♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

D'Ardennen : Turnalar ve Kardeşler

Diğer aile fertleri gibi seçme şansımızın olmadığı, ortasına doğduklarımızdan biridir kardeşler. Anne babanın çabasıyla denge kurulmaya çalışılsa da, hep bir rekabet bir kıyaslama içinde geçer bu ilişki. Sorumluluklar ve görevler arasında atsan atılmaz satsan satılmaz kardeş... İşler kötü gittiğinde daha çok yakar... Hata yapıldığındaysa hasıraltı edilmek zorundadır. Ama hiçbir şey sır olarak kalamaz. Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. 2015 yapımı Belçika işi “D'Ardennen” kardeşlerin arasındaki gerilimden beslenen bir dram.

“D'Ardennen” bir ilk film. Robin Pront ilgi ve övgüyle karşılanan iki kısa filmden sonra ilk uzun metrajında. Senaryoyu başrollerden birini de üstlenen Jeroen Perceval ile kotaran Pront, kadroyu da Veerle Baetens, Kevin Janssens, Jan Bijvoet ve Eric Godon ile tamamlamış. Elinde hayli basit bir senaryo var. Bir soygun ile açılır film. Kötü biten soygunun son anları ile. Ne olduğunu bilemeyiz ama arabada bekleyen kadının şaşkınlığından anlarız ki geride kalan biri vardır. İtiraf gecikmez: “yapabileceğim bir şey yoktu!” Kenneth yakalanır, yedi yıl hapis cezasına çaptırılır. Geride sevgilisi Sylvie ile kardeşi Dave kalır. Süre uzundur, hayat değişir. Dört yıl sonra salıverildiğinde beklediği gibi karşılanmaz ve işler değişir...

Sylvie ile Dave çoktan sevgili olmuş ve bebek bekliyor. Kenneth öğrenirse neler olacağı da seyircinin beklentisine dönüşüyor. Bildik konusunu bu sır üzerine kuran Pront, ne anlattığının değil nasıl anlattığının önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyor. Müzikleri çok iyi kullanırken, görüntü yönetmeninin işçiliği de çok iyi. Karanlığı ve iç mekanı tercih ederek atmosferi başarıyla kurarken seyirciyi de avucunun içine alıyor. Ağır ve sakin bir ilerleyişi tercih eden yönetmen, tüm gerilimini de Kenneth üzerinden kuruyor. Kevin Janssens’in müthiş performansıyla kontrolü sağlayan yönetmen, hiç bir şey göstermeden olabilecekleri seyirciye düşündürtmeyi başarmış. Filmin gerilimi de bu sayede izleyicide doğmuş oluyor. Kullandığı eril dili de metaforlar ve benzetmelerle süsleyerek keyifli bir seyir sağlamış. 

“Dişi turnalar öldüğünde erkekleri ne yapar, biliyor musun? Uçabildikleri kadar yükseğe uçup kendilerini boşluğa bırakırlar. Bile bile ölüme atlarlar. Peki erkek turnalar öldüğünde dişileri ne yapar, biliyor musun? Beş dakika bile geçmeden başka bir erkek bulup çiftleşirler. Bütün kadınlar kahpedir.”

Prömiyerini yaptığı Toronto Film Festivalinde beğeniyle karşılanan ve yılı da festival gediklisi olarak geçiren film, “Fargo”, “Trainspotting” ve Tarantino filmleri üzerinden verilen referanslarla ilgi görmeye devam ediyor. Hapishaneden çıkanın hayata uyum sağlayamaması, kabul görmemesi ve patlayana kadar dolması gibi bildik bir konu üzerine kardeşler arası ihaneti iliştiren “D'Ardennen”, iyi bir yönetmenin doğuşunu simgeliyor.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template