♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Gösterim Programı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gösterim Programı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rus Sinemasının Yaşayan Efsanesi Kira Muratova Mart’ta Pera Film’de

Pazartesi, Şubat 22, 2016
Pera Film, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Rus sinemasının en önemli kadın yönetmenlerinden Kira Muratova’nın filmlerinden oluşan “Gölgede Kalmış Aşk” başlıklı programı sunuyor. Sinemanın tüm kalıplarını reddeden efsanevi yönetmen Muratova’nın 6 uzun metrajlı filmi izlenebilecek. 

Pera Film’in, 5 Mart’tan itibaren yer vereceği Kira Muratova filmleri seçkisi “Gölgede Kalmış Aşk” başlığı altında gerçekleşiyor. 19 Mart’a dek izlenebilecek film programında sanatçının “Kısa Karşılaşmalar”, “Tutkular”, “Astenik Sendrom”, “Akortçu”, “Üç Hikaye” ve “Çehov’un Motifleri” adlı filmleri yer alıyor.

“Rus sinemasının yaşayan bir efsanesi” olarak kabul edilen Kira Muratova 1934 Moldovya doğumlu. Sovyet döneminde yapıtları ideolojik koşullara uyum sağlayamayan sanatçı, bugün de ticari trendleri yakalayamıyor. Son 55 yılda yaptığı 20 film, toplumun en temel özelliklerini dile getirme konusunda farklı bir estetik ve benzersiz bir beceri ortaya koyuyor. 

Savaş sonrası Sovyet/Rus sinemasının en önemli sinematografilerinden birini yaratan Muratova’nın başı hep sansürle belaya girdi, bir dönem Sinemacılar Sendikası’ndan ihraç edildi. Sonunda glasnost dönemi başladığında yeni bir kuşak tarafından keşfedildi. 1987’de filmleri ilk kez Sovyetler Birliği dışında gösterildi ve başyapıtlar olarak alkışlandı. Günlük yaşamın acımasızlığını sansasyonelliğe ya da ahlakçılığa düşmeden aktardığı filmleriyle hayranlık uyandıran Kira Muratova, her döneminde iktidarı rahatsız etmeyi sürdürdü. 

Muratova, film programında yer alan “Kısa Karşılaşmalar”da korkunç konutları, kamu tesislerinin yokluğunu, şanslarını şehirde denemek için kırsalı terk etmiş genç işçilerin büyüyen umarsızlığını yansıtıyor. Glasnost dönemine dek yasaklanan ve rafa kaldırılan film, günlük Sovyet yaşamına yönelttiği korkusuz bakış ve serbest ahlak yaklaşımıyla sansür yetkililerini çok rahatsız etmişti. 

Muratova’nın en sıradışı filmi “Tutkular”, sirk performansçısı Violetta’nın öyküsünü yansıtıyor. Bu film, yönetmenin Rusya’daki en popüler filmi oldu ve 1994’te Nikka (Rus Oscarı) En İyi Film Ödülü’nü kazandı. 

Belgesel, fars, melodram, kara komedi, toplumsal sorun filmi ve psikolojik portre biçemlerini bir arada kullanan “Astenik Sendrom”, benzersiz ve türünün tek örneği bir film… Sovyet yaşamı ve tarihine yönelik epik ama son derece kişisel bir tepki olarak tanımlanan film 1990 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazandı.

Yüzyıl başı Rus dedektiflerinden birinin anılarından yola çıkan bir ‘polisiye melodram’ olan “Akortçu”, zeki ama beş parasız müzik öğrencisi ve piyano akortçusu Andrey’in öyküsünü yansıtıyor. ”Üç Hikaye”, birbirine ortak bir cinayet temasıyla bağlanan üç kısa filmden oluşuyor ve yüksek kültürün klasiklerine esprili göndermeler yapıyor. “Çehov’un Motifleri” ise ünlü yazarın iki yapıtından, “Tatiana Repina” adlı oyundan ve “Zor İnsanlar” adlı öyküden yola çıkıyor.

Kira Muratova: Gölgede Kalan Aşk  5 – 19 Mart 2016
5 Mart Cumartesi  19:00 Kısa Karşılaşmalar / Brief Encounters
6 Mart Pazar 
14:00 Tutkular / Passions
17:00 Akortçu / The Tuner 
8 Mart Salı 19:00 Tutkular / Passions
9 Mart Çarşamba 19:00 Astenik Sendrom / The Asthenic Syndrome 
11 Mart Cuma
18:00 Kısa Karşılaşmalar /Brief Encounters
20:00 Akortçu / The Tuner 
13 Mart Pazar 
14:00 Çehov’un Motifleri / Chekhov's Motifs
16:00 Üç Hikaye / Three Stories 
19 Mart  Cumartesi 
14:00 Astenik Sendrom / The Asthenic Syndrome 
17:00 Üç Hikaye / Three Stories 

Her gösterim indirimli müze giriş bileti (10 TL) ile izlenir. Pera Müzesi Dostları'na ücretsiz. Yerler sınırlıdır ve numaralı değildir. Rezervasyon alınmamaktadır. Biletler biletix’ten (www.biletix.com) temin edilebilir. 


12. İstanbul Japon Filmleri Festivali Akbank Sanat'ta

Salı, Ocak 26, 2016
12. İstanbul Japon Filmleri Festivali, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu, Japan Foundation ve Akbank Sanat’ın işbirliği ile Şubat ayında sinemaseverler ile buluşacak.

Festival boyunca yönetmen Naomi Kawase’nin başyapıtlarından “AN” ve yönetmen Hayao Miyazaki’nin son eseri olan 37. Japonya Akademi Ödülleri animasyon ödülü, 41. Annual Annie Awards en iyi senaryo ödülü başta olmak üzere çok sayıda uluslararası ödül kazanan “Rüzgar Yükseliyor” gibi, günümüz Japonya’sını tanıtan altı film gösterilecek.


ETKİNLİK: Akbank Sanat Sinema Kuşağı - 12. İstanbul Japon Filmleri Festivali
Yer: Akbank Sanat
Etkinlik ücretsizdir
** Filmler, orijinal dillerinde (Japonca) ve Türkçe altyazılı gösterilecektir.

An
Tarih: 3 Şubat 2016, Çarşamba  saat: 20:00
Tarih: 4 Şubat 2016, Perşembe  saat: 19:00
Yönetmen: Naomi Kawase
Oyuncular: Kirin Kiki, Masatoshi Nagase
Yapım: 2015, 113 dk.
Sentaro, içine An (kırmızı tatlı fasulye ezmesi) konulan Japon tatlısı dorayaki satan küçük bir pastane işletmektedir. Bir gün yaşlı bir kadın, Sentaro’ya dorayaki yapımında yardım etmeyi teklif eder. Kadın, gizemli tarifi ile ünü dört bir yana yayılan olağanüstü dorayakiler yapar. Sentaro’nun mütevazı küçük pastanesi yaşlı kadının sihirli dokunuşu ile artık bambaşka bir yere dönüşmüştür. Zamanla pastacı Sentaro ile yaşlı kadın leziz dorayakiler yaparken, bir yandan da birbirlerinin kalplerine dokunup, yaralarını sardıklarını fark edeceklerdir. Naomi Kawase’nin yönetmenliğini yaptığı An, 68. Cannes Film Festivali açılış filmleri arasındadır. 


Çiçeklerin Ardından (Hana no Ato)
Tarih: 5 Şubat 2016,   Cuma saat:16:00
Tarih: 12 Şubat 2016, Cuma saat: 19:00
Yönetmen: Kenji Nakanishi
Oyuncular: Keiko Kitagawa, Masahiro Koumoto
Yapım: 2010, 107 dk.
Unasaka bölgesinde bahar zamanı açan kiraz çiçeklerinden büyülenmiş olan Ito, genç samuray Magoshiro ile karşılaşır. Babasının kılıç kulanmayı öğrettiği Ito’nun, Magoshiro’nun devam ettiği dövüş okulundaki en iyi öğrencileri yendiği söylenmektedir. Magoshiro’nun Ito’yu düelloya davet edeceği zaman yaklaşmaktadır. Ito, Magoshiro’dan hoşlansa da babası başka biriyle nişanlanmasını istediği için  bu aşktan vazgeçmeye çalışır. Birkaç ay sonra Soshiro’un bir tuzağa düştüğünü ve sonra intihar ettiğini öğrenen Ito, intikam almaya karar verir.


Benim Küçük Çiçeğim (Mugiko-San To)
Tarih: 5 Şubat 2016,   Cuma saat:19:00
Tarih: 13 Şubat 2016, Cumartesi saat: 19:00
Yönetmen: Keisuke Yoshida
Oyuncular: Maki Horikita, Ryuhei Matsuda, Kimiko Yo
Yapım: 2013, 95 dk.
Seslendirme sanatçısı olmak isteyen Mugiko, ağabeyi ile birlikte yaşamaktadır. Yıllar önce onları terk eden anneleri geri döner, ancak hasta olduğundan yakında hayatını kaybedecektir. Mugiko, annesinin küllerini gençlik yıllarını geçirdiği kasabaya götürür. Annesine çok benzeyen Mugiko’nun gelişiyle birlikte kasaba hareketlenir. Kasabalılar ile görüşen Mugiko, annesinin hiç bilmediği yönlerini öğrenir. 


Hayatın Anahtarı (Kagidorobo No Method)
Tarih: 6 Şubat 2016,   Cumartesi saat:19:00
Tarih: 12 Şubat 2016, Cuma       saat: 16:00
Yönetmen: Kenji Uchida
Oyuncular: Masato Sakai, Teruyuki Kagawa, Ryoko Hirosue
Yapım: 2012, 128 dk.
35 yaşlarında fakir bir oyuncu olan Sakurai, bir gün hamamda düşerek hafızasını kaybeden zengin Kondo’nun anahtarını çalar ve onun yerine geçer.  Aslında bir katil olan Kondo, gizemli bir hayat sürmektedir. İki adamın hayatları tamamen değişirken, Bayan Kanae’denin de işin içine girmesiyle birlikte üçünün kaderleri hiç ummadıkları yerlere kaymaya başlar.  


Rüzgar Yükseliyor (Kazetachinu)
Tarih: 6 Şubat 2016, Cumartesi saat:16:00
Tarih: 11 Şubat 2016, Perşembe saat: 19:00
Yönetmen: Hayao Miyazaki
Yapım: 2013, 126 dk
Hayao Miyazki’nin yazıp yönettiği 2013 yapımı anime film olan Rüzgar Yükseliyor, başarılı bir uçak mühendisi olmak isteyen Jiro’nun hikayesini anlatıyor. Jiro, küçüklüğünden beri güzel uçaklar tasarlamak isteyen, öğrenmeye hevesli bir gençtir. En büyük idolü İtalyan uçak tasarımcısı Caproni’dir. İtalyan tasarımcı Caproni'dir. Miyop olduğundan pilot olamayan ancak uçmaya büyük bir ilgi duyan Jiro, büyük bir Japon uçak firmasında işe alınır. Bu andan itibaren film Jiro’nun yaşadıklarının yanında 1923 depremi, Dünya ekonomik bunalımı, Verem salgını ve Japonya’nın 2. Dünya Savaşının içine sürüklenmesi gibi büyük toplumsal olaylara da yer verir. Savaşın yaklaşmasıyla birlikte hayatı değişmeye başlayan Jiro, Naoko isimli bir kıza aşık ancak Naoko vereme yakalanır. Film, 37. Japonya Akademi Ödülleri Animasyon Ödülü ve 41. Geleneksel Animasyon ödülleri En İyi Senaryo Ödülü’ne sahiptir. 


Marnie Oradayken / Omoide no Marnie
Tarih: 11 Şubat 2016, Perşembe saat: 16:00
Tarih: 13 Şubat 2016, Cumartesi saat: 16.00
Yönetmen: Hiromasa Yonebayashi
Yapım: 2014, 103 dk.
12 yaşındaki Anna, astım tedavisi için akrabalarının yaşadığı, deniz kıyısındaki köye gider. Bir gün, terk edilmiş bir evin penceresinde kendisi gibi hüzünlü ve gizemli küçük bir kız olan Marnie’yi görür. Bu karşılaşmadan sonra ikisi arasında sır olarak kalacak garip olaylar meydana gelmeye başlar. Film, 38. Japonya Akademi Ödülleri Animasyon dalı mansiyon ödülü, 32. Chicago Uluslararası Çocuk Filmleri Festivali’nde Çocuk Jürisi Ödülü kazanmıştır. 


Pera Film’de Çehov’a Övgü Gökyüzü Işıldıyor!

Pazartesi, Ocak 25, 2016
Pera Film, Şubat ayı boyunca Çehov’un tanınmış yapıtlarının film uyarlamalarından oluşan “Gökyüzü Işıldıyor: Çehov’a Övgü” adlı programı sunuyor. Programda Çehov’un yapıtları ağırlıklı olarak Sovyet ve Rus yönetmenlerin merceğinden sunuluyor.

Pera Film’in, 29 Ocak tarihinden itibaren yer vereceği “Gökyüzü Işıldıyor: Çehov’a Övgü” başlıklı Çehov filmleri seçkisinde yer alan filmler 27 Şubat’a dek izlenebilecek. Seagull Films işbirliğiyle sunulan programda Rusya’nın en iyi çağdaş yönetmenlerinden Karen Şaknazarov, Andrei Konçalovski, Nikita Mikalkov gibi isimlerin yanı sıra, Nuri Bilge Ceylan’ın Çehov hikayelerinden esinlendiği “Kış Uykusu” ile Louis Malle’in hayata veda etmeden önceki son filmi 42. Sokakta Vanya da eşlik ediyor.

Çehov en önemli yapıtlarını 1894-1904 yılları arasında verdi. Bu dönem, sinema sanatının henüz ilk yıllarına rastlıyor. Çehov film senaryosu hiç yazmadı, ama yazdığı eserler ölümünden yıllar sonra tiyatronun olduğu kadar sinemanın da en etkileyici başyapıtları arasında yer aldı. İlişkilerdeki küçük değişimleri, duyguları, anıları ve hareketleri saptamadaki becerisi ile yapıtlarını sahnelemenin getirdiği zorluk ve gereklilikler göz önüne alındığında, sinemanın Çehov’un sanatına mükemmel fırsatlar sağladığı düşünülebilir. 

19. yüzyıl edebiyatının kilit sözcüklerinden biri “gerçekçilik” fikriydi. Sıradan, her gün karşılaşılan insanların zafer ve trajedilerine odaklanmaya çalışılıyordu. Çehov sahne yapıtlarında gerçekçilik fikrini uygulama konusunda çok kararlıydı. Bu sebeple ünlü yazarın kaleme aldığı oyunlarda bunu daha iyi gerçekleştirebilmek için yakın dostu Konstantin Stanislavski yönetimindeki Moskova Sanat Tiyatrosu, yepyeni bir oyunculuk yaklaşımı geliştirdi. Bu yaklaşım yıllar sonra ABD’de “metot oyunculuğu” olarak tanınacaktı.

“Gökyüzü Işıldıyor: Çehov’a Övgü” programında Rusya’nın en iyi çağdaş yönetmenlerinden Karen Şaknazarov’un “Altıncı Koğuş”u da yer alıyor; bir Çehov öyküsünün kışkırtıcı bir şekilde yeniden ele alındığı film, 2009 yılında Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film dalında Rusya’nın resmi adayı olmuştu. Programdaki diğer filmler arasında Andrei Konçalovski’nin “Vanya Dayı” versiyonu, kardeşi Nikita Mikalkov’un az bilinen bir Çehov oyunu olan Platonov’dan yola çıkarak yönettiği “Otomatik Piyano için Bitmemiş Parça” adlı filmi ile “42. Sokakta Vanya”  sayılabilir. Tatiana Repina’nın serbest bir uyarlaması olan “Çehov’un Motifleri”, Kira Muratova’nın en yenilikçi çalışmalarından biri olarak biliniyor. 

Gökyüzü Işıldıyor Çehov’a Övgü
The Sky Sparkles In Praise of Chekhov
29 Ocak / January – 27 Şubat / February 2016
GÖSTERİM PROGRAMI  
29 Ocak Cuma 19:00 Köpekli Kadın / The Lady with the Dog
30 Ocak Cumartesi 14:00 Vanya DayıUncle Vanya
6 Şubat Cumartesi 14:00 Otomatik Piyano için Bitmemiş Parça / An Unfinished Piece for the Player Piano
                               16:00 Altıncı Koğuş / Ward #6
7 Şubat Pazar 14:00 Çehov’un Motifleri / Chekhov's Motifs
10 Şubat Çarşamba 19:00 A Hunting Accident / Av Kazası
12 Şubat Cuma 20:00 42. Sokakta Vanya  / Vanya on 42nd Street
13 Şubat Cumartesi 14:00 A Hunting Accident / Av Kazası
                                 16:00 Köpekli Kadın / The Lady with the Dog
14 Şubat Pazar 15:00 Otomatik Piyano için Bitmemiş Parça / An Unfinished Piece for the Player Piano
19 Şubat Cuma 20:00 Çehov’un Motifleri / Chekhov's Motifs
20 Şubat Cumartesi 17:00 Vanya Dayı / Uncle Vanya
                                 19:00 42. Sokakta Vanya / Vanya on 42nd Street
26 Şubat Cuma 20:00 Altıncı Koğuş / Ward #6
27 Şubat Cumartesi 14:00 Kış Uykusu / Winter Sleep


Pier Paolo Pasolini 40. Ölüm Yıldönümünde Pera Film'de Anılıyor

Salı, Ekim 27, 2015
Pera Film, İtalyan Dışişleri Bakanlığı ve İtalyan Kültür Merkezi işbirliğiyle İtalya’nın en önemli isimlerinden sinemacı, şair, romancı, oyun yazarı, ressam, eleştirmen ve entelektüel Pasolini’yi ölümünün 40. yılında unutulmaz filmleri ile anıyor. 

Pera Müzesi’nde 4 Kasım’da başlayacak olan Pasolini film gösterimleri, 22 Kasım 2015 tarihine kadar sinemaseverleri ağırlayacak. 

Seçki, 4 Kasım Çarşamba günü Pasolini’nin yönettiği ilk film olan ve sokak suçları üzerine kurgulanmış öyküsünü beyazperdeye taşıyan “Dilenci” ile başlıyor. Klasik “Kral Oedipus” tragedyasının, karanlık ve sürükleyici yeniden anlatımıyla düzenlendiği “Kral Oedipus”; trajik bir fabl anlatımıyla İtalya’da hayatın kilise ile devlet arasındaki zıtlığına kapılmış bir baba-oğulun hikayesini anlatan “Şahinler ve Serçeler”in ardından; Pasolini’nin ikinci uzun metraj filmi olan ve İsa’yı kilisenin gösterişinden çıkarıp, toplumun dışına itilmiş bir İtalyan köylüsü olarak sunan “Matta’ya göre İncil” filmiyle devam eden seçkide, ünlü yazar Alberto Moravia ve tanınmış psikolog Cesare Musatti’nin etkileyici konuşmalarının yer aldığı, İtalya’da cinsellik üzerine sinema-gerçek üslubunda yapılmış bir araştırma olan “Aşk Buluşması” da yer alıyor. 

Pera Müzesi’nde izlenebilecek “Pier Paolo Pasolini: 40. Yıldönümü” film programında güçlü İtalyan Yeni Gerçekçilik geleneğine bağlı kalarak çekilmiş olan “Mamma Roma”, İncil’deki Lanetlenen İncir Ağacı hikayesine bir gönderme niteliği taşıyan “Aşk ve Nefret: Kağıttan Çiçek Bölümü”, Bernardo Bertolucci’nin, Tiber Irmağı kıyısında vahşice öldürülen Romalı bir hayat kadınının cesedinin bulunmasıyla başlayan ilk uzun metrajlı filmi “Korkunç Orakçı”, sinematik bir not defteri üslubunda anlatılan “Afrikalı Orestiade İçin Notlar” ile “Pasolini’nin Öfkesi” ve “Kehanet: Pasolini’nin Afrikası” da bulunuyor. 

Pier Paolo Pasolini 40. Yıldönümü Film Programı
4 Kasım
19:00 Dilenci / Accattone
6 Kasım
19:00 Aşk ve Nefret: Kağıttan Çiçek Bölümü / Love and Anger: The Sequence of the Paper Flower 
Aşk Buluşması / Love Meetings
21:00 Korkunç Orakçı / The Grim Reaper
7 Kasım
14:00 Kral Oedipus / Oedipus Rex 
16:00 Şahinler ve Serçeler / The Hawks and the Sparrows
8 Kasım 
14:00 Mamma Roma
11 Kasım 
19:00 Dilenci / Accattone
12 Kasım
19:00 Matta’ya göre İncil  / The Gospel According to St. Matthew
13 Kasım
17:00 Kehanet: Pasolini’nin Afrikası / Prophecy: Pasolini's Africa
19:00 Afrikalı Orestiade için notlar / Notes Towards an African Orestes
21:00 Kral Oedipus / Oedipus Rex
14 Kasım
14:00 Pasolini’nin Öfkesi / The Rage of Pasolini 
16:00 Matta’ya göre İncil  / The Gospel According to St. Matthew
15 Kasım
14:00 Korkunç Orakçı / The Grim Reaper
17:00 Afrikalı Orestiade için notlar / Notes Towards an African Orestes
18 Kasım
19:00 Şahinler ve Serçeler / The Hawks and the Sparrows
21 Kasım
12:00 Aşk ve Nefret: Kağıttan Çiçek Bölümü / Love and Anger: The Sequence of the Paper Flower +
Aşk Buluşması / Love Meetings
14:00 Pasolini’nin Öfkesi / The Rage of Pasolini 
16:00 Kehanet: Pasolini’nin Afrikası / Prophecy: Pasolini's Africa
22 Kasım
14:00 Mamma Roma

* Bu program kapsamındaki Pera Film gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon  alınmamaktadır. 


“Çarlardan Yıldızlara Fantastik Rus Sineması” Pera Müzesi’nde

Perşembe, Ekim 22, 2015
Pera Film, Seagull Films işbirliğiyle Rus sinemasının uzun soluklu fantastik bilimkurgu geleneğinin nadir filmlerini içeren “Çarlardan Yıldızlara: Fantastik Rus Sineması” programını 30 Ekim - 13 Aralık 2015  tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturuyor.

Pera Müzesi, bu ayki film programlarına Rus sineması ile devam ediyor.  Robert Skotak, Dennis Bartok ve Alla Verlotsky’nin küratörlüğünü üstlendiği “Çarlardan Yıldızlara: Fantastik Rus Sineması” programı 30 Ekim Cuma günü, Jakov Protazanov’un, gezegenler arası seyahati konu edinen ve A.N. Tolstoy’un romanından uyarlanan ilk uzun metraj sessiz filmi Aelita, Mars Kraliçesi ile başlıyor. 

Rus sineması, seksen yılı aşkın süredir bilimkurgu, folklorik fantezi ve absürdist mizahı kapsayan yaratıcı bir yönetmenlik geleneğine sahip birçok eğlenceli filme imza atıyor. Pavel Klushantsev’in Sovyet bilimkurgusunun meşhur ismi Aleksandr Kazantsev’in bir romanından esinlendiği Fırtına Gezegeni’yle devam eden “Çarlardan Yıldızlara: Fantastik Rus Sineması”nda Rusya’nın en çok sevilen filmlerinden biri olan Amfibi İnsan da yer alıyor. Rus sineması denince akla ilk gelen isimlerden Andrei Tarkovsky’in bugüne kadar yapılmış en derin ve etkili kült filmlerinden biri olan Solaris ve çok sevilen bir diğer eseri İz Sürücü de Pera Film’in yeni programındaki filmler arasında bulunuyor. Yönetmen Richard Viktorov’un, uzay gemisi Puşkin’in derin uzayda, cesetlerle dolu terk edilmiş bir gemi bulmasıyla başlayan öyküsünü konu alan Zor Yollarla Yıldızlara; Karen Shakhnazarov tarafından beyazperdeye kazandırılan ve Perestroyka döneminin en önemli filmlerinden biri olan Sıfır Kenti ile Alexei ve Fedorchenko’nun aya ilk ayak basan kişilerin Neil Armstrong ve Buzz Aldrin olmadığını anlatan sarsıcı film Aya İlk Basan da Pera Film’in  “Çarlardan Yıldızlara: Fantastik Rus Sineması” seçkisi arasında izlenebilir. 

Her gösterim indirimli müze giriş bileti (10 TL) ile izlenir. Pera Müzesi Dostları'na ücretsiz. Yerler sınırlıdır ve numaralı değildir. Rezervasyon alınmamaktadır. Biletler biletix’ten temin edilebilir.  

Çarlardan Yıldızlara Fantastik Rus Sineması
FİLMLER

Aelita, Mars Kraliçesi / Aelita, Queen of Mars
Yönetmen / Jakov Protazanov
Oyuncular / Yuliya Solntseva, Igor Ilyinsky, Nikolai Tsereteli
Sovyetler Birliği / 1924, 120’, siyah-beyaz / sessiz 
Gezegenler arası seyahat üzerinden ana olay örgüsünü kurgulayan ilk uzun metrajlı film Aelita, A. N. Tolstoy'un romanından uyarlandı. Zeki bir mühendis ve huysuz bir asker Kırmızı Gezegen’e yaptıkları yolculukta, orada insana benzeyen uysal canlıların yaşadığını ve gezegenin güzel Aelita’nın demir yumruğuyla yönetildiğini görürler. Bunun sonrasında ise olağanüstü bir kargaşa ortaya çıkar: Kahramanlarımız eve dönmeyi başarabilecekler midir? Filmin benzersiz set tasarımı Sovyet Konstrüktivizminin en canlı ve yaratıcı halini yansıtır. 

Fırtına Gezegeni  / Planet of Storms
Yönetmen / Pavel Klushantsev
Oyuncular / Vladimir Yemelyanov, Georgi Zhzhyonov, Gennadi Vernov
Sovyetler Birliği / 1961, 83’, renkli 
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Sıkıcı bir kaynağı –Sovyet bilimkurgusunun meşhur ismi Aleksandr Kazantsev’in bir romanını - temel alan yönetmen Klushantsev Sovyet parti siyasetini yansıtan diyaloglara mükemmel efektlerle güç katıyor. Kozmonotlar Venüs’e varmaları sonrası azgın volkanlar ve çeşit çeşit tarih öncesi yaratıkla (en akılda kalanı gıdaklayan ve hızlı hareket eden bir pterodaktil) karşılaşırlar.  Öte yandan, filmin yapımcıları bu filme yarı giyinik mağara kadınlarını eklemeyi unutmuşlardır. Bu ihmal, Tarih Öncesi Kadınların Gezegenine Yolculuk (Voyage to the Planet of Prehistoric Woman) (1968) adlı filmde hemen düzeltilmiştir: bunun sorumlusu gelecek vaat eden Peter Bogdanovich olacaktır. 

Amfibi İnsan  / The Amphibian Man
Yönetmen / G. Kazansky, V. Chebotaryov
Oyuncular /  Vladimir Korenev, Anastasiya Vertinskaya, Mikhail Kozakov
Sovyetler Birliği / Soviet Union, 1961, 95’, renkli 
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Bu film Rusya’nın en çok sevilen filmlerinden biridir (1962 yılında filme 62 milyon bilet satılmıştır ki bu bugünün Amerika’sında 520.000.000 dolarlık bir gişe gelirine denk gelir). Yakışıklı ve solungaçlı bir mutantın bu görece abartılı hikayesi tuhaf bir şekilde tasarlanmış bir sahil kıyısındaki kasabada inci avcıları, dolandırıcılar ve eski denizcilerin arasında geçiyor. 50’li yılların sonu 60’lı yılların başında çıkan Buzların Çözülüşü kitabının belki de en iyi ürünü sayılabilecek Amfibi İnsan gerçeküstü bir biçimde, Latin şarkı ve dans sahneleri, yüzünü siyaha boyamış Rus yıldızları ile dolup taşıyor: Gerçek olduğuna inanmak için görülmesi gerekiyor.

Solaris 
Yönetmen / Andrei Tarkovsky
Oyuncular / Natalya Bondarchuk, Donatas Banionis, Jüri Järvet
Sovyetler Birliği / 1972, 169’, renkli, siyah-beyaz
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Şüphesiz bugüne kadar yapılmış en derin ve etkili "janr" filmlerinden biri olan bu Tarkovsky başyapıtı her adımda bilimkurgunun sınırlarını zorluyor. Yönetmen fütüristik manzaralar yaratmakla çok ilgilenmiyor (filmin tek şehir sahnesi günümüz Tokyo’sunda çekilmiş) ve karakterlerin çorak "ruh manzaralarına" odaklanıyor. Filmin Hollywood’da son dönemde yapılmış ve hakkını veren yeniden çekiminde eksik olan hazlar ise filmin finalinde aynalı odanın yarattığı duygusal ikilemler ve Eduard Artemiev'in hayranlık uyandıran (ve basit synthesizerlarla çalınan) bestesi. 

İz Sürücü / Stalker 
Yönetmen / Andrei Tarkovsky
Oyuncular / Alisa Freyndlikh, Aleksandr Kaydanovskiy, Anatoliy Solonitsyn
Sovyetler Birliği / 1979, 163’, renkli , siyah-beyaz
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Solaris her ne kadar Tarkovsky’nin fantastik olanla uğraşının zirvesi olarak kabul edilse de, İz Sürücü filminin da birçok savunucusu vardır. Tartışmaya açık şekilde Tarkovsky’nin en erişilebilir filmlerinden biri sayılan bu felsefi masal Sovyet bilimkurgu yazarları Arkady ve Boris Strugatsky’nin romanının ana hatlarını izliyor. Gizemli bir Bölgede dilekleri gerçek kılan bir oda olduğu söylenmektedir. İz Sürücü bir ücret karşılığı sizi askeri kontrol noktaları ve daha bilinmeyen tehlikeleri atlatarak oraya götürecektir. Bu az ve öz filmin izlerini açık şekilde 28 Gün Sonra (28 Days Later) gibi popüler apokaliptik filmlerde görmek mümkündür.  

Zor Yollarla, Yıldızlara  / To the Stars by Hard Ways
Yönetmen / Richard Viktorov
Oyuncular / Yelena Metyolkina, Vadim Ledogorov, Uldis Lieldidz
Sovyetler Birliği / 1981, 118’, renkli 
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Daha önce hiçbir insanın gitmediği yerlere cesurca giden yıldız gemisi Puşkin, derin uzayda insana benzeyen canlıların çürüyen cesetleriyle dolu terk edilmiş bir gemi bulur. Fakat, mürettebatın bir üyesi hala hayattadır. Niya adlı gynoid (kadınsı canlı) artık ciddi bir çevre kirliliğine maruz kalan gezegeni Dessa’yı doğal güzelliğine kavuşturmak için dünyalıların yardımını ister. Özellikle ilk gençlik çağındaki kitle için çekilen ve bundan da utanmayan bu taşkın uzay macerası biyonik kadınlar, kozmik paralı askerler ve hiçbir zaman "Dikkat, Will Robinson" demeyecek, takım elbise içindeki en can sıkıcı robotu perdeye taşıyor. Bu film, SSCB’nin çöküşünden sonra Rus hipster’ları arasında kaçınılmaz olarak kült haline geldi. 2001 yılında, yönetmenin oğlunun gözetimi altında restore edildi ve neredeyse yok olmaktan kurtuldu.  

Sıfır Kenti  / Zero City 
Yönetmen / Karen Shakhnazarov       
Oyuncular /Leonid Filatov, Oleg Basilashvili, Vladimir Menshov
Sovyetler Birliği / 1988, 103’, renkli 
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Perestroyka döneminin en önemli filmlerinden biri olan Sıfır Kenti, bölgede imal edilmiş bir havalandırma parçasının boyutunu değiştirmesi için elinde talimatlarla birlikte küçük bir kasabaya gelen Moskovalı mühendis Varakin’in hikayesini anlatıyor. Varakin, şirketin ofisine geldiğinde çıplak bir sekreter tarafından karşılanır. Sonrasında kendini öğle yemeği yerken bulur. Yemekte gelen tatlı Valakin’in kafasına çok benzemektedir ve az sonra kendini kafasından vuracak bir şef tarafından pişirilmiştir. Ağır bir geçmiş ve belirsiz bir geleceğin hem bir masala hem de absürdizmin daha modern biçimlerine dayanan imgelerini sunan bu oldukça komik ve dokunaklı Shakhnazarov filmi gerçek anlamda tarihsel bir mihenk taşı. 

Aya İlk Ayak Basan  / First On the Moon
Yönetmen / Alexsey Fedorchenko
Oyuncular / Aleksey Anisimov, Viktoriya Ilyinskaya, Viktor Kotov 
Rusya /  2005, 76’, renkli , siyah-beyaz
Rusça; Türkçe altyazıyla 
Aya ilk ayak basanın Neil Armstrong ve Buzz Aldrin olduğunu mu düşünüyordunuz? O zaman tekrar düşünün, çünkü Alexei Fedorchenko’nun sarsıcı ilk filminin ortaya çıkardığı üzere Sovyet kozmopilot Ivan Kharlamov 1938 yılında oraya gidip gelmiş, sonrasında bu deneysel ve çokça gizli uçağını Şili’ye götürmüş, buradan da Çin ve Moğolistan üzerinden, sonunda Rusya’ya varacak şekilde Pasifik’te zorlu bir yolculuğa çıkmıştı. Aya İlk Ayak Basan, özgür ütopya ruhunun  - insanın mahareti ve hayal gününün sınırsız ihtimallerine dair anlayışın - dokunaklı bir ifadesi. Bu anlayış, acı gerçekliği ortaya çıkmadan önce çoğu insanın Sovyetlerin yaptığı deneylere bakışını oluşturuyordu. 

Gösterim Programı 30 Ekim -12 Aralık 2015
30 Ekim Cuma  20:00 Aelita, Mars Kraliçesi / Aelita, Queen of Mars
31 Ekim Cumartesi  14:00 Amfibi İnsan / The Amphibian Man
7 Kasım Cumartesi  19:00 Zor Yollarla, Yıldızlara / To the Stars by Hard Ways
8 Kasım Pazar 16:00 Aelita, Mars Kraliçesi / Aelita, Queen of Mars
                         18:00 Amfibi İnsan / The Amphibian Man
11 Kasım  Çarşamba  17:00 Fırtına Gezegeni / Planet of Storms
14 Kasım Cumartesi  19:00 Solaris
21 Kasım Cumartesi  19:00 Aya İlk Ayak Basan / First On the Moon
22 Kasım Pazar  16:00 Fırtına Gezegeni / Planet of Storms
                            18:00 Zor Yollarla, Yıldızlara / To the Stars by Hard Ways
28 Kasım Cumartesi  15:00 Solaris
                                    18:00 İz Sürücü / Stalker 
9 Aralık Çarşamba  19:00 Sıfır Kenti / Zero City 
12 Aralık Cumartesi 19:00 İz Sürücü / Stalker 
13 Aralık Pazar  14:00 Sıfır Kenti / Zero City 
                            16:00 Aya İlk Ayak Basan / First On the Moon


Pera Müzesi’nde Kore Film Günleri 9 Ekim'de Başlıyor

Salı, Ekim 06, 2015
Pera Film’de sinema sezonu, Kore filmleri ile devam ediyor. 9 Ekim Cuma günü başlayacak olan ve Kore sinemasının özgün filmlerini bir araya getiren “Kore Film Günleri” 16 Ekim’e kadar devam edecek. 

Pera Müzesi’nin Kore Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği işbirliğiyle gerçekleştirdiği “Kore Film Günleri”, 9 Ekim’de başlayarak 10 yıllık zaman dilimine yayılan farklı türlerdeki 5 filmi sinemaseverlerle buluşturuyor. Kore’nin yeni nesil yönetmenlerine ışık tutan seçkisiyle 16 Ekim’e kadar devam edecek olan “Kore Film Günleri” kapsamındaki filmler ücretsiz olarak gösterilecek.

Yaratıcı sektörlere ve medyaya dair analizleriyle bilinen INA Global internet sitesinde yayınlanan makalesinde Kore filmleri hakkında “Güney Kore, yerel pazarda yerel prodüksiyonların Amerikan filmlerini geçerek daha yüksek paya sahip olduğu nadir ülkelerden. Kore filmleri yalnızca kendi ülkelerinde dikkat çekmekle kalmıyor, Cannes, Berlin veya Venedik gibi prestijli uluslararası film festivallerinde ödüller kazanıyor”  diyen Jennifer Rousse-Marquet, Kore filmlerinin uluslararası anlamda da başarılar elde ettiğine dikkat çekiyor. 

Program beş özgün senaryo ile izleyiciyi Kore Sineması’nda kısa bir yolculuğa çıkarıyor
Pera Müzesi’nde “Kore Film Günleri” yönetmen Han Jae-rim’in Joseon krallığının en yetenekli yüz okuyucusu Nae-kyung’un, Joseon krallığı tarihinde yaşanmış en büyük güç savaşının içine kadar uzanan hikayesini konu alan “Yüz Okuyucu”(2013) filmi ile başlıyor. 

Song Il-gon yönetmenliğinde, abartıdan uzak bir dille izleyiciye aktarılan ölümsüz aşk hikayesi “Sadece Sen”(2011) filmiyle devam eden Kore Filmleri; Lim Soon-rye’nin gözünden Atina Olimpiyatları’na hazırlanan kadın hentbol grubunu konu alan “”Hayatımızın En Güzel Anı”(2008)’yla yeni dönem Kore’ye ışık tutuyor. 

“Dongmakgol’a Hoşgeldiniz”(2005) filmi birçok yapıta konu olan Kore Savaşı’nı klişelerden uzak bir dille beyazperdeye yansıtıyor. Yönetmen Park Kwang-hyun’un Amerikalı ve Koreli askerlerin huzurlu kasaba Dongmakgol’a gelişleri sonrasında yaşanan olayları ve çıkmaz sokak “savaş”la yüz yüze gelmelerini aktarıyor.

Pera Müzesi Kore Filmleri’nde gösterime girecek son eser ise Kim Seong-ho’a ait “Bir Köpeği Kaçırmanın Mükemmel Yolu”(2014). Film, Ji-so ve arkadaşı Chae-rang’in zengin birinin köpeğini çalması ve sonra bulmuş gibi davranıp sahibine geri vererek para kazanma hayali üzerine kurulu senaryosuyla bir çocuk gözünden hayatın farklı yönlerini ortaya koyuyor.


“Kore Film Günleri” Seçkisi
Yüz Okuyucu / The Face Reader
Yönetmen / Han Jae-rim
Oyuncular / Song Kang-Ho,  Lee Jung-Jae, Baek Yoon-Shik
Güney Kore / 2013, 139’, renkli 
Korece; Türkçe altyazıyla 
Joseon krallığının en yetenekli yüz okuyucusu Nae-kyung Koreli bir geyşa olan Yeon-hong’la kazançlı bir ortaklığa girmesi teklif edildiğinde gözlerden uzak yaşamaktadır. Nae-kyung, Yeon-hong’un misafirlerinin yüzlerini okuma önerisini kabul etmesiyle kendisini bir cinayet davasına bulaşmış halde bulur. Nae-kyung, yüz okuma yeteneğiyle katili başarılı bir şekilde bulunca yetenekleri kısa sürede Kral Moonjong tarafından da fark edilir. Kral ona iktidarını tehdit eden potansiyel hainleri belirlemesini emreder. Öte yandan, Moonjong’un beklenmedik ölümü sonrası, genç varis Danjong’u öldürülerek kendisi kral olmak isteyen büyük prens Sooyan, Nae-kyung’a yakın olmaya çalışır.  Nae-kyung, ölü krala olan sadakatini korumaya ve genç kralı koruması için KIM Jong-seo’ya yardım etmeye karar verir. Bu da onu Joseon krallığı tarihinde yaşanmış en büyük güç savaşının içine sürükleyecektir.
9 Ekim Cuma, saat 16:00
11 Ekim Pazar, saat 17:00

Sadece Sen / Always
Yönetmen / Song Il-gon
Oyuncular / So Ji-Sub, Han Hyo-joo 
Güney Kore /2011, 105’, renkli / color
Korece; Türkçe altyazıyla 
Film, eski boksör Chul-min ve tele pazarlamacı Jung-hwa arasında geçen ölümcül bir aşk hikayesi. Adam kalbini dünyaya kapamıştır, kadın ise görme yetisini yavaş yavaş kaybetmesine rağmen hayat sevincini korur. Sessiz stil olarak adlandırılan uzun ve tek planlı çekimleri bir kenara bırakıp can ve ruha hitap eden bu film, Song Il-gon’un bir auteur yönetmenden popüler bir yönetmene dönüşümünün ilanı olarak kabul edilebilir. Song’un “Çiçek Adası” (Flower Island) ve “Sihirbazlar” ("The Magicians") adlı filmlerinden büyülenenler bir nebze hayal kırıklığına uğrayabilirler. Beylik isminden anlaşılacağı üzere film eski klişelerle dolu. Bu klişelerine rağmen onu olağanüstü kılan şey ise yönetmenin karakteristik olan alışılmadık üslubu ile ayrıntılardaki dramatik değişimler. Film, kelime ve eylemi aşırıya kaçmadan kullanarak zirveye doğru küçük adımlar atıyor. Yönetmen filmin kalitesini dikkat çekici görseller ve duygulara hitap eden ve yüzeysellikten uzak bir ses tasarımıyla artırıyor. Sonuçta, bu film, büyük çoğunluğu alışılagelmiş melodramlardan ayrılıyor ve ‘alışılagelmedik bir alışagelmiş’ dram olarak başarılı bir şekilde kendini gösteriyor. So Ji-sub ve Han Hyo-joo rollerini mükemmel şekilde dolduruyorlar. Sektörde ‘So-joo çifti’ olarak kullanılagelen ifade abartı içermiyor.
10 Ekim Cumartesi, saat 14:00
16 Ekim Cuma, saat 19:00

Hayatımızın En Güzel Anı / Forever the Moment
Yönetmen / Lim Soon-rye
Oyuncular /  Moon So-Ri , Kim Jung-Eun, Uhm Tae-Woong,Kim Ji-Young 
Güney Kore / 2008, 124’, renkli 
Korece; Türkçe altyazıyla 
Atina Olimpiyatları yaklaşmakta ve Kore her spor dalında altın kazanmayı hedeflemektedir. Özellikle Koreli kadınlar görmezden gelinen ve küçümsenen takım sporu hentbol harici, neredeyse her alanda iyi sonuçlar almıştır. Hentbol takımı kurulduğunda, gelen oyuncular 30’larındaki kadınlar ve piercingli ergenlerden oluşunca durum pek de parlak gözükmez. Bu tuhaf grup farklılıkları ve zorluklarının üstesinden gelip bir takım olarak bir araya gelebilecek midir?
10 Ekim Cumartesi, saat 16:00
14 Ekim Çarşamba, saat 19:00

Dongmakgol’a Hoş Geldiniz / Welcome to Dongmakgol
Yönetmen / Park Kwang-hyun
Oyuncular / Jung Jae-Yeong, Shin Ha-Kyun, Kang Hye-Jeong
Güney Kore /  2005, 133’, renkli 
Korece; Türkçe altyazıyla 
Kore Savaşı sırasında Amerikalı ile Güney ve Kuzey Koreli askerler huzur içindeki bir kasaba olan Dongmakgol’a gelirler. En başta birbirleriyle karşı karşıya gelseler de, kısa sürede köylülerle kaynaşmaya başlarlar. Fakat, artık görevlerini yerine getirmeleri gereken zaman gelip çatmıştır.
10 Ekim Cumartesi, saat 19:00 
13 Ekim Salı, saat 19:00 

Bir Köpeği Kaçırmanın Mükemmel Yolu / How to Steal a Dog
Yönetmen / Kim Seong-ho
Oyuncular / Lee Re, Lee Ji-won, Hong Eun-Taek, Kim Hye-Ja
Güney Kore / 2014, 109’, renkli 
Korece; Türkçe altyazıyla 
Ji-so annesi ve küçük erkek kardeşi Ji-suk ile bir pizza arabasında yaşayan bir kız çocuğudur. Babasının pizza dağıtım işi iflas edip ortalıktan kaybolması ve annesinin gerçeklik algısının yokluğu Ji-so ve arkadaşı Chae-rang’in kendi evlerini satın almaya karar vermelerine yol açar. Naif bir biçimde beş bin doların bir ev satın almaya yeterli olacağını düşünmektedirler ve Ji-so beş bin dolar ödülü olan bir kayıp köpek ilanı bulur. Artık amaçları zengin bir köpek bulmak, onu çalmak ve sonra onu bulmuş gibi davranıp sahibine geri vermektir. Ji-so’nun çetesi, Ji-so’nun annesinin çalıştığı restoranın sahibi zengin ve yaşlı kadının köpeği olan Wolly’i görür ve köpeği çalmak için mükemmel planı uygulamaya koyar. Aynı zamanda köpeği tuttukları terk edilmiş evin dışında kalan iyi yürekli bir gezgini arkadaş edinirler. Gezgin çocuklarla bilgeliğini paylaşır ve onlara yardım etmeyi teklif eder. Öte yandan, bir başkası da gözünü Molly’e dikmiştir. Yaşlı hanımın yeğeni, Soo-young teyzesinin mirasının peşindedir. Fakat her mükemmel plan, ne kadar iyi uygulanırsa uygulansın, yol boyunca beklenmedik bazı tersliklerle karşılaşmak zorundadır. Acaba Ji-so, Chae-rang ve umulmadık zekasıyla Ji-suk bu sinsi köpek çalma planını hayata geçirmeyi başarabilecekler mi?
11 Ekim Pazar, saat 14:00
16 Ekim Cuma, saat 21:00


Pera Müzesi’nde Bosnalı Yönetmenlerin Gözünden Savaşın İzleri : Şimdi Saraybosna!

Salı, Eylül 15, 2015
Pera Film, yeni sezonu “Günümüz İmgeleri: Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi’nden Yapıtlar” sergisine eşlik eden “Şimdi Saraybosna! Bosna-Hersek Sineması” programı ile karşılıyor. Ödüllü filmlere imza atan Bosnalı yönetmenlerin filmlerinin gösterimleri 16 Eylül Çarşamba günü başlayacak.

Güncel Bosna sinemasının son dönemde öne çıkan örneklerinin yer alacağı “Şimdi Saraybosna! Bosna-Hersek Sineması” programı 16 Eylül’de Pera Müzesi’nde başlıyor. Gelecek vadeden ve uluslararası tanınırlığa sahip yönetmenlerin yapıtlarının yer aldığı program 3 Ekim’e kadar devam edecek. Program kapsamında beş film gösterilecek. 

Bosna sinemasının son yıllarda ülkenin çalkantılı geçmişine ve güncel meselelerine değinerek akılda kalıcı ve beğeni toplayan filmler ürettiğini belirten Pera Müzesi Film ve Video Programları Yöneticisi Fatma Çolakoğlu, “Bu beş filmlik seçki, gelecek vadeden ve uluslararası tanınırlığa sahip yönetmenlere görünürlük sağlayan bir platform sunarken; ülkenin geniş kültürüne ve tarihine de ışık tutuyor,” diyor.

Bosna tarihine içeriden bir bakış
Film gösterimleri, yönetmen Arsen A. Ostojic’in Bosna Savaşı’nda ölen ve çok sayıdaki toplu mezarlardan birinde gömülü olan üvey oğlunun kemiklerini teşhis etmeye çalışan Halime’nin trajik fakat ilham verici hikayesini anlattığı “Halime’nin Yolu” ile başlıyor. 

Jasmila Žbanić’ın “Saraybosna’da Bir Gün” filmi yüzyıl önce Avusturya Macaristan İmparatorluğu tahtının varisine karşı yapılan ve 1. Dünya Savaşı’na neden olan suikastı çok farklı merceklerden ele alıyor.  Nedim Alikadić’in “Özdüşünme”si yalnızca 10 dakika süren bir mini-film… Yönetmen çocukluğunu, mesleğine duyduğu aşkı, kamerayla ilk tanışmasını ve evini terk etmeye iten savaş deneyimlerini anlatıyor.

Ahmed Imamovic’in “Belvedere”i Bosna-Hersek’teki etnik temizlikten on beş yıl sonra savaşın trajedisini unutma arzusu içinde çırpınan Rüveyde’nin öyküsünü perdeye yansıtıyor. 

Vladimir Tomic’in “Flotel Europa” adlı filmi ise savaştan kaçarak Danimarka’ya ulaşan ve Kızıl Haç’ın gemisinde iltica başvurularının karara bağlanmasını bekleyen insanların dramını belgesel görüntüler eşliğinde anlatıyor. 


“ŞİMDİ SARAYBOSNA! Bosna-Hersek Sineması” Seçkisi

Halime’nin Yolu
Yönetmen: A. Ostojic
Oyuncular: Alma Prica, Olga Pakalovic, Mijo Jurisic
Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek, 2013, 93’, renkli
Boşnakça, Hırvatça; Türkçe altyazıyla 
Halime’nin Yolu, Bosna Savaşı’nda ölen ve çok sayıdaki toplu mezarlardan birinde gömülü oğlunun kemiklerini teşhis etmeye çalışan, fakat bunu başaramayan iyi kalpli Halime’nin trajik fakat ilham verici hikayesini anlatıyor. Halime, DNA analizi için kan vermeyi reddederek oğlunu aslında gizlice evlatlık edindiği ve biyolojik oğlu olmadığı gerçeğini saklar. Oğlunun bulmanın tek yolunun, onun 20 yılı aşkın bir süredir kendisinden haber alınmayan biyolojik annesini bulmaktan geçtiğini fark eder. Öte yandan, onu bulduktan hemen sonra, trajik bir dizi olay kontrolsüzce ortaya çıkar ve beklenmedik sonuçlar doğurur. 
16 Eylül Çarşamba, saat: 19:00
3 Ekim Cumartesi, saat: 15:00


Saraybosna’da Bir Gün
Yönetmen: Jasmila Žbanić
Bosna-Hersek, Avusturya, 2015, 60’, renkli
Boşnakça; Türkçe altyazıyla
Saraybosna’da yüzyıl önce gerçekleşen suikastın nedenleri ve sonuçları Avrupa’da yankı bulmaya devam ediyor. Gavrilo Princip’in 28 Haziran 1914’te Avusturya Macaristan İmparatorluğu tahtının varisi Franz Ferdinand’a düzenlediği suikast I. Dünya Savaşı’na neden oldu ve 20. yüzyılın başlangıcını imledi. Saraybosna yüzüncü yılında bu suikastı hatırlarken, insanların yüzyıl önce şehirde olanlara dair farklı yorumları ve duyguları vardı. Film, Saraybosna’daki bu yıldönümüne dair çeşitli bakış açılarını, Saraybosna’da yaşayan vatandaşların (küçük kameralar ve cep telefonlarıyla) yaptıkları çekimleri Avusturya, Bosna-Hersek ve Birleşik Krallık’tan yönetmenlerin suikast üzerine çektiği uzun metrajlı filmlerle bir araya getiriyor, tezat oluşturarak anlatıyor. 
18 Eylül Cuma, saat: 20:00 (+Özdüşünme)
3 Ekim Cumartesi, saat: 17:00 (+Özdüşünme)


Özdüşünme
Yönetmen: Nedim Alikadić
Bosna-Hersek, 2010, 10’, renkli, siyah-beyaz
Boşnakça; Türkçe altyazıyla
Yönetmen filmde hayatının önemli anlarında yaptığı amatör çekimler ve fotoğrafları kullanıyor. Film, yönetmenin çocukluğunu, mesleğine duyduğu aşkı, kamerayla ilk tanışmasını ve onu evini terk etmeye iten savaş süresindeki deneyimlerini anlatıyor. Savaş bir oğlanı askere dönüştürür ve sonucunda hem ölü hem de canlı olarak kurbanlar, aynı zamanda gözyaşı ve öfkenin yanı sıra, kahkaha doğuran anılar bırakır. Savaş aynı zamanda yönetmenin hayata bakışını belirler ve hayallerini neredeyse öldürür. 
18 Eylül Cuma, saat: 20:00 (+Saraybosna’da Bir Gün)
3 Ekim Cumartesi, saat: 17:00 (+Saraybosna’da Bir Gün)


Belvedere
Yönetmen: Ahmed Imamovic
Oyuncular: Sadzida Setic, Nermin Tulic, Emina Muftic
Bosna-Hersek, 2010, 90’, renkli
Boşnakça; Türkçe altyazıyla
Rüveyda Belvedere mülteci kampının çoğu sakini gibidir: yani Bosna-Hersek’teki etnik temizlikten on beş yıl sonra savaşın trajedisini unutma arzusunu duyan bir dul. Fakat çevresindekilerin aksine, gününün çoğunu geniş ailesinin bakım işlerinin acı tatlı rutini içinde geçirmekte, oğlu ve kocasının kemiklerini aramakta, çok kırılgan bir umudu beslemektedir. Bir gün bu umut  yeğeninin düşmanın eski yerleşim yerlerinden birinde gerçekleşecek bir reality show’a katılması için seçilmesiyle sınanacaktır. Sıkıntılı savaş sonrası zamanın duygusal anlamda zengin bir portresini sunan yönetmen Ahmed  Imamović’in filmi sabrın, inancın, sevginin ve her şeyin ötesinde affetmenin alışılmadık bir imgesini çiziyor. 
19 Eylül Cumartesi, saat: 15:00
26 Eylül Cumartesi, saat: 16:00


Flotel Europa
Yönetmen: Vladimir Tomic
Danimarka, Sırbistan, 2015, 70’, renkli
Boşnakça; Türkçe altyazıyla
1992 yılında Bosna-Hersek’teki savaştan kaçan mültecilerden oluşan bir dalga Danimarka’ya ulaşmıştı. Kızıl Haç, mevcut mülteci kamplarının tamamen dolu olması sebebiyle Kopenhag kanallarına devasa bir gemi getirmişti. Flotel Europa gemisi iltica başvurularının karara bağlanmasını bekleyen bin kadar insana geçici bir ev oldu. Mültecilerin arasında annesi ve ağabeyi ile Saraybosna’dan kaçan 12 yaşındaki Vladmir de vardır. Flotel Europa’da belirsizlik içinde 2 yıl geçirirler. Yönetmen Vladimir Tomić, bizi yirmi yıl sonra, savaşın yansımalarıyla ve bir ergenin geçirdiği çetin sınavlarla dolu bu gemide geçen bir büyüme yolculuğuna götürüyor. Bu olgunlaşma hikayesi, Flotel’in “uzam-zamanının vakumunu” paylaşan mülteciler tarafından çekilen kişisel VHS arşivi malzemeleriyle yan yana getiriliyor.  
20 Eylül Pazar, saat: 15:00
26 Eylül Cumartesi, saat: 14:00


 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template