♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Hamili Blog Yakinimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamili Blog Yakinimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kitap Kurtlarına Yeni Sosyal Platform: Neokur.com

Pazartesi, Ağustos 12, 2013
Okuyan, düşünen ve fikir üreten nitelikli internet kullanıcılarını bir araya getiren yeni bir sosyal platform var artık... İyi bir kitap okurunun ne kadar ihtiyaç duyduğu tartışılır ama okur olmakla kalmadığımız, sürekli yeni kitaplar peşinde koştuğumuz, haklarında yorum yaptığımız dönemde önemli bir ihtiyacı giderecek gibi görünüyor Neokur...

Kitap kurdu biri olarak bu tür sitelere çok ilgi göstermem, pek haberimde olmaz bu yüzden... Okuyacağım kitabı seçerken yorumları da çok önemsemediğim için, kitaplar hakkında konuşma ihtiyacı duymuyorum çok fazla... Dolayısıyla bana attıkları mail ile haberdar oldum siteden... Üye olarak ilk denemeye giriştim, siteyi tanımak ve tanıtabilmek adına... Önce onların sözleriyle siteyi tanıtayım, sonra görüşlerimi eklerim...

Geçtiğimiz Haziran ayının sonunda yayına başlamış Neokur... Henüz çok yeni olmasına rağmen, kısa zamanda okurların dikkatini çekmeyi başarmışlar... Facebook, twitter gibi sistemleri tecrübe ederek beklentisi yükselen Türk kullanıcılarını tatmin edebilmek için gecelerini gündüzlerine katıp çalıştıklarının altını önemle çiziyorlar. Hatta kullanıcılarını memnun edebilmek için üyelerle birebir ilgilenen küçük bir ekip bile oluşturulmuş durumdalar... Ki, kayıt olur olmaz eksik kitaplar için yaptığım başvuruya süratle dönüş yapıp eklemelerinden net görülebiliyor bu durum...

Peki üye olunca neler oluyor derseniz; Uluslararası sitelerde sıkça görmeye başladığımız “Arkadaşlık Sistemi” ve “Zaman Tüneli” üzerine temellendirilen site kullanıcılarına okudukları, okuyacakları ve şu an okudukları kitapları kendi profillerine ekleyebilme, kitaplar, yazarlar, yayınevleri hakkında görüş ve önerilerini paylaşabilme, kendileri ile aynı zevkleri paylaşan diğer kullanıcılar ile tanışma fırsatı sağlıyor.... 

Okurlarla kalmıyor, yazarlar da bu yeni oluşumda yerlerini alıyorlar. Neokur ile okurlarından öneri ve eleştiri alma fırsatı yakalayan yazarlar, kendilerini ve kitaplarını okurlara ilk elden tanıtma ve onlarla kaynaşma imkanı elde ediyor. Ekip, fikir dünyamızın üreticileri olarak gördükleri yazar ve çevirmenlere çok daha aktif olabilecekleri modüller geliştirecekleri sözünü de veriyor ki, ilerleyen dönemde en önemli nokta bu olsa gerek...

Neokur’da yalnızca kitap ve yazarlarımız değil, bizlere dünyanın dört bir tarafından edebiyat eserlerinin ulaşmasını sağlayan çevirmenlerle de tanışma, onları okurlara yakından tanıtma fırsatı sunuluyor!

Ekip, Türkiye'de okur sayısının az olduğu fikrini kabul etmiyor... Kullanıcı kitlelerinin sadece kitap müptelaları olmadığını, okuma yazma bilen hatta yılda sadece bir kitap okuyan kitlenin dahi kendilerini sitede ifade etmeleri gerektiğini, böylelikle zamanla kişilerin okuma alışkanlıklarının ve kitap sevgisinin değişip gelişeceğini düşünüyor.

"Her hayat bir romandır." fikrine inanan ekip okumanın bir amaç değil araç olduğunun farkında. Amaçlarının kullanıcılarını gerek kitap incelemeleri gerekse yapılacak öykü yarışmaları vasıtası ile yazmaya yani üretime yönlendirmek olduğunu belirtiyorlar.  

Haziran sonu gibi başlamışlar ama Ocak 2013 başından beri yazılım ve tasarım işleri devam ediyormuş. Amaçlarını “internet kütüphanesi olmaktan çok sosyal bir platform haline gelmek” olarak açıklıyorlar... Yani kullanıcıların sadece girip okuduğu kitapları işaretlemesini değil, kendi zevklerine uygun paylaşımlar yapabilmesini, yeni arkadaşlıklar edinmesini, sosyalleşmesini istiyorlar... Bu düzenlemelerle kullanıcıların görüşleriyle beta aşamasının 2013’e sonuna dek sürmesini bekliyorlar... Önümüzdeki 6 aylık planda grupların açılması, kitap içi, yazar ve yayınevi sayfalarının geliştirilmesi, “neler oluyor?” bölümünün farklı bir yapıda zenginleştirilip tek başına güçlü bir kaynak haline getirilmesi (bir gazete sitesi mahiyetinde), kullanıcı profilinin ve içerde sunulan kişisel hizmetlerin geliştirilmesi gibi kalemler mevcut.

Ekibin açıklamasına göre, Neokur.com’un isteği Türkiye’nin okuyan kesminin habedar ve içinde olduğu en gelişmiş markalar üstü platformu olmak. Bu yüzden “Yayınevlerinden ya da online kitap satış sitelerinden gelen teklifler geri çeviriyoruz, kimsenin tekeline geçmemesi için uğraşıyoruz.” diyorlar...


Alfa sürümle birlikte kitap ve aksesuarları (e-book reader, lambalar, mobilyalar vb.) satışı da başlaması planlar arasında... Üyelere en uygun fiyatla ürün sunmak istiyoruz diyorlar... Üyeleri alfa sürecinde, sürekli indirim kuponları ve özel ayrıcalıklarla desteklemeyi amaçlıyorlar... Bu süreçteki en önemli amaçlarını da “Yayınevlerini elimizdeki okuyan kitlenin gücü ile köşeye sıkıştırıp daha uygun fiyatlar almak, kullanıcılarımızın istekleri doğrultusunda baskı uygulayabilmek ve sektörün büyümesini, dolayısıyla düzenli okur sayısını artırmak. Yayıncı ve dağıtımcıların çok da hoşuna gitmeyecek bir strateji yürütmeyi planlıyoruz ama uzun dönemde herkes için daha iyi olacak görüşündeyiz.” sözleriyle açıklıyorlar...

Gelelim siteyle ilgili görüşlerime... İnterneti ve sosyal medyayı olabildiğince iyi kullanıyor olsam da, iş kitaba gelince bir türlü teknolojiyle bağdaştıramıyorum... Bir türlü e-kitap okuyamıyorum örneğin... Sosyal medyanın içine kitabın dahil olmasına da henüz alışabilmiş değilim... Dolayısıyla sitenin benzeri yabancı platformlardan da haberim yok... O konuda bir karşılaştırma yapamayacağım ama, genel hatlarıyla başarılı bir site Neokur... Eksik kitaplar ve yazarlar eklendikçe, okur görüşleriyle okurların gözünde yerini alacağına şüphem yok... Dediğim gibi, biraz nazlı ve eski kafalı bir okurum ben... Ortaokul yıllarından bu yana düzenli şekilde okuyan ve kitap peşinde koşan biri olarak 25 yıl geçmiş, alışkanlıklarımda pek değişmiyor haliyle... Okuduğum tüm kitapları profilime eklemektense kitap okumayı yeğlerim ben... Kitaplardan bahsedeceğime, yenisine başlarım diyen okur tipiyim... Bu düşüncedeki biri olarak siteyle ilgili ben ne desem boş aslında, çok bana hitap eden bir site değil... Ama yeni okurlar için önemli bir site olduğunu düşünüyorum, yeni kitaplar keşfetmek için, kendileri gibi okurlarla tanışmak için zevkle kullanabilirler... İyi kitabın açtığı dünyalarda kaybolmanız dileğiyle, önermesi benden, denemesi sizden...


Robert Pattinson Onlardan Sorulur!

Perşembe, Ağustos 16, 2012
Kpk olarak içeriğimizde yer alan herşeye dair haberleri ilk duyuran olmak istiyoruz hep… Bunun için çabalıyoruz, farkettiğiniz üzere klipleri, haberleri, fragmanları sektörün önemli sitelerinden de önce veriyoruz… Bir tek istisna dışında… Aslında onlardan haberdar değildim, yayında 3.5 yılı geride bırakmışlar ama yolumuzun kesişmesi uzun zaman aldı… Google Alert’in bunda payı büyük elbette… Yayında beş yılı geride bırakmak üzere olan blog olarak içeriğin çalınmasına alışmışken, kaynak göstererek alıntı yapmalarıyla tanıdım onları… Çok profesyonel görünen ama amatör duygularını koruyan bir site olmaları dikkatimi çekince, sizinde dikkatinizi çeksin istedim...

Sürekli güncellemeleriyle fan siteleri arasında zor bir işi başaran, sosyal medyada da aynı özeni gösteren “robertpattinson-tr.com”, siteler için en zor işlerden biri olan ücretli üyelik sistemini de hayata geçirebilmiş ender sitelerden biri olarak göze çarpıyor. Sitenin admini sevgili Alice ile sitenin kuruluş ve ilerleme macerasını konuştuk…

“Tamamen biraz eğlenelim, hem öğrenmiş de oluruz, değişiklik olur diye çıktığımız yolda, aslında amatör olup, ancak dışarıdan profesyonel görünen bir siteyiz biz.” diye söze başlıyor Alice… Alice derken hemen açıklayayım; ismi bende saklı… Bugüne kadar hep gizli kalmış, Alacakaranlık serisinden kendilerine seçtikleri isimle anıldıkları için aynen öyle devam ediyoruz.

Robert Pattinson-tr Nasıl Kuruldu?

Her şey bir kitabı okuduktan sonra filmini izlememiz ile başladı. 2008 yılında bir kısım eleştirmen tarafından kadınları etkilemek üzere yazılmış bir masal olarak tanımlanan ve dünyada her milletten ve yaştan dişiyi etkisi altına alan Alacakaranlık Efsanesi, benimle birlikte tam 7 arkadaşımı kendi evrenine götürdü. Filmi izledikten sonra kitaplarda okuduğumuz kalplerimize taht kuran Edward’ın etkisi ile Robert Pattinson hepimizi ayrı etkiledi. Bir baktık ki onun haberlerini takip ediyoruz, yapılan röportajlar, video söyleşilerle tanıdıkça onu daha da çok seviyoruz.

Birgün yabancı sitelerden birinde haberleri yayınlamak için bir kişi aradıklarının ilanını gördüm. Bir an başvursam mı diye düşündüm, sonrasında ise neden orada bunu yapalım ki, biz kendi sitemizi açsak diye düşündüm. 2009 yılının 13 Mart’ında alan adı alarak yola çıktık. Wordpress ile siteyi kendi başımıza deneye yanıla oluşturduk. Ve hep birlikte çalışarak 1 Nisan 2009’da www.robertpattinson-tr.com yayına başladı. Hepimizin Alacakaranlık karakterlerinden aldığımız bir adımız vardı. Ben Alice, sevgili Renesmee, Renee, Bella, Esme, Tanya ve Kate. Aslında niyetimiz, haberleri yayınlamak, birbirimize takılmak, kendi başımıza eğlenmekti.

Peki siteyi açarken bu kadar büyüyeceğini tahmin etmişmiydiniz?

Aklımızın ucundan bile geçmemişti. Aylar geçtikçe aramıza katılan yeni üyelerimiz ile çok samimi ve güzel bir platform oluşturduk. Birlikte çok güzel sohbetlerimiz, anılarımız oldu. Bir oyuncunun hayran sitesinden çok, bir şeyler yaratmaya çalışan, hikayeler, klipler, şiirler yazan, haftasonları belirlenen saatlerde bilgisayar başına geçip, o haftaya özel konularda yorumlarını paylaşan kocaman bir aile olduk.

Siteyi kurarken birlikte yola çıktığımız arkadaşlarımızdan 4 tanesi hayatın temposu içerisinde siteye zaman ayıramaz oldular. İlk başta 3 kişiye düştük. Bu arada diğer iki arkadaşım da siteden uzaklaştı. Bir süre tek başıma götürdükten sonra sitemizin üyelerinden sevgili Stoker’den bana yardım etmesini istedim. O da kabul etti. Güzel enerjisi ile siteyi neredeyse tek başına götüren Stoker’e artık ben yardım ediyorum. Özellikle ücretli üyelik döneminden sonra azalan yönetim ve kontrol ihtiyacı sayesinde ikimiz siteyi yürütmeye yetecek zaman ve enerjiyi bulabiliyoruz.

Bu kabuk değişimi ve büyüme sırasında ne gibi zorluklar yaşadınız?

Siteyi bir grup arkadaşımla birlikte eğlenmek amacı ile kurduğumuzu anlatmıştım. Site açıldıktan 1 ay sonrasında inanılmaz hızla artan üye ve ziyaretçi sayımız yüzünden sunucu hizmeti aldığımız kuruluş trafiğimizin çok arttığını bahane ederek, siteyi kapattı. Ardından bir arkadaşımızın yardımı ile şu an hizmet aldığımız sunucuya geçtik. Her ayın ortasında tükenen bandwidth ile kapanan siteyi sürekli ilave ödemeler yaparak açık tuttuk.

Masraflar arttıkça, siteye reklamlar almaya çalıştık. Gerek bireysel çabalarımız, gerekse Google’un reklam hizmetleri ile maalesef ki bir yere varamadık. Site bizim için o kadar keyifli bir hobi haline gelmişti ki, bir şekilde o masrafları karşılamaya razı olduk.

Ancak üye sayımız arttıkça yönetim gereksinimleri, dolayısıyla kontrol amacı ile sitede geçirmemiz gereken zaman arttı. Kimsenin birbirini kırmaması adına, sürekli denetlemelerle kırıcı ve kötü amaçlı yorumları engelledik. Ancak özellikle çok genç ve yaşları gereği ateşli bir grupla uğraşmak gerçekten kolay değil. Çabaladıkça, en çok biz kırıldık. Siteyi huzur içinde tutmak adına öfkeli üyeler bizimle uğraşır oldular. Her gün öfke dolu pek çok mail aldık.

En sonunda geldiğimiz noktada amacımız hem üyelere daha sıkı bir denetleme mekanizması getirmek, yani kavga ve hatta haber hırsızlığı amaçlı gelenlerin önünü kesmek, hem de sitenin kendisini döndürmesini sağlamaktı.

Böylece siteyi ücretli hale getirmeye karar verdik.

En zoru ücretli üyelik sistemini işler hale getirmek, nasıl başardınız?

İlk başta özellikle sorun çıkarmak isteyen takipçilerimizden çok tepki alan bu gelişme, bizim dertlerimize çare oldu. Sitede olmak istedikleri, bize ve yaptıklarımıza saygı duydukları için bizimle birlikte olan üyelerimizle bugün sitemiz 3,5 yılı geride bıraktı.

Robert Pattinson’ın sadece Alacakaranlık Efsanesi kaynaklı hayranı olan takipçileri kendilerine yeni yıldızlar buldular. Geriye onu oyunculuğu ve kişiliği için seven ve takip eden kemik kitle kaldı. Bu kemik kitleden 30-50 tanesi sitemizin devamlı üyeleri arasında yer alıyor. Böylece sitenin yıllık giderleri karşılanıyor, biz yöneticiler de huzur içinde haberleri ve röportajları Türkçe’ye çevirip paylaşıyoruz. Amacımız sevdiğimiz oyuncuyu takip etmek ve yaptıklarını duyurmak olduğu için, zamanımız ve enerjimiz yettiği müddetçe buna devam edeceğiz…


Fragman ve röportaj videolarına altyazı ekleyerek yayınlayan site, “Robert Pattinson hakkındaki haberleri en doğru şekilde Türk hayranlarına iletme…” amacıyla yayınını sürdürüyor… 5 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısıyla bunu başardıklarını gösteriyorlar…

Kendi deyimiyle “hayat koşturmacasında siteyi farklı bir pencere olarak gören ve orada bir mola veren” sevgili Alice nezdinde yönetici ve okur kitlesine tebrikler… Başarıları daim olsun…


Hamili Blogger Yakinimdir!

Pazartesi, Ocak 31, 2011
Efenim, şunun sırasında kaç kişiyiz ki... Bu blogger denen mecra koca derya olmuş artık... Her türde blogun arasında kaybolmak mümkünken, ilgi gösterilecekleri ıskamalak bolca mümkün... Bir ara birbirini mimleme işleri falan vardı, arkadaşları önerirdi birbirine falan ama şimdi ne durumdadır bilmiyorum... Daha uygun başlıkla ufaktan yapalım bir tanıtım, tanıtalım bir blog olsun bitsin işte...

Sözün özü, tanıdığım, sevdiğim bir arkadaşımın, okumaktan keyif aldığım yazıları tazecik bloglanmış... E şimdi sıkılıp vazgeçer o neme lazım... Hemen destek çıkmalı ki, daha çok yazsın, bloggerı mora bulasın dii mi ama, fena mı olur hem...

Bir alttaki entry'de ordan bu arada, daha fazla okumak için resme tıklamak yeterli...


 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template