♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Kitap Yayınevi’nden Haziran Yenileri

Kitap Yayınevi Haziran ayını bir yeni kitap bir de tekrar baskıyla karşılıyor. Hristo Brızitsov’un okurları 1930’ların İstanbul’una götüren mektupları “İstanbul’dan Mektuplar” 85 yıl sonra ilk defa Türkçede. Salkım Selvi-Bener’in Oyun ve oyuncaklar konusunda Türkiye’de arkeoloji yazınında var olduğunu düşündüğümüz bir boşluğu dolduran kitabı “Antikçağda Oyun ve Oyuncaklar” da ikinci baskısıyla yeniden raflarda. Aleksandr Grin’in “Al Yelkenler”i ve William Shakespeare’in “Venedik Taciri” de yayınevinin markası Helikopter etiketiyle raflarda.


İstanbul’dan Mektuplar - Bulgar Gazetecinin Gözüyle 1932’de Şehir / Hristo Brızitsov
Hristo Brızitsov, İstanbul’da Bulgarca bir gazete yayınlayan Dimitır Brızitsov’un oğlu olarak 1901’de Ortaköy’de doğdu. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları Boğaz kıyısında ve Beyoğlu’ndaki Rumeli Han’ın üçüncü katında geçti. İmparatorluğun kaderini belirleyen ve dünya tarihine yön veren birçok hadiseye tanık oldu. Brızitsov ailesi Balkan Savaşları’ndan sonra İstanbul’u terk ederek Sofya’ya yerleşti. Baba mesleğini seçerek gazetecilik yapan Hristo Brızitsov, canlı ve özgün, edebi unsurlar da içeren yazılarıyla Bulgar basınında kısa sürede ün kazandı. Genç gazeteci, Türkiye’deki yeni cumhuriyet idaresinin uyguladığı reformlar Bulgaristan’da büyük ilgi çekince 1932’nin sonbaharında, önceki yıllarda çeşitli sebeplerle kısa süreliğine uğradığı ve çok iyi bildiği İstanbul’a geldi. İmparatorluğun son döneminde ayrıldığı şehre, 20 yıl sonra, cumhuriyet idaresinin ilk yıllarında dönüyor olması, ona dün ve bugün, eski ve yeni, geleneklere bağlılık ve modernlik arasında karşılaştırmalar yapma olanağını verirken işini de epeyce zorlaştırıyordu. Hangi İstanbul kendisine daha yakın ve sıcak? Çocukluğunun o renkli, kozmopolit, Doğu masallarından izler taşıyan, Levanten semtlerinde büyüdüğü İstanbul mu, yoksa şimdi gördüğü, başkentlik tahtından indirilmiş ve biraz da hırpalanmış modern ve milli İstanbul mu? İkisinden birini kesin olarak seçme gibi sevimsiz bir sorumluluktan özenle kaçınan yazar, bu ağır görev ve yargıyı okura yüklüyor. Kendi görevini de, her şeyi gördüğü ve hissettiği şekliyle aktarmakla, şehrin gizemli sarmalına dalmakla sınırlı tutuyor. Gazeteci üslubunun akıcılığı ve vuruculuğuyla 24 mektup şeklinde kaleme alınan yazıları okurlarını 1930’ların İstanbul’una götürüyor. Bu mektuplar ilk kez haftalık Literaturen glas [Edebiyat Sedası] gazetesinde yayınlanmıştı, şimdi 85 yıl sonra ilk defa Türkçede bir araya getiriliyor. Prof. Dr. Hüseyin Mevsim, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi.   
Çeviri, Giriş ve Notlar: Hüseyin Mevsim
İnsan ve Toplum Dizisi
1. Baskı: Haziran 2016
Yayın Tarihi: 7 Haziran 2016
160 sayfa
 Fiyatı: 15,00 TL


Antikçağda Oyun ve Oyuncaklar / Salkım Selvi-Bener 
Büyük tarihçi Johan Huizinga, insanı “homo ludens” (oyun oynayan insan) olarak tanımlar. Hatta daha da ileri giderek, oyunun kültürden daha eski olduğunu iddia eder. İnsanın olduğu yerde oyun da vardır. Oyunlar tarih boyunca toplumsal hayatın içinde önemli yer tutmuştur. İnsanların bir araya gelip sosyalleşmesinde rol oynadığı gibi ne tür oyunların hangi kurallarla oynandığı toplumsal ilişkilerin bir aynası gibidir. Bu kitap, Eski Yunan ve Roma toplumlarındaki gündelik hayata, eğlence kültürüne, sosyalleşme yapılarına oyunların ve oyuncakların penceresinden bakmayı hedefliyor. Çalışmanın amacı söz konusu toplumlarda oyunların işlevini ve ne denli önemli bir yeri olduğunu gösterebilmektir. Arkeolojik bulgular ve antik yazın, Eski Yunan ve Roma’da oyun oynamanın hem çocuklar hem de yetişkinler arasında çok yaygın olduğunu göstermektedir. Gerçekten de bu toplumlarda çok sayıda ve çeşitte oyun, oyuncak ve oyun aracı bulunduğunu biliyoruz. Bu kitapta da antik dünyada oynanan başlıca oyunlar ve oyuncaklar kapsamlı bir şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Hangi oyunlar, hangi araçlarla, hangi kurallar çerçevesinde ve nerede oynanıyordu? Ne tür oyuncaklar yaygın olarak kullanılıyordu? Toplumlar arasındaki kültürel sürekliliği anlamak adına, Eski Yunan ve Roma’da oynanan oyunlarla günümüz oyunları arasında ne tür devamlılıkların vardır? Oyun ve oyuncaklar konusunda Türkiye’de arkeoloji yazınında var olduğunu düşündüğümüz bir boşluğu doldurmayı da amaçladık. Bu çalışmanın kazılarda ele geçirilen ve müzelerde sergilenmekte olan oyun araçlarının ve oyuncakların tanımlanmasında bir başvuru kaynağı olmasını umut ediyoruz. Bu çalışma Salkım Selvi-Bener’in İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümünde 2008’de tamamladığı yüksek lisans tezinin kitaplaştırılmış halidir. Yazar, aynı üniversitenin Eskiçağ Tarihi Bölümü’nde doktora öğrencisidir
Yayına Hazırlayanlar: Füsun Kiper & Bülend Tuna
İnsan ve Toplum Dizisi
1.Baskı: Eylül 2013 / 2.Baskı: Haziran 2016
Yayın Tarihi: 2 Haziran 2016
240 sayfa
Fiyatı: 25,00 TL


Al Yelkenler / Aleksandr Grin
Öfke, garaz, nefret, kıskançlık gibi duyguları herkes kendince ifade edebilir, her birinin ifadesi de kendince bir üstünlük taşır; ama aşk bunlara benzemez: aşkı ancak pek az insan, ona yaraşır bir içtenlik, saflık, tutku, yalınlık ve şiirsellikle resmeder. Bu yüzden, Al Yelkenler’e bir tanıtım yazmak çok güç; zira ne yazarsam yazayım, onun nakış nakış işlediği, ama nüansları ancak bu bütün tablonun içinde anlam kazanan ruhunu yansıtamam. Bir çeşit masaldır bu; ama kahramanlarının doğaüstü yetilere mazhar olduğu türden bir masal değil. Hepsi sıradan insanlar; bizden, çocukluğumuzdan, gençliğimizden bir parça taşırlar, yani hiç de masalsı değiller. Diyeceğim, hangimiz bir su birikintisinde minik bir tekne yüzdürmedik, resimli bir kitabın sayfalarında rastladığımız tabloya bakıp hayallere dalmadık, müziğin neşeli tınılarıyla coşkun ruhumuzun zincirlerini koparıp atmadık? Ama gene de bir masal bu: çünkü ana fikri, bütün masallara içkin olanla aynı: 
“Bir dilek tut...” HY
Türkçesi: Hazal Yalın
Yayına Hazırlayan: Füsun Kiper
Roman
1. Baskı: Haziran 2016
Yayın Tarihi: 2 Haziran 2016
92 sayfa
Fiyatı: 15 TL


Venedik Taciri / William Shakespeare
Shakespeare’in 16. yüzyıldaki Venedik ortamına yerleştirdiği bu demir leblebi gibi oyun paranın egemenliği altındaki insanın çırpınışlarını ön plana alır. Ama anlattığı tek şey bu değil. Ne olursa olsun bozulmayan dostluklar da anlatılır bu oyunda. Üstüne para gölgesi düşse de... Yazdığı her oyunda olduğu gibi burada da üstat Shakespeare insancıllığını ön plana çıkarır. Dünya edebiyatında benzersiz bir karakter olarak unutulmazlar arasına giren Yahudi tefeci Shylock alacağını tahsil etmek için bir insanı kesip etini almaya kalkınca öfkemize, Hıristiyan Venediklilerin itip kakması yüzünden mağdur haliyle merhametimize hedef olur. Oyunun anlattıkları bitmedi! Yaşadığı dönemin erkek egemen ama haşmetli bir kraliçe tarafından yönetilen toplumuna gönderme yapan Shakespeare seçtikleri erkekle evlenemeyen kadınların mutsuzluğunu, umarsızlığını da dile getirir. Trajediden komediye salınıp duran Venedik Taciri, mucizeleriyle, hileleriyle, sürprizleriyle zaman zaman dokunaklı olabilen bir şenliktir. ZA
Türkçesi: Zeynep Avcı
Oyun
1. Baskı: Haziran 2016
Yayın Tarihi: 2 Haziran 2016
128 sayfa
Fiyatı: 15 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template