetmen koltuğundaysa Camille Delamarre oturuyor... Uzun yıllardır sektörün içinde olan, filmlerde, müzik videolarında ve reklamlarda editör olarak çalışan Delamarre ilk uzun metraj yönetmenlik denemesinde... “Taken 2”, “Transporter 3” ve “Colombiana” gibi filmlerdeki çalışması düşünülürse pek yabancılık çekmeyeceği, ilk olmayacağı açık... Oyuncu kadrosundaysa ilk olarak Paul Walker göze çarpıyor... Oyuncunun ölmeden önce çekimlerini tamamladığı son film olması bakımından filmin ayrı bir yeri bulunuyor... David Belle, RZA, Gouchy Boy ve Catalina Denis de kadronun öne çıkan diğer isimleri...

Filmin konusuna gelince... Detroit’te, güzel günlerden kalma tuğla evler artık sadece en azılı suçlulara ev sahipliği yapmaktadır. Polis, şehrin geri kalanını korumak için bölgeyi devasa duvarlarla çevirmiştir. Polis Damien’in her günü mücadele ederek geçmektedir. Uyuşturucu mafyası lideri Tremaine, dürüst yaşamaya çalışan eski mahkum Lino’nun sevgilisini kaçırınca Damien, Lino’nun yardımını kabul eder. Şimdi ikisi birlikte, bütün şehri yok edebilecek sinsi bir plânı durdurmak zorundadır.

Brick Mansions Fransa’da çok sevilen District B-13 ve District 13: Ultimatum filmlerinden uyarlandı. Heyecan verici Parkur numaraları bu filmleri çoğu aksiyon filminden ayrı bir yere koyar, özellikle disiplinin eş kurucularından biri olan David Belle filmlerde rol aldığı için. Parkur, ya da engelleri aşmak için sadece insan bedenini kullanarak bir ortam içinden mümkün olduğunca süratli ve etkin şekilde geçme sanatı, bir dizi fiziksel iş olarak daha çok bir zeka oyunudur. Bu konseptin District B-13 ve District 13: Ultimatum filmlerini yazıp yöneten ve Taken ve The Transporter gibi insanı hop oturtup hop kaldırtan filmlerle inanılmaz başarılara imza atan Luc Besson için ne kadar heyecan verici ve zorlayıcı bir bileşim olduğu ortaya çıktı. Hikayenin İngilizce yeniden anlatımının zamanı geldiğinde, Besson Camille Delamarre’a ulaştı.

Kariyerine editör olarak başlayan ve Brick Mansions ile ilk yönetmenlik deneyimini yaşayan Delamarre ilk filmlerin hayranıydı ve hitap ettiği kitlenin tüm dünya olduğunu dile getirmekteydi. “District B-13 ve District 13: Ultimatum tüm dünyada büyük başarı kazandı. Bu filmler hakkında ABD, Kanada veya Fransa’da pek çok kişiyle konuştum, filmler çok güzel geribildirimler aldı ve çok rağbet gördü. Yani bir Amerika uyarlamasını yapmamız şaşırtıcı değil,” şeklinde konuştu.

Delamarre filmi geliştirmenin başlangıç safhalarında Besson’la yakın işbirliği içinde çalıştı ve usta film yapımcısının ona güvenine ve kılavuzluğundan büyük feyzler aldı. Delamarre, “Luc’la çalışmak büyük keyifti. Ona çok büyük saygı duyuyorum ve ondan çok fazla şey öğrendim. Ön prodüksiyon aşamasında birlikte senaryoyu gözden geçirdiğimiz iki gün geçirdik. Bana filmi ilk yazdığı zamanki vizyonunu ve ne beklediğini anlattı. Hikayenin belli kısımlarını daha da geliştirdik; fikirlerim konusunda da çok teşvik ediciydi. Onunla bu kadar yakından çalışmak benim için inanılmaz bir fırsattı” diye anlatıyor. Esasında, bu ilişki tüm prodüksiyon boyunca sürdü. Filmde yapımcı olarak Besson’ın adının geçmesi, ilk kamera arkası deneyimini yaşayan Delamarre’i içini rahatlatmıştı. “Tüm süreçte son derece destekleyiciydi, ki bu benim için adeta sihirli bir iksirdi. Prodüksiyon tarafında, soracağım her soruyu yanıtlamak veya her sorunu çözmek için oradaydı” diye ekliyor.

Tipik Besson prodüksiyonu... Eğlenceli, sıkılmadan izlenebilir ama iz bırakmayan filmlerden biri daha... Zamanında gişedeki Amerikan filmleri istilasını kırmak için üstün körü alternatifler üretmeye başlayan ve karşılık bulunca seri üretime geçen Besson, artık alternatifini Amerikan pazarına uyarlayacak hale gelmiş durumda... Bu anlamda başarısının kanıtı filmlerden biri var karşımızda, hakkını teslim etmek lazım... Bir ara dvdsi marketlerin indirim sepetlerinde bolca bulunan orijinal filmi izlemeyen kalmamıştır sanırım... Yeniden izlemek için bir sebep yok ortada... 25 Nisan’da Amerika’da gösterime giren film, ikinci haftasında bütçesini çıkarıp kar etmeye başladı ve iyi eleştiriler alıyor... Orijinal filmi unutanların hafızasını tazeleyecek fragmanı görünce ne kadar gereksiz bir yeniden çevrim olduğu daha net anlaşılıyor... Öldürecek zamanı olanları filmle baş başa bırakıp kaçalım biz en iyisi, bozmayalım ağzımızı...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template