♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Marjane Satrapi'den İran Direnişinin Çizgilerle Yazılmış Hafızası: Kadın, Yaşam, Özgürlük

Salı, Temmuz 28, 2026

Persepolis'in dünyaca ünlü yaratıcısı Marjane Satrapi'nin editörlüğünde hazırlanan “Kadın, Yaşam, Özgürlük”, Mahsa Amini'nin ölümünün ardından başlayan İran protestolarını tarihsel, siyasal ve toplumsal boyutlarıyla anlatan çarpıcı bir grafik roman.

Karakarga Yayınları etiketiyle yayımlanan Kadın, Yaşam, Özgürlük, 2022 yılında Mahsa Amini'nin ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitirmesiyle başlayan ve tüm dünyada yankı uyandıran protesto hareketini, gazeteciler, tarihçiler, siyaset bilimciler ve çizerlerin ortak çalışmasıyla kayıt altına alıyor. Marjane Satrapi'nin editörlüğünde hazırlanan eser, bir protesto hareketinin ötesine geçerek İran'ın yakın tarihini ve kadınların özgürlük mücadelesini kapsamlı bir perspektifle ele alıyor.

Yaklaşık yirmi çizerin katkısıyla hazırlanan kitap; Mahsa Amini'nin hikâyesinden protestoların yayılışına, ahlak polisinden Evin Hapishanesi'ne, sansürden kadın hakları mücadelesine kadar birçok başlığı grafik roman diliyle anlatıyor. Çizgiler ve tanıklıklar aracılığıyla okur, İran'da yaşananların ardındaki tarihsel ve politik arka planı bütünlüklü biçimde görme imkânı buluyor.

Dünyada büyük ilgi gören Persepolis ile İran'ın sesini milyonlarca okura ulaştıran Marjane Satrapi, Kadın, Yaşam, Özgürlük ile bu kez kolektif bir hafızaya öncülük ediyor. Gazetecilik, tarih ve çizgi romanı bir araya getiren eser, yalnızca İran'daki bir direnişi değil; özgürlük, eşitlik ve insan hakları mücadelesinin evrensel hikâyesini anlatıyor.

Arka Kapak Yazısı:
KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK
İRAN
İRAN’DA YİRMİ YAŞINDA OLMAK VE KADIN HAKLARI İÇİN ÖLMEK

16 Eylül 2022’de İran’da Mahsa Amini, başörtüsünü “uygun şekilde” TAKMADIĞI gerekçesiyle ahlak polisi tarafından DÖVÜLEREK hayatını kaybetti.

Onun ölümü, ülkenin dört bir yanında protesto dalgalarını tetikledi ve bu dalga kısa sürede, eşi benzeri görülmemiş feminist bir harekete dönüştü.

Marjane Satrapi, siyaset bilimci Farid Vahid, usta gazeteci Jean-Pierre Perrin ve tarihçi Abbas Milani ile birlikte, çizgi roman dünyasının en büyük on yedi ismini bir araya getirerek, İran için —ve hepimiz için— büyük önem taşıyan bu tarihi olayı anlatıyor.
 
Kadın, Yaşam, Özgürlük / Marjane Satrapi
Orijinal Adı: Femme, Vie, Liberte
Çevirmen: Zehra Gül Köroğlu
Türü: Çizgi Roman
Yayınevi: KaraKarga Yayınları
Sayfa Sayısı: 272
Fiyatı: 980 TL


Frankie: Hayattan vazgeçmiş bir adamı, yaşamayı seven bir sokak kedisi kurtarabilir mi?

Salı, Temmuz 28, 2026
Almanya'da büyük ilgi gören ve 15'ten fazla dile çevrilen Frankie, Jochen Gutsch ile Maxim Leo'nun kaleminden, hayata veda etmeye hazırlanan bir adam ile konuşabilen bir sokak kedisinin beklenmedik dostluğunu anlatıyor. Mizah ve hüznü buluşturan roman, umudun bazen en beklenmedik yerden gelebileceğini gösteriyor.

Beyaz Baykuş etiketiyle yayımlanan Frankie, terk edilmiş bir evde yaşamına son vermek üzere olan Richard Gold'un karşısına çıkan konuşkan sokak kedisi Frankie ile başlayan sıra dışı bir hikâyeyi konu alıyor. Gold'un planı, meraklı kedinin beklenmedik gelişiyle yarıda kalırken, ikili arasında zamanla hayatı yeniden anlamlandıracak sıcak ve eğlenceli bir dostluk kuruluyor.

Romanın anlatıcısı olan Frankie, dünyayı bir kedinin gözünden yorumluyor; insanların tuhaf alışkanlıklarını, yalnızlıklarını ve çelişkilerini mizahi bir dille sorgularken okuru hem güldürüyor hem de derinden etkiliyor. Yaşam sevgisi, kayıp, dostluk ve ikinci şans üzerine kurulu hikâye, duygusal derinliğiyle olduğu kadar ince mizahıyla da öne çıkıyor.

Almanya'da Spiegel çok satanlar listesine giren ve 15'ten fazla dile çevrilen Frankie, Jochen Gutsch ve Maxim Leo'nun birlikte kaleme aldığı en dikkat çekici romanlardan biri. Sıcacık anlatımı ve unutulmaz kahramanıyla, okura bazen bir hayatı kurtarmak için tek gereken şeyin doğru anda uzanan bir dostluk olduğunu hatırlatıyor.
 
Arka Kapak Yazısı:
Hayattan vazgeçmiş bir adamı, yaşamayı seven bir sokak kedisi kurtarabilir mi?

Frankie sıradan bir sokak kedisi değildir. İnsanları anlamaya çalışan, dünyayı kendine özgü kurallarıyla yorumlayan; meraklı, neşeli, insanca konuşabilen ve her şeye rağmen yaşamaktan büyük keyif alan özel bir kedidir.

Richard Gold ise onun tam tersidir. Eşini kaybettikten sonra hayatla bağını koparmış, yalnızlığın içinde kaybolmuş, yaşamaya dair inancını yitirmiş bir adamdır.

Bir akşam, yolları hiç beklemedikleri bir anda kesişir.

Biri yaşamaktan vazgeçmiştir. Diğeri ise hayatın iyi bir ipten, yumuşacık bir yataktan ve paylaşılacak bir yemekten ibaret olabileceğine inanır.

İmkânsız gibi görünen bu dostluk; yasın gölgesinde umudu, kaybın içinden yeniden doğan sevgiyi ve hayata yeniden başlayabilmenin cesaretini hem birbirlerine hem de okura hatırlatacaktır.

Çünkü bazen hayatı anlamak için bir filozofa değil, yalnızca bir kediye ihtiyaç vardır.
 
Frankie; kahkahalar attırırken boğazınızı düğümleyen, mizahı, şefkati ve umudu aynı hikâyede buluşturan, uzun süre hafızanızdan çıkmayacak sıcacık bir roman.

Frankie / Jochen Gutsch & Maxim Leo
Almancadan Çeviren: Ecem Aycan Öztoplar
Türü: Roman
Yayınevi: Beyaz Baykuş Yayınları
Sayfa Sayısı: 168
Fiyatı: 320TL


Orgyen Chowang, “Tibet'in Başarı Kitabı”nda Başarının Peşinden Değil, Değerlerin Peşinden Gitmeyi Öneriyor

Salı, Temmuz 28, 2026
Kadim Tibet bilgeliğini modern yaşamın sorunlarıyla buluşturan yazar Orgyen Chowang, Tibet'in Başarı Kitabı ile başarı kavramını yeniden tanımlıyor. Kitap, gerçek başarının rekabetten değil; bilgelik, dürüstlük ve güçlü ilişkiler kurabilmekten geçtiğini anlatıyor.

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan Tibet'in Başarı Kitabı, kişisel gelişim anlayışına farklı bir perspektif getiriyor. Orgyen Chowang, MÖ 5. yüzyıla uzanan Budist öğretilerinden ve Tibet'in büyük bilge ustalarının metinlerinden süzdüğü yaşam ilkelerini; liderlikten iletişime, ilişkilerden mutluluğa kadar günlük hayatın merkezindeki konularla buluşturuyor.

Kitap, başarıyı yalnızca maddi kazanımlarla tanımlamıyor. Bilgelik, dürüstlük, farkındalık, adalet, güvenilirlik, nezaket ve cömertlik gibi değerlerin, kalıcı mutluluğun ve sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğunu savunuyor. Yazarın yaklaşımına göre gerçek başarı, başkalarını geride bırakmak değil; birlikte yükselmeyi mümkün kılan bir yaşam biçimi geliştirmekten geçiyor.

İş dünyasından aile ilişkilerine, liderlikten kişisel gelişime kadar hayatın farklı alanlarında uygulanabilecek öneriler sunan Tibet'in Başarı Kitabı, kadim bilgeliği günümüz okuru için sade ve pratik bir dille yeniden yorumlayan güçlü bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor.

Arka Kapak Yazısı:
ÇAĞLARI AŞAN TİBET ÖĞRETİLERİYLE KARAKTER, ERDEM VE BİLGELİK ÜZERİNE. KALICI BAŞARININ SIRRI NEDİR?

İnsanlık binlerce yıldır bu sorunun peşinden gidiyor. Oysa Tibet’in bilgeleri, yüzyıllar önce cevabın insanın kendi içinde saklı olduğunu keşfetmişti. Meditasyon ustası Orgyen Chowang’ın çevirisiyle hazırlanan bu eşsiz derleme, 8. yüzyıla ait Dunhuang Elyazması da dahil olmak üzere, Tibet’in en önemli bilgelik metinlerini ilk kez tek bir ciltte buluşturuyor. Karakter inşasından öz disipline, şefkatten bilgece yaşamaya uzanan bu öğretiler, gerçek başarının insanın kendisini dönüştürmesiyle başladığını hatırlatıyor. Çağlar boyunca değerini koruyan kadim bilgeliği günümüze taşıyan Tibet’in Başarı Kitabı, daha anlamlı, daha dengeli ve daha bilinçli bir yaşam kurmak isteyen herkes için eşsiz bir rehber.

Tibet’in Başarı Kitabı / Orgyen Chowang
Orijinal Adı: The Tibetan Book of Success
Çevirmen: Aslı Perker
Türü: Kişisel Gelişim
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 200
Fiyatı: 360 TL

Psikolog Şehval Görmez'den Yeni Kitap: Kendin Olma Cesareti

Salı, Temmuz 28, 2026
Psikoloji Bilimi Uzmanı Şehval Görmez, yeni kitabı Kendin Olma Cesareti'nde modern psikolojiyi, bilimsel araştırmaları ve yaşam deneyimlerini bir araya getirerek okuru tek bir soruyla yüzleştiriyor: "Hiç kimsenin beklentisi olmasaydı, kim olurdun?"

Toplumun beklentileri, aile baskısı, başarısızlık korkusu ve sürekli başkaları tarafından onaylanma ihtiyacı… Günümüz insanının en büyük mücadelesi çoğu zaman dış dünyayla değil, kendi kimliğiyle yaşadığı çatışma. Psikoloji Bilimi Uzmanı Şehval Görmez, Kendin Olma Cesareti adlı yeni kitabında bu çatışmanın kökenlerine inerek okura kendi öz benliğiyle yeniden bağ kurmanın yollarını anlatıyor.

Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) ve Şema Terapi alanındaki uzmanlığını; felsefe, psikoloji ve gerçek yaşam hikâyeleriyle harmanlayan Görmez, insanın neden sürekli maskeler taktığını, neden kendisini bastırdığını ve gerçek potansiyelinden nasıl uzaklaştığını anlaşılır bir dille ele alıyor. Kitap, yalnızca sorunları tespit etmekle kalmıyor; öz şefkat, içgörü, aidiyet, özgüven ve psikolojik dayanıklılık üzerine uygulanabilir bir dönüşüm yolculuğu da sunuyor.

Şehval Görmez'in kitabını benzer kişisel gelişim eserlerinden ayıran en önemli özellik ise psikoloji biliminin kuramsal altyapısını, terapi odalarından süzülen deneyimleri ve insanın varoluşuna dair felsefi sorgulamaları tek bir anlatıda buluşturması. Freud'dan Jung'a, Platon'dan Nietzsche'ye uzanan düşünsel referanslarla desteklenen eser, okuru ezber motivasyon cümleleri yerine kendisiyle dürüst bir yüzleşmeye davet ediyor.

2025 yılında Türkiye'de halk oylamasıyla "En Güçlü Eğitim ve Ruh Sağlığı Podcasti" ödülüne layık görülen, psikoloji alanındaki çalışmaları ve geniş dijital takipçi kitlesiyle tanınan Şehval Görmez, Kendin Olma Cesareti ile kişisel gelişim alanına bilimsel temelli, samimi ve ilham verici bir kaynak kazandırıyor.

Arka Kapak Yazısı:
HİÇ KİMSENİN SİZDEN BİR BEKLENTİSİ OLMASAYDI, KİM OLURDUNUZ?

Bu kitap, insan ruhunun en karanlık taraflarından en aydınlık zirvelerine uzanan, zamansız bir kendini bulma rehberidir. Yaralarınızla barışmaya, ıstırabı kutsal bir anlam arayışına dönüştürmeye ve kendinize koşulsuz bir kabul duymaya hazır mısınız? Kendi hayatınızın edilgen bir izleyicisi olmayı bırakın. Dışarıda aradığınız ne varsa sizdedir; çünkü hayat zaten sizsiniz. Sayfalar ilerledikçe, başkalarının ve geçmişin üzerinize giydirdiği o yabancı kimliklerden kurtulup kendiniz olma cesaretini göstereceksiniz. İçinizdeki zıtlıkların, aydınlıkla karanlığın savaşını bitirerek öz-benliğinizle kalıcı bir kabule varacaksınız. Yaşadığınız travma ve acıların sizi yok etmek için değil, otantik kimliğinizi yaratmak için birer “yaratım döngüsü” olduğunu fark edeceksiniz. “Bu kitap, bir solukta tüketilmek için değil, yaşamın farklı dönemlerinde tekrar tekrar okunarak hayat boyu size rehberlik etmek üzere tasarlanmış zamansız bir başucu eseridir.”
 
Kendin Olma Cesareti / Şehval Görmez
Türü: Kişisel Gelişim
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 152
Fiyatı: 300 TL


Dünya Çapında Fenomen Olan Gizem Ustası Uketsu'dan Yeni Bulmaca: Tuhaf Binalar

Salı, Temmuz 21, 2026

Milyonlarca okuru ev planlarının içine saklanan sırlarla tanıştıran Japon fenomen yazar Uketsu, büyük ses getiren Tuhaf Ev'in ardından bu kez Tuhaf Binalar ile geri dönüyor. On bir bina, on bir gizem ve hepsini birbirine bağlayan tek bir karanlık sır…

Japonya'da polisiye ve korku edebiyatını alışılmış kalıpların dışına taşıyan Uketsu, yeni romanı Tuhaf Binalar ile okuru yine mimarinin içine gizlenmiş ürkütücü bir bilmecenin peşine düşürüyor. İlk bakışta birbirinden bağımsız görünen on bir farklı bina planı, dikkatli bakıldığında tek bir korkunç gerçeğin parçalarına dönüşüyor.

Tuhaf Ev ile büyük bir okur kitlesine ulaşan yazar, bu kez kendisine gönderilen gerçek bina planlarından ilham alıyor. Çıkmaz koridorlar, var olmaması gereken odalar, anlamsız boşluklar ve mimari açıdan açıklanamayan detaylar, yalnızca yapıların değil, içinde yaşayan insanların geçmişine ve gizlediği suçlara açılan kapılar hâline geliyor. Her dosya yeni bir gizemi çözmeye çalışırken, roman ilerledikçe tüm olayların tek bir merkezde birleştiği büyük bir yapboz ortaya çıkıyor.

Uketsu'nun en büyük başarısı, doğaüstü korkuya ihtiyaç duymadan yalnızca bir kat planı üzerinden bile okurda güçlü bir tedirginlik hissi yaratabilmesi. Polisiye, psikolojik gerilim ve bulmaca romanını ustalıkla harmanlayan Tuhaf Binalar, okuru sadece sayfaları çevirmeye değil, ipuçlarını analiz etmeye ve gizemi bizzat çözmeye davet ediyor.

Dünya çapında milyonlarca okura ulaşan ve yeni nesil Japon gizem edebiyatının en dikkat çeken isimlerinden biri hâline gelen Uketsu, Tuhaf Binalar ile "okunan" değil, birlikte çözülen bir roman deneyimi sunuyor. Her yeni plan, okuru gerçeğe biraz daha yaklaştırırken aynı zamanda bildiğini sandığı her şeyi sorgulatıyor.

Arka Kapak Yazısı:
DÜNYADA 3 MİLYONDAN FAZLA SATAN TUHAF EV’İN YAZARINDAN!

Japonya’da büyük ses getiren ve milyonlarca okuru karanlık bilmecelerinin peşine düşüren Uketsu, bu kez tekinsiz binaların dünyasına dalıyor.

İlk bakışta birbirinden tamamen bağımsız görünen bu yapılar, aslında çok daha büyük ve korkunç bir bilmecenin parçalarıdır. Her duvarın ardında saklanan bir sır, her odada cevapsız kalan bir soru vardır. Bazıları insanları korumak için değil, hapsetmek için inşa edilmiş gibidir. Bazılarıysa içeride yaşanan dehşeti gizlemek için.

Bir gazeteci, bir mimar ve geçmişin gölgesinden kaçamayan insanlar, yolları bu tuhaf binalarda kesiştikçe sıradan görünen mimari detayların ardında kan donduran bir gerçeğin saklı olduğunu fark ederler. Peki bir bina aslında neyi saklayabilir?

DİKKATLE BAKIN.
ÇÜNKÜ HER ŞEY BİRBİRİYLE BAĞLANTILI.
VE BAZI KAPILAR AÇILDIĞINDA, BİR DAHA ASLA KAPANMAZ.

Tuhaf Binalar / Uketsu
Orijinal Adı: Henna Ie 2 - 11 No Madorizu
Japoncadan Çeviren: Merve Sever
Türü: Roman
Yayınevi: Nox Yayınları
Sayfa Sayısı: 368
Fiyatı: 480 TL

Baran Saldanlı’dan Aradığını Dışarıda Değil, Kendinde Arayanlara Yeni Bir Yol Haritası: Aradığın Sendin

Pazartesi, Temmuz 20, 2026

Mühendislik eğitimi ile tasavvuf düşüncesini, kuantum fiziğiyle varoluş sorgulamasını bir araya getiren Baran Saldanlı, yeni kitabı Aradığın Sendin'de okuru en temel soruyla yüzleştiriyor: "Ben" dediğimiz şey gerçekten kim?
 
İlk iki kitabı “Varım! Ama Neden?” ve “Sonsuzluğun Eşiği” ile hakikat, bilinç ve insanın varoluşuna dair kapsamlı bir arayış ortaya koyan Baran Saldanlı, yeni kitabı Aradığın Sendin'de bu kez bakışını doğrudan insanın kendisine çeviriyor. Kitap, tasavvuf öğretisini modern bilimin sunduğu perspektiflerle birlikte ele alırken, "kendini bilmek" kavramını günümüz okuru için yeniden yorumluyor.
 
Şah damarından yakın olma, bilinç, benlik, zaman, özgür irade ve gerçeklik gibi kadim soruları; kuantum fiziği, farkındalık ve içsel gözlem ekseninde ele alan Saldanlı, okuru hazır cevaplar sunan bir öğretiye değil, kendi deneyimine yönelmeye davet ediyor. Kitabın temel iddiası ise çarpıcı: İnsanın aradığı hakikat, dış dünyada değil, kendisini izleyen bilinçte saklı.
 
Aradığın Sendin, kişisel gelişim, tasavvuf, felsefe ve modern bilimin kesişim noktasında duran yaklaşımıyla; kendini, yaşamı ve varoluşu farklı bir pencereden okumak isteyen okurlar için dikkat çekici bir eser olarak Destek Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alıyor.

Arka Kapak Yazısı:
“KENDİNİ BİLEN, RABB’İNİ BİLİR.”
–HZ. MUHAMMED

Bu kitap sana yeni bir şey öğretmeyecek. Senden hiçbir şeye inanmanı da istemeyecek. Sadece tek bir soruyla başlayacak: “Ben dediğim varlık gerçekten kim?”
 
Hayatın boyunca zihninle düşündün, bedeninle yaşadın, duygularınla savruldun. Korkularını karakterin sandın. Tekrar eden sorunlarını kader zannettin. Huzuru dış dünyada aradın.
 
Oysa belki de yalnızca yanlış merkezden baktın.
 
Bu kitap, kimlik katmanlarını yavaş yavaş geri çekerek seni hakikat noktasına davet ediyor. Zaman algısının çözülüşünü, korkunun sönüşünü, bilincin genişleyişini ve nihayetinde ilahi aşkın ontolojik doğasını adım adım keşfedebileceğin bir bilinç yolculuğu sunuyor.
 
Bu bir inanç sistemi değil.
Bir kaçış öğretisi değil.
Dünyadan vazgeçme çağrısı hiç değil.
Bu, hayatın tam ortasında uyanma daveti.
Belki de aradığın şey hiçbir zaman dışarıda değildi.
Belki de hiçbir zaman eksik değildin.
Belki de sadece hatırlaman gerekiyordu.

Aradığın Sendin / Baran Saldanlı
Türü: Kişisel Gelişim
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 176
Fiyatı: 300 TL

Akutagawa Ödüllü Nanae Aoyama'dan Yalnızlık ve Kardeşlik Üzerine Sarsıcı Bir Roman: Yumuşak Bir İç Çekiş

Pazartesi, Temmuz 20, 2026

Japonya'nın en prestijli edebiyat ödülü olan Akutagawa Ödülü'nün sahibi Nanae Aoyama, Yumuşak Bir İç Çekiş ile modern hayatın sessiz yalnızlığını, aile bağlarını ve gündelik yaşamın görünmeyen duygularını incelikli bir anlatımla buluşturuyor.

Beyaz Baykuş etiketiyle yayımlanan Yumuşak Bir İç Çekiş, yıllardır görüşmediği kardeşiyle bir sabah trende tesadüfen karşılaşan Madoka'nın hayatında başlayan sessiz değişimi konu alıyor. Kalacak yeri olmadığını söyleyen kardeşinin evine yerleşmesiyle birlikte, iki kardeş arasındaki kırgınlıklar, özlem ve geçmişle hesaplaşma gün yüzüne çıkıyor.

Nanae Aoyama, büyük olaylardan çok gündelik hayatın küçük anlarına odaklanarak modern insanın yalnızlığını, rutine sıkışmış yaşamını ve aile ilişkilerinin karmaşıklığını anlatıyor. Roman, sıradan görünen sohbetlerin, birlikte yenilen yemeklerin ve sessiz anların bile insanın hayatını değiştirebileceğini gösterirken, okuru kendi yaşamına dönüp bakmaya davet ediyor.

Akutagawa Ödülü'nü kazanan ve çağdaş Japon edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olarak gösterilen Nanae Aoyama, Yumuşak Bir İç Çekiş'te yalın dili, güçlü gözlem yeteneği ve derinlikli karakterleriyle dikkat çekiyor.

 Arka Kapak Yazısı:
ÇAĞDAŞ JAPON EDEBİYATININ ÇOK SATAN YAZARINDAN; YALNIZLIĞA, KARDEŞLİĞE VE YENİDEN BAŞLAMAYA DAİR SICACIK BİR ROMAN.

Bir başkasının gözünden kendi hayatınıza bakmaya cesaret edebilir misiniz?

Madoka’nın günleri uzun zamandır aynı ritimle akıyordu: Tek başına uyanıyor, kalabalık metro yolculuklarıyla işe gidip geliyor, akşamları kendine sade yemekler hazırlıyordu. Düzeni çok basitti ve o, kurduğu bu korunaklı dünyayı çok seviyordu; ta ki yıllardır kayıp olan ağabeyi Futa, bir akşam ansızın kapısını çalana kadar.

Dürtüleriyle yaşayan, gizemli ve kaygısız Futa, Madoka’nın tam zıddıydı. Üstelik tuhaf bir alışkanlığı da vardı ki her gece, kardeşinin o günü nasıl geçirdiğini harfiyen kendi günlüğüne yazıyordu.

Bu günlük sayesinde hayatına dışarıdan bir gözle bakmaya başlayan Madoka, kendine, başka türlü bir yaşamın mümkün olup olmadığını sorma cesaretini buldu. Fakat insan, yıllardır sığındığı yalnızlıktan çıkmayı gerçekten başarabilir miydi?

Yumuşak Bir İç Çekiş, sıradan günlerin içinde saklı küçük mucizeleri, kopan aile bağlarını ve insanın kendine yeniden yaklaşma cesaretini naif ve incelikli bir dille anlatıyor.
 
Yumuşak Bir İç Çekiş / Nanae Aoyama
Orijinal Adı: Yasashii Tameiki
Japoncadan Çeviren: Merve Sever
Türü: Roman
Yayınevi: Beyaz Baykuş Yayınları
Sayfa Sayısı: 144
Fiyatı: 290 TL


İlkay Zaman'ın Yeni Kitabı "2030 Dijital Hapishane" Raflarda

Cuma, Temmuz 10, 2026

Teknoloji gazetecisi İlkay Zaman, 2030 Dijital Hapishane ile dijital kimlikten nakitsiz topluma, yapay zekâdan biyometrik takibe uzanan yeni düzeni sorguluyor: Bize kolaylık vaat eden teknoloji, ne zaman bir kontrol mekanizmasına dönüşüyor? 

Yirmi yılı aşkın süredir teknoloji dünyasının içinde yer alan İlkay Zaman, Destek Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı 2030 Dijital Hapishane ile geleceği değil, bugün hayatımıza girmeye başlayan sistemi mercek altına alıyor. Kitap; dijital kimlik, programlanabilir para, yapay zekâ, yüz tanıma sistemleri, sağlık verileri, sosyal kredi, akıllı şehirler ve kişiye özel algoritmik fiyatlandırma gibi farklı alanlarda tek bir sorunun peşine düşüyor: Tüm hayatımız tek bir dijital profile bağlandığında özgürlüğümüz ne olacak?

ABD’de on yılı aşkın süre yaşayan ve dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerini yıllarca yakından takip eden Zaman, teknolojiyi reddetmiyor; yıllarca alkışladığı dijital dönüşümün görünmeyen bedelini sorguluyor. “Özgür olan son nesiliz” diyen yazar, kitabın sonunda dijital kuşatmaya karşı teknolojiden vazgeçmeden bireysel alanı korumanın yollarını da tartışıyor. 2030 Dijital Hapishane, teknoloji, ekonomi, yapay zekâ, veri güvenliği, sağlık, kent yaşamı ve toplumsal özgürlükler üzerine tartışma yaratacak başlıklarıyla Destek Yayınları etiketiyle raflarda.

2030 Dijital Hapishane, teknoloji, ekonomi, yapay zekâ, veri güvenliği, sağlık, kent yaşamı ve toplumsal özgürlükler üzerine tartışma yaratacak başlıklarıyla Destek Yayınları etiketiyle raflarda.

Arka Kapak Yazısı: 
Yıllarca teknolojiyi alkışladık. Her kolaylığı bir ilerleme, her güncellemeyi bir özgürlük sandık. Ancak bir sabah uyandığımızda nakit paramızın “programlandığını”, dijital kimliğimizin bir yazılım hatasıyla dondurulduğunu ve aracımızın rotasına bizim değil, binlerce kilometre ötedeki bir sunucunun karar verdiğini fark edeceğiz.

GÖRÜNMEZ DUVARLARIN YÜKSELDİĞİ O EŞİKTEYİZ: 2030 “Sistemi kurmak için kimsenin beyninize çip yerleştirmesine gerek yok.

Zaten her sabah o çiplerin en gelişmişini kendi rızanızla cebinizde taşıyorsunuz.” NASA’nın roket rampalarından dev teknoloji fabrikalarına kadar bu dünyayı en içeriden takip eden ve teknoloji gazetecisi olan yazar İlkay Zaman, bu kez sizi yeniliklerin pırıltısına değil, o pırıltının ardındaki “dijital hapishaneye” bakmaya davet ediyor.

Bu kitap bir teknoloji düşmanlığı değil, bir uyandırma çağrısıdır. 2030 rasgele seçilmiş bir tarih değil, mülkiyetin sona erdiği, dijital kimliğin her kapının tek anahtarı olduğu ve mahremiyetin bir “hata” olarak görüldüğü yeni dünyanın ilan tarihidir.

Hazır olun: Bizler, telefonsuz bir sabahın nasıl hissettirdiğini hatırlayan, özgür doğmuş son nesiliz. Kapı henüz tamamen kapanmadı. Ama sürgüler birer birer yerine oturuyor. 
Gerçeği görmeye ve insan kalmaya hazır mısınız?

Yazar Hakkında:  İlkay Zaman, teknoloji yayıncılığı, dijital medya ve televizyon alanlarında yirmi yılı aşkın deneyime sahip bir yazar ve içerik üreticisidir. Kariyeri boyunca teknoloji dergilerinde editörlük yapmış, yayın projeleri yönetmiş ve teknoloji odaklı televizyon programları hazırlayıp sunmuştur. Teknolojinin toplum üzerindeki etkileri, dijital mahremiyet ve veri ekonomisi üzerine uzun yıllardır araştırmalar yürüten Zaman, bu birikimini 2030 Dijital Hapishane adlı ilk kitabında okuyucuyla buluşturmaktadır.

2030 Dijital Hapishane / İlkay Zaman
Türü: Popüler Bilim
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 208
320 TL

Aslı Aktaş’tan Nefesin Beden, Zihin ve Duygular Üzerindeki Gücüne dair: Nefesin Aslı

Perşembe, Temmuz 09, 2026

Aslı Aktaş, Nefesin Aslı kitabında nefesi yalnızca bir rahatlama tekniği olarak değil; sinir sistemi, duygular, beden ve bilinç arasındaki bağı düzenleyen temel bir mekanizma olarak ele alıyor.

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan Nefesin Aslı, “doğru nefes” tartışmasını çok daha geniş bir çerçeveye taşıyor. Aslı Aktaş; diyaframdan vagus sinirine, otonom sinir sisteminden HRV’ye, CO₂ toleransından bastırılmış duyguların bedendeki izlerine kadar nefesin insan üzerindeki etkilerini bilimsel ve bütüncül bir yaklaşımla inceliyor.

Kitap, kadim pranayama uygulamaları ile modern nefes tekniklerini bir araya getirirken önemli bir ayrımın da altını çiziyor: Her nefes çalışması aynı amaca hizmet etmiyor. Kimi teknikler sinir sistemini düzenlemeye, kimileri solunum fizyolojisini iyileştirmeye, kimileri ise duygusal süreçlere temas etmeye odaklanıyor.

Nefesin Aslı, yalnızca nasıl nefes aldığımızı değil; korktuğumuzda nefesimizin neden daraldığını, stresin bedende nasıl iz bıraktığını ve nefes değiştiğinde beden ile duyguların neden değişmeye başladığını sorguluyor. Aslı Aktaş, okuru yeni bir teknik öğrenmekten önce, hayat boyu hiç durmadan yaptığı en temel eylemi yeniden anlamaya çağırıyor.

Arka Kapak Yazısı:
NEFESİN DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜYLE KENDİNE, BEDENİNE VE ÖZÜNE YENİDEN YAKLAŞMANIN YOLUNU ANLATAN GÜÇLÜ BİR REHBER.

Nefes, doğduğumuz andan itibaren bizimle olan tek şeydir. Kalbimizin ritmine, duygularımızın akışına, bedenimizin dengesine ve zihnimizin sakinliğine sessizce eşlik eder. Çoğu zaman fark etmeden sürdürdüğümüz bu doğal hareket, aslında kendimizle kurduğumuz en temel bağdır.

Neden bazı duygular bedenimizde iz bırakır? Neden kaygı nefesimizi daraltırken huzur onu genişletir? İnsan, nefesi aracılığıyla kendini ne kadar tanıyabilir?

Aslı Aktaş Nefesin Aslı’nda; nefesin bedenimiz, duygularımız ve zihnimiz üzerindeki derin etkilerini bilimsel veriler ve kadim öğretiler eşliğinde açıklıyor. Sinir sisteminden hücresel hafızaya, diyaframdan vagus sinirine uzanan bu yolculukta, nefesin yalnızca yaşamsal bir işlev değil, insanın kendine ve özüne açılan en güçlü kapılardan biri olduğunu gösteriyor.

Çünkü nefes yalnızca yaşamak içi yaptığımız bir eylem değil; bedenimizle, zihnimizle ve iç dünyamızla kurduğumuz en kadim ilişkidir. Ve belki de kendimize dönüş yolculuğu, tam şu anda aldığımız bir nefesle başlar.

Nefesin Aslı / Aslı Aktaş
Alt Başlık: Nefesin Bilimiyle Bedeni, Zihni ve Duyguları Eğitme Sanatı.
Türü: Kişisel Gelişim
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 400
Fiyatı: 550 TL


Yörüklerin göç yollarından bugüne ulaşan masallar yeniden anlatılıyor

Perşembe, Temmuz 09, 2026

Murat Nedim, Yörük Masallarında Toroslardan  Kaz Dağları’na uzanan sözlü kültürün izini sürüyor. Yörük obalarında kuşaktan kuşağa anlatılan 19 masalı bir araya getiren kitap, masalı yalnızca geçmişten kalan bir anlatı değil, her anlatıcının dilinde yeniden doğan yaşayan bir kültür olarak ele alıyor.

Karakarga Yayınları’nın Dünya Masalları Serisi’nin 20. kitabı olarak yayımlanan Yörük Masalları, okuru göç yollarına, dumanı tüten çadırlara ve geceyi sabaha bağlayan anlatıların dünyasına götürüyor. Murat Nedim; Üç Turunçlar, Boş Beşik Kanlı Beşik, Sarıkız, Şahitler Kayası, Kara Koyun, Küçük Hasan ve Yol Düşmez Devi, Kara Yılan, Gümüş Boynuzlu Koç ve Kurt Oğlan gibi Anadolu’nun sözlü hafızasında yer etmiş 19 anlatıyı yeniden kaleme alıyor.

Yörük obalarında anlatılan masalları yalnızca birer olaylar zinciri olarak değil; çocukla ihtiyar arasında kurulan görünmez bir bağ, kimi zaman bir nasihat, kimi zaman bir isyan, kimi zaman da aşk ve hatırlayış olarak ele alan kitap, masalların obadan obaya, diyardan diyara değişerek nasıl yaşayan bir kültüre dönüştüğünü gösteriyor. Murat Nedim, anlatıları bir masal anlatıcısının dilinden çıkıyormuş gibi aktarmaya çalışırken Yörük ağzına özgü kelime ve cümle yapılarını koruyor; Türkçenin zengin ikilemelerinden ve geleneksel masal ritminden besleniyor.

Eflatun Cem Güney’in En Güzel Türk Masalları ve Pertev Naili Boratav’ın Az Gittik Uz Gittik adlı eserleri başta olmak üzere çeşitli yöresel derlemelerden de yararlanan Yörük Masalları, geleneği yalnızca tekrar etmiyor; her anlatıya yeni bir nefes ve bugünden bir bakış açısı katıyor. Murat Nedim’in ifadesiyle: “Masal unutmaz; söz uçar, o kalır. Ve herkes, eninde sonunda kendi masalına inanır.”

Arka Kapak Yazısı:
“Varmışla yokmuş arasında bir an varmış…”
Bu kitapta anlatılanlar yalnızca masal değil; dağın dili, rüzgârın sesi, bir obanın yıllara meydan okuyan hafızası…
Belki de çocukken dinlediğiniz bir masal bu…
Ama bu kez sonu bildiğiniz gibi bitmiyor.
Bir şehzadenin Üç Turunç uğruna yollara düşüşü…
Kurt Oğlan’ın insan ile yaban arasındaki o
ince çizgide yürüyüşü…
Tilki Paşa’nın insanlara duyduğu güvenin kırılması…
Ve bir ananın dağları titreten ağıtı…

Derler ki masalların tek bir derdi olmaz.
Masalın sonu anlatana göre bir başkadır, dinleyene göre bambaşkadır…

Bu kitap, unutulmaya yüz tutmuş bir söz dünyasını yeniden çağırıyor: Yörük obalarından, ateş başlarından, rüzgârın içinden…
Belki de bu kez bu masal sizi anlatıyor.

Yörük Masalları / Murat Nedim
Alt Başlık: Varmışla Yokmuş Arasında Bir Zaman Varmış
Türü: Masal
Yayınevi: KaraKarga Yayınları
Sayfa Sayısı: 160
Fiyatı: 300 TL



Dr. Çiçek Doğan’ın yeni tarihi-fantastik kurgu romanı “Kara Sandık: Bizans’ın Gizemi” raflarda!

Perşembe, Temmuz 09, 2026

Gerçek ve kurgunun harmanlandığı yeni bir fantastik kurgu eseri daha raflardaki yerini aldı. Bilişim sektörünün yakından tanıdığı yazar Dr. Çiçek Doğan'ın üçüncü kitabı Kara Sandık -Bizans’ın Gizemi Ceren Yayıncılık tarafından okurlarla buluşturuldu. Tarih farklı bir yönde akmış olsaydı ne olurdu sorusundan ilham alan yazar; alternatif ve kurgusal bir Bizans evreni kurarak Bizans’ın en güçlü kadın figürlerinden biri olan Theodora’yı ve hayatını hikayeleştirdi.

Kitapta ilginç olan; okurun kimi zaman bir kahve eşliğinde kendini Theodora ile sohbet eder hissetmesi bazen de geçmişin sırlarla örtülü koridorlarında onun anılarına tanıklık etmesi. Tarihsel gerçeklerden ilham alan ve yer yer gerçek olaylara da dokunan eser, okuyucuyu kurgunun sınırlarını aşan büyüleyici bir atmosferin içine çekmesi ile farklılaşıyor.

Dr. Çiçek Doğan, bu romanı ile ilgili, eserin Bizans İmparatoriçesi Theodora'dan ve yaşadığı dönemden ilham alsa da tarihî bir biyografi olmadığını, kitap sayfalarında karşılaşacağınız olayların, karakterlerin ve sırların bir kısmının tarihî gerçeklere dayanırken bir kısmının da kendi hayal gücüyle şekillenmiş kurgusal bir dünyanın parçası olduğunu vurguluyor. Okurken tarihi bir belge ya da kronik değil efsanelerle ve “Peki ya şöyle olsaydı?” sorusuyla beslenen bir roman okuduğunuzu hatırlatıyor.

“Yoksulluktan Tahta”
Theodora’nın yoksulluktan tahta giden hikayesinde yaşadıkları tarihçiler tarafından farklı anlatılsa da dönemin, bir çağın en güçlü İmparatoriçelerinden biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hikâyeye bir de efsaneler ve farklı karakterler eklenince sizi döneminin içinde çeken bambaşka bir atmosfer ortaya çıkıyor. Theodora’nın sadece İmparatoriçeliği değil, çok daha yakın ve kişisel sırları, duyguları, tepkileri farklı bir perspektiften derin fantastik bir kurgu ile işleniyor.

“Kara Sandık: Bizans’ın Gizemi” yalnızca bir fantastik roman değil; aynı zamanda tarihin farklı ihtimallerini sorgulayan, okuyucusunu düşünmeye ve hayal etmeye davet eden bir eser. Eğer siz de tarihin yeniden yazılabileceği fikrinin büyüsüne kapılanlardansanız, bu romanın sayfalarında unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.


İthaki Yayın Grubu Kitapları Kitapyurdu'nda 24 Saat Boyunca %50 İndirimde!

Salı, Temmuz 07, 2026

İthaki Yayınları, Yabancı, İthaki Çocuk ve Nova okurlarına kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. 9 Temmuz tarihinde, 24 saat boyunca Kitapyurdu'nda İthaki Yayın Grubu’nun tüm kitapları %50 indirimle satışta olacak.

Dünya edebiyatından çağdaş Türk edebiyatına, bilimkurgudan fantastiğe, polisiyeden kurgu dışı eserlere uzanan geniş seçkisiyle İthaki Yayın Grubu'nun yüzlerce kitabı, gün boyunca avantajlı fiyatlarla okurlarla buluşacak.

Yalnızca 9 Temmuz günü geçerli olacak bu kampanya, uzun zamandır okumayı ertelediğiniz kitapları edinmek ve kütüphanenize yeni keşifler eklemek için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Kaçırmayın!
 
 
Peki neler alayım diyenler için önerilerimi de sıralayayım: 
Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar - Polat Özlüoğlu
Beden - David Szalay
Açlık - Choi Jin-young
Dracula – Çizgi Roman
Her Şeyin Hikâyesi - Richard Powers
Kasvetli İnsanlar İçin Güneşli Bir Yer - Mariana Enriquez
Bir Ada İhtimali - Michel Houellebecq
Sarı Yüz - R. F. Kuang
Uzaklarda - Hernan Diaz

Cem Kartal’dan Türk Bilim Kurgu Edebiyatına Güçlü Bir Giriş: Âdem

Salı, Temmuz 07, 2026

Türk bilim kurgu edebiyatına "Âdem" romanıyla güçlü bir giriş yapan Cem Kartal, bilimsel teorileri felsefi sorgulamalar ve sürükleyici bir anlatımla buluşturarak okurlarını insanlığın geleceğine uzanan sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor. Yapay zeka, yıldızlar arası yaşam, teknoloji ve insan doğası üzerine kurduğu özgün evreniyle dikkat çeken Kartal, ilk romanında yalnızca bir bilim kurgu hikayesi anlatmakla kalmıyor; insanlığın geleceğine dair cesur sorular da ortaya koyuyor.

1972 yılında Erzurum'da doğan Cem Kartal, ilk, orta ve lise öğrenimini aynı şehirde tamamladı. Üniversite eğitimine Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nde başlayan Kartal, 1992 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından eğitimine Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nde devam ederek mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini de tamamlayan yazar, 2001 yılında bir kamu kurumunda göreve başladı ve çalışmalarını bugün de Kocaeli'de sürdürmektedir.

Bilime, teknolojiye ve insanlığın geleceğine duyduğu ilgi, yıllar içinde edebiyata olan tutkusuyla birleşen Cem Kartal, uzun soluklu bir hazırlık sürecinin ardından kaleme aldığı "Âdem" ile okurların karşısına çıktı. Bilimsel gerçeklikten beslenen roman; yapay zeka, uzay araştırmaları, etik, medeniyet ve insan olmanın anlamını sorgulayan çok katmanlı yapısıyla Türk bilim kurgu edebiyatına özgün bir katkı sunuyor.
 
Bilimsel hayal gücünü güçlü bir kurgu ve felsefi derinlikle harmanlayan Cem Kartal, "Âdem" ile okurlarını yalnızca geleceği hayal etmeye değil, insanlığın geleceğini yeniden düşünmeye davet ediyor.

Âdem
Merve’nin hayali ile başlayan gezegenler arası seyahat projesi Türkiye, Rusya ve Almanya’nın katılımı ile gerçeğe dönüşür. İnsanlık başka bir gezegende Âdem isimli yapay zekânın büyüttüğü çocuklarla yeni bir kapı aralar. Aradan geçen uzun yılların ardından Cengiz liderliğindeki ilk kafile Kut adı verilen gezegenden Dünya’ya gelir. Herkes büyük bir mutlulukla onları karşılarken Âdem’in yetiştirdiği Cengiz ve ona bağlı ordunun başka planları vardır.

Savaşı kaybedip darmadağın olan Dünya’yı bir araya getirip direnişi örgütleyen Merve’nin kızları Leyla ve Feray olur. Artık Dünya’nın kaderi yapay zekânın ürettiği kültürle yetişen insanlarla olan savaşa bağlıdır.
 
Âdem / Cem Kartal
Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık
358 Sayfa
300 TL


Seda Diker’in 13. Yeni Kitabı “Aşk Kütüphanesi” Raflarda!

Salı, Temmuz 07, 2026

Kişisel dönüşüm, ilişki dinamikleri ve farkındalık alanında çalışmalarıyla tanınan Yazar, Eğitmen, Duygu Simyacısı ve İletişim Mentörü Seda Diker’in 13. kitabı, “Aşk Kütüphanesi” Ceres Yayınları etiketiyle okurlarla buluşuyor. 

Kişisel gelişim romanı türündeki bu eserinde Seda Diker; ilişkilerde sıklıkla göz ardı edilen alma-verme dengesini, 5. boyut felsefesini ve kuantum fiziğini harmanlayarak okuru alışılmışın dışında, mistik bir uyanış yolculuğuna davet ediyor.

Aysima, Leyla ve Gamze adındaki üç yakın arkadaşın hayatlarının en dibe vurduğu noktada kesişen yolları, aslında insanların hayatlarında gerçek değişimi sağlama hikâyelerinin tam kendisidir. Bu yolculuk yalnızca bir ilişki kurgusu değil, aynı zamanda kalp ve beyin uyumunu temel alan sarsıcı bir yüzleşmedir. Aşk Kütüphanesi, kadınların yüzyıllardır ataerkil sistemlerin dayatmaları ve travmalarla unuttukları İlahi Dişil güçlerini onlara yeniden hatırlatıyor. Kitap, acı çeken kadınlara dış dünyayla ya da erkeklerle savaşmayı değil; frekans bandını değiştirerek hak ettikleri gerçekliği hayatlarına çekebileceklerini fısıldıyor.

Seda Diker, ilişkilerde yaşanan dengesizliklerin çoğunun yanlış yerden yapılan seçimlerle başladığını vurguladığı bu eserin temel felsefesini şu sözlerle anlatıyor:

"13. kitabımda, sizlere dış dünyayla ve toksik ilişkilerle savaşmayı değil; kendi içsel frekansınızı değiştirerek kaderinizi yeniden yazmanın sırrını anlattım. Sadece güç, statü, fiziksel özellikler ya da maddi imkânlar üzerinden kurulan ilişkiler, zamanla kişiyi sürekli veren ama karşılığını alamayan bir tükeniş noktasına taşıyor. Oysa kendi otantik halinize sıkı sıkıya tutunduğunuzda ve iç duygunuzu şükürde tuttuğunuzda, hayatınıza çektiğiniz ilişkiler de aynı doğallıkta ve dengede şekilleniyor. İşte bu yüzden Aşk Kütüphanesi, kurban rolünden çıkıp içindeki o muazzam ilahi dişil gücü hatırlamaya hazır olan her kadının kendi mucizesine uyanış yolculuğudur."

İlişkiler genellikle fedakârlık, tükenmişlik ya da peri masalı beklentileri üzerinden ele alınır. Peki, zihninizi açacak şu soruları sormaya ne dersiniz?

Hayatınızdaki erkeğin mesafeli ve enerjinizi sömüren versiyonu yerine, size derinden âşık olduğu bambaşka bir paralel gerçeklik senaryosuna geçmeniz mümkün müdür?

Bir kadının, kendisini değersiz hissettiren bir adama cinsel ve duygusal enerjisini açması, bereketini o erkeğe kendi eliyle hediye etmesi anlamına mı gelir?

İlişkilerde doğru kişiyi bulmaya çalışmak yerine, kişinin kendi otantik haline yaklaşarak doğru ilişkiyi hayatına çağırması nasıl gerçekleşir?

Aşk Kütüphanesi ile sadece bu soruları sormakla kalmıyor; okurunu, başkalarının yazdığı bir senaryoda figüran olmaktan çıkarıp, kendi frekansını yükselterek hayatının en güzel versiyonunun başrolüne geçmeye davet ediyor. Unutmayın; kendi hikâyenizin yazarı sizsiniz ve o kalemi yeniden elinize almanız için Aşk Kütüphanesi sizi bekliyor.

Aşk Kütüphanesi / Seda Diker
Yayınevi: Ceres Yayınları
Birinci baskı: Temmuz 2026
Kategori: Kişisel Gelişim Roman
Sayfa sayısı: 460
Liste Fiyatı: 470 TL

Dünyaca Ünlü Oyun “Mobile Legends: Bang Bang”, Athica İmzasıyla Çizgi Roman Oldu

Salı, Temmuz 07, 2026

Milyonlarca oyuncuya sahip Mobile Legends: Bang Bang evreni, resmi çizgi roman serisi Kanun Kaçağı ile Türkçede ilk kez okurlarla buluşuyor. Aksiyon, fantastik kurgu ve oyun evrenini genişleten hikâyesiyle seri, hem oyunculara hem de manga ve manhwa okurlarına hitap ediyor.

Athica etiketiyle yayımlanan Mobile Legends: Bang Bang – Kanun Kaçağı, dünyanın en popüler mobil oyunlarından birinin zengin evrenini sayfalara taşıyor. Oyunseverlerin yakından tanıdığı karakterler bu kez yeni bir maceranın merkezinde yer alırken, çizgi roman yalnızca oyunun hikâyesini takip etmekle kalmıyor, evrenin geçmişine ve karakterlerin bilinmeyen yönlerine de ışık tutuyor.

Serinin ilk cildinde, “Kum Avcıları” olarak bilinen tehlikeli kanun kaçağı çetesinin lideri Ixia, Eruditio’nun görkemli sokaklarında tüm şehri şoka uğratacak planını gerçekleştirmek üzere ilerlerken gerçekleşen büyük bir patlama sonucu hedefinden şaşıyor. Kendini içinde bulduğu karmaşadan kıvrak zekâsıyla kurtulsa da heyecan dolu bir maceraya karışmaktan kurtulamıyor. Mizahı, aksiyonu ve temposu yüksek anlatımıyla dikkat çeken eser, okurları Mobile Legends evreninin yeni bir yüzüyle tanıştırıyor.Çizgi romanın sonunda yer alan karakter profilleri, beceri analizleri ve oyun rehberleri ise seriyi yalnızca bir hikâye olmaktan çıkarıp Mobile Legends hayranları için koleksiyonluk bir kaynağa dönüştürüyor. Mobile Legends: Bang Bang – Kanun Kaçağı, oyun ile çizgi roman kültürünü buluşturan dikkat çekici bir yayın olarak raflardaki yerini alıyor

Arka Kapak Yazısı:
SAVAŞ BAŞLIYOR

Bilginler Şehri Eruditio durmaksızın büyümekte, dünyanın dört bir yanındaki âlimleri bünyesine katmaktadır. Herkesin birbirine güvendiği, kimsenin sebepsiz yere suçlanmadığı bu şehir, bilim ve adaletin hüküm sürdüğü bir merkez haline gelmiştir. Eruditio’nun sınırları artık çölün kıyılarına kadar dayanır.

Ancak kumların ötesinde, bu ilerlemeden rahatsız olanlar vardır: Kum Avcıları. Çöl yenileme programı, yavaş yavaş çölü şehrin bir parçası haline getirirken yalnızca toprakları değil, kanunsuzların yaşam alanlarını da yok eder. Bu durum, Kum Avcıları’nın hareket alanını daraltmış ve kazançlarını ciddi ölçüde düşürmüştür.

Kum Avcıları’ndan oluşan gizli suç örgütü Kötü Ruh, üyelerini birer birer Eruditio’ya kaptırırken, örgütün lideri İxia bu gidişata dur demek için harekete geçer. Kaybettiklerini geri almak ve düzeni kendi lehine çevirmek isteyen Ixia, nihayet Eruditio’ya adım atar; çünkü artık savaş kumların ötesinde değil, şehrin tam kalbinde başlayacaktır.

Mobile Legends: Bang Bang – Kanun Kaçağı / Limei Vancy
Orijinal Adı: Mobile Legend: Bang Bang - Outlaws
Çevirmen : Mirhan Petek
Türü: Çizgi Roman
Yayınevi: Athica Yayınları
Sayfa Sayısı: 104
Fiyatı: 350 TL


Bilgi Kaybolursa İnsanlık Ne Olur? Alper Atak'tan Umut ve Sorumluluk Üzerine Çarpıcı Bir Roman: Tükeniş Çağı

Pazartesi, Temmuz 06, 2026
Oyuncu ve yazar Alper Atak, yeni romanı Tükeniş Çağı'nda okurları insanlığın geleceğini sorgulatan fantastik bir maceraya davet ediyor. Bilginin dünyayı terk etmeye hazırlandığı bir evrende geçen roman, doğa, vicdan ve insanlığın ortak hafızası üzerine düşündüren güçlü bir hikâye anlatıyor.

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan Tükeniş Çağı, yalnızca fantastik bir serüven değil; doğayla kurduğumuz ilişkiyi, bilginin sorumluluğunu ve gelecek kuşaklara bırakacağımız dünyayı sorgulayan bir roman olarak öne çıkıyor.

Romanın merkezinde, kaybolan kaplumbağası Tostos'u ararken kendisini insanlığın kaderini değiştirecek bir yolculuğun içinde bulan dokuz yaşındaki Atlas yer alıyor. Atlas, bilgiyi koruyan kadim varlıklarla tanıştığında, insanlığın doğaya verdiği zarar ve bilgiyi kötüye kullanması nedeniyle harflerin, sayıların ve bilginin dünyayı terk etmeye hazırlandığını öğreniyor. İnsanlığın son umudu ise Atlas'ın doğanın güvenini yeniden kazanmasına bağlı.

Ormanlardan dağlara, okyanuslardan kadim uygarlıklara uzanan bu yolculuk boyunca Atlas, yalnızca kendi cesaretini değil, insanlığın yeniden umut etmeye değer olup olmadığını da sınamak zorunda kalıyor. Roman, fantastik unsurları çevre bilinci, etik değerler ve insanlığın ortak hafızasıyla bir araya getirerek her yaştan okuru düşündüren çok katmanlı bir anlatı kuruyor.

Tiyatro ve oyunculuk alanındaki kariyeriyle tanınan Alper Atak, Tükeniş Çağı'nda sinematografik anlatımını felsefi sorgulamalarla buluşturuyor. "Bilgi yalnızca kitaplarda değil, insanın kalbindeki iyilikte saklıdır." düşüncesinden hareketle kaleme alınan roman, özellikle genç okurlara doğayı korumanın, bilgiyi doğru kullanmanın ve umut duygusunu kaybetmemenin önemini hatırlatan güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.

Arka Kapak Yazısı:
DOĞA TÜKENİYOR. PEKİ YA İNSAN? 
Her gün iklim krizinden, yok olan türlerden ve kirlenen denizlerden söz ediyoruz.
Ancak gözden kaçan başka bir tükeniş var: İnsanın doğayla, anlamla ve kendi özüyle kurduğu bağın tükenişi.
Tükeniş Çağı, çevresel yıkım ile insan ruhundaki kırılganlık arasındaki görünmez ilişkiyi araştırıyor.
Bilimin, felsefenin ve insanlık tarihinin ışığında; tüketim kültürünü, modern yaşamın hızını ve insanın doğadan kopuşunun sonuçlarını sorguluyor.
Çünkü doğadaki her kayıp, insanın iç dünyasında da bir karşılık bulur.
Ve şu soruyu soruyor:
Doğayı kaybeden bir insanlık, sonunda kendini de kaybeder mi?
Bu kitap, yalnızca gezegenin geleceğini değil, insanın geleceğini de sorguluyor.
 
Tükeniş Çağı / Alper Atak
Alt Başlık: Sessizlikten Önceki Son Çağrı
Yayınevi: Destek Yayınları
Türü: Roman
Sayfa Sayısı: 120
Fiyatı: 230 TL



 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template