Already Tomorrow in Hong Kong : İki Gece, Bir Belki...

Salı, Ağustos 02, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI
Gecedir, Hong Kong’da bir gecedir... Etrafına bakınıyordur adam, içkisinden bir yudum daha alır, ciğerlerine biraz daha duman çeker... İçerdeki gürültüden kaçmıştır, bellidir... Yanından geçer kadın, karşısındaki masaya konuşlanır... Telefonda konuşuyordur, canı sıkkındır bellidir... İstemeden kulak misafiri olmuştur adam. Kadın ne yapacağını bilememektedir. Arkadaşlarının yanına gidecektir ama gps yoktur telefonda, mekanı nasıl bulacağını düşünmektedir. Adam yardım teklif eder, önce nasıl gideceğini tarifler ama bakar ki bulabilecek gibi değil, yürüyelim oraya kadar der... Josh ile Ruby’nin öyküsü böyle başlar...

Turistim dese de artık oralıdır Josh... On yıldır Hong Kong’tadır, bir bankada çalışan yüksek maaşlı finansçıdır. Ruby ise ilk defa Hong Kong’tadır. California’ya göç eden bir ailenin çocuğudur ve oyuncak tasarımcısıdır. Yol uzundur ve muhabbet başlar... Bir şehri benimsemeyi, ne kadar yaşanırsa oralı sayılacağını tartışır çiftimiz... Bazen de çevresine bakar, bir mekanda karşılıklı oturmasına rağmen telefonlarıyla uğraşan çiftlere rol biçer. İlişkiler, ortak noktalar, bilinmezler, açmazlar... Eni konu muhabbet hayallere gelir. Josh yazar olmak istiyordur, Ruby modacı... Her şeyi bırakıp hayallerin peşinden koşulmalıdır. Gecenin sonunda mekana gelindiğinde vazgeçer Ruby, bir içki içelim der. Güzel geceyi bitiren cümle Josh’dan gelir: Kız arkadaşımın yanına dönsem iyi olacak...
Aradan bir yıl geçmiştir... Yine gecedir... Feribotta Josh önündeki kadını tanır, Ruby’dir... Yanına gidince yine muhabbet açılır... İkilinin hayatında neler değişmiştir, hayaller mi yoksa gerçekler mi kazanmıştır yine konu edilir...

Ruby ile Josh’un öyküsü izleyici için tanıdıktır, Hong Kong’da birer yıl arayla geçirdikleri iki gece Richard Linklater’in ünlü “Before” üçlemesini getirir akıllara. Benzer lezzettedir. Yanlış zamanda doğru kişi ile tanışınca neler olacağını izleyiciyi de içine katarak sorgulatır. Sahi doğru adam/kadın diye bir şey var mıdır? Karşı cinsten beklenen ne varsa hepsi onda toplanmışsa ne yapılmalıdır? İki tarafında bir ilişkisi varsa ve bu ilişkiye karşı sorumluysa ne olacaktır? O ilişkiler geride bırakılıp yenisine girişilmeli midir? Ya da buna rağmen geçirilen iki gece aldatmak mıdır? 

Kısa filmler ve dökümanterlerin ardından ilk uzun metraj sınavını veren Emily Ting’in yazıp yönettiği “Already Tomorrow in Hong Kong” keyifli bir 78 dakika sunar. Hong Kong gecelerinin ışıltısını arka plana alan Ting, harika müziklerle de bu keyfi katlar. Jamie Chung ile Bryan Greenberg’in kimyası da iyi tutmuştur, aralarındaki çekim seyirciye de güzel yansır. İkili her muhabbetine seyircisini de ortak ederken, içe de baktırır... 2015’in bağımsız film festivalleri gözdelerinden, ödüllü “Already Tomorrow in Hong Kong” keşfedilmeyi bekleyen hazinelerden biridir...


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler