♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Richard Jenkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Richard Jenkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İlk Bakış: White House Down / Beyaz Saray Düştü

Cuma, Mart 29, 2013
•
Roland Emmerich’in yeni filmi “White House Down”ın ilk fragmanı görücüye çıktı... 11 Eylül saldırılarından sonra örnekleri artan Beyaz Saraydaki kaosun son örneği, 12 Temmuz'da vizyona giriyor...

Son yıllarda iyice ayyuka çıkan Amerikan Milliyetçiliği kanadının son filmi, sık sık işlenmeye başlanan Beyaz Saray düştü düşecek, bir kahraman çıkıp kurtaracak formülünü yineliyor... Emmerich’in yönetmen koltuğunda olmasından, bunun cılkını çıkaracağını öngörmekte mümkün... Ne de olsa tam kendisine göre konu bulmuş... Tehditin nereden geldiğinin de önemi yok, bir şekilde başkan ve şehir kurtulsun, sonunda halaylar çekilsin yeter... “Zodiac”la adını duyduğumuz, son olarak “The Amazing Spider-Man”de gördüğümüz James Vanderbilt’in senaryosu, “Anonymous” sonrası Emmerich’i sevdiği konuya geri döndürmüş. Kadronun da gereğinden fazla iyi olduğunu söylemek mümkün... Tüm ağırlık Channing Tatum’da ama, ona eşlik eden oyuncular Jamie Foxx, Maggie Gyllenhaal, James Woods, Richard Jenkins, Jason Clarke, Jake Weber, Lance Reddick ve Joey King. Tatum ülkesini korumaya çalışan adam, Foxx ise Amerikan Başkanı rolünde... Birde, şu anda Amerika’da vizyonda olan Antoine Fuqua’nın “Olympus Has Fallen”ıyla pişti olma durumu var...

Başkent polisi John Cale'in hayalindeki iş olan Başkan James Sawyer'ı Gizli Servis'le birlikte koruma talebi reddedilir. Küçük kızını bu kötü haberle üzmek istemeyen Cale, onu Beyaz Saray'a ufak bir gezintiye çıkartır. Bu sırada, bina büyük bir militan grubu tarafından kuşatılır. Zamana karşı yarışılan bu amansız kaostan başkanı, kızını ve ülkeyi kurtarma işi Cale'e kalır.

Son oscar töreniyle ayyuka çıkan o vıcık vıcık Amerikan Milliyetçiliği sonrası bu filmlere nasıl bakacağımız çok açık... Sarayları da onların olsun, bayrakları da... Tepemize yıkılmasınlarda, nereye yıkılırlarsa yıkılsınlar... Fragmana gelince; tipik bir Emmerich filmi olduğunu bağıran ilk dakika aynı zamanda kıyamet vurgusunu da yapıveriyor hemen... Sonrasındaki sessizlikse ilginç bir seçim... Aksiyonun tavan yaptığı sahneleri görüyoruz ama tadını çıkarmak için salona bekleniyoruz... Amerika’da 28 Haziran’da gösterime girecek film, bizde 12 Temmuz'da gösterime girecek... Merakla beklemek bir yana, gördüğümüz fragmanı bile unutmak istiyoruz...


Jack Reacher’dan Yeni Fragman

Perşembe, Ekim 18, 2012
•
Tom Cruise’un anti-kahraman olarak karşımıza geleceği Jack Reacher’dan yeni fragman yayınlandı.

Christopher McQuarrie’nin yönettiği filmde Cruise’a, Robert Duvall, Rosamund Pike, Richard Jenkins ve David Oyelowo eşlik ediyor.

Altı kurşunla beş adamı öldüren adamın gösterdiği şüpheli sorgulama sırasında “Jack Reacher’ı bulun!” demesiyle olayların fitili ateşlenecek. Sırlar arasında gerçeği arayaş macerasında Reacher yetenekleriyle kolay lokma olmadığını gösterecek. 

Filmin vizyona giriş tarihi 21 Aralık…



ilk Bakış: Liberal Arts

Salı, Ağustos 07, 2012
•
“How I Met Your Mother” yıldızı Josh Radnor’ın yönettiği ve rol aldığı “Liberal Arts”dan ilk fragman online olarak geldi. 

Radnor filmde, eski gençlik günlerinin arayışında, 35’ine merdiven dayamış olan ve 19 yaşındaki bir kolej öğrencisine (Elizabeth Olsen) aşık olan adamı canlandırıyor.

2010’da şirinlik muskası “Happythankyoumoreplease” ile ilk yönetmenlik deneyiminde olumlu eleştiriler alan Radnor, yine bağımsız tonda devam etmiş. Özellikle Olsen’in performansına övgüler yağıyor. Filmin tonundan etkilenen festival izleyicisi de yılın önemli bağımsızları arasında göstermekten kendini alamıyor. Beş festival gezen film, Sundance’te izleyicinin gönlünü kazanmış. Aslında klişe bir konuyu ele alıyorsa da, Radnor işi kotarmış görünüyor.

Richard Jenkins ve Allison Janney’nin de rol aldığı “Liberal Arts”, 14 Eylül’de sinemalarda olacak.  Bizde ne zaman gösterime gireceği ise meçhul…



ilk Bakış: Jack Reacher

Cuma, Haziran 29, 2012
•
Önceki ismi “One Shot” olan, “Jack Reacher”dan ilk kare resmi olarak yayınlandı. Görüntüdeki isim ise, tabiî ki filme adını veren karakteri canlandıran Tom Cruise.

Christopher McQuarrie’in, Lee Child romanından uyarlayarak yönetmenliğini üstlendiği filmin kadrosunda Robert Duvall, Rosamund Pike, Richard Jenkins ve David Oyelowo yer alıyor.

21 Aralık’ta gösterime girecek “Jack Reacher” için fragmanın da yakında gelmesi bekleniyor.

Güncelleme: Fragman yayında...




Tom Cruise ve Christopher McQuarrie’nin “One Shot”ı artık “Jack Reacher”

Perşembe, Mayıs 31, 2012
•
Paramount’ın Tom Cruise’lu suç gerilim filmi “One Shot”ın ismi “Jack Reacher” olarak değiştirildi. Lee Child’ın “One Shot” isimli romanından uyarlanan Christopher McQuarrie yönetimindeki film, yeni ismini Cruise’un canlandırdığı karakterden aldı.  

Rosamund Pike, Richard Jenkins, Robert Duvall, David Oyelowo ve Werner Herzog’un rol aldığı “Jack Reacher”, 21 Aralık’ta gösterime girecek. 

“The Cabin in the Woods”dan Yeni Fragman

Çarşamba, Mart 07, 2012
•
“The Cabin In The Woods”, pek çok korku klişesini barındıran Joss Whedon ve Drew Goddard’lu yeni fragmanını izleyicilere sundu.  



“The Cabin In The Woods”dan İlk Fragman

Çarşamba, Aralık 07, 2011
•
Buffy, Angel, Alias ve Lost’un yazar kadrosundan tanıdığımız Drew Goddard, ilk yönetmenlik denemesine girişiyor. Goddard, Cloverfield’in senaryosuna imza atarak sinema kariyerine iyi başlamıştı. Dizi dünyasının önemli isimleri J.J. Abrams ve Joss Whedon’un destekleriyle çekilen filmde Richard Jenkins, Bradley Whitford, Chris Hemsworth ve Kristen Connolly başrollerde yer alıyor.

Karışık türde bir korku filmi olan “The Cabin In The Woods” için ilk fragman geldi. Görünen o ki, yönetmen Drew Goddard bütün korku klişelerini bozarak oldukça eğlenmiş.

Filmde, bir grup genç çalışanın hafta sonu içip dağıtmak için şehir dışında bir kulübe kiralaması ve olayların beklenilenden daha ürpertici bir hal alması anlatılıyor.

The Cabin in the Woods, 13 Nisan 2012’de gösterime girecek…


Werner Herzog, “One Shot”da Tom Cruise’un Karşısındaki Kötü Adam

Perşembe, Ekim 06, 2011
•

“One Shot”la ilgil her şey yolunda gözüküyor: Reacher rolünde aksiyon kahramanı Tom Cruise, güzeller güzeli Rosamund Pike ve Alexia Fast, karakter oyuncusu Richard Jenkins. Ama kötü adam kim olacak? İşte cevabı:


Kamera önüne pek geçmeyen Alman yönetmen Werner Herzog, şaşırtıcı bir biçimde bu rol için imzayı attı.

“Grizzly Man”, “Cave Of Forgotten Dreams” ve “Encounters At The End Of The World” gibi belgesellerden Herzog’un sesini hatırlayanlar olacaktır. Ünlü yönetmen bir de 2007 yapımı poker filmi “The Grand”da oynamıştı.

Gelen haberlere göre Herzog, “yaşsız ve karanlık karakter” olarak tabir edile The Zec’i canlandıracak.

Christopher McQuarrie’nin yazıp yönettiği film, bu ay Pittsburgh’de çekilmeye başlanacak ve 2013’de gösterime girecek. 

Alexia Fast, Tom Cruise'un “One Shot”ında

Salı, Eylül 27, 2011
•

Aktris Alexia Fast, romandan uyarlanacak film “One Shot”ın kadrosunda. 

Christopher McQuarrie’ın filminde Tom Cruise, beş kişinin ölümünden sorumlu bir nişancıyı arayan eski askeri polis Jack Reacher'ı canlandırırken, Fast, filmde Cruise’un karşısındaki genç ve kışkırtıcı kadın rolünde.

Fast’in ismini ilk olarak senarist, yönetmen ve oyuncu olarak yer aldığı kısa film “The Red” ile duymuştuk. Ardından da bir reklam filminde ve Carrie-Anne Moss ve Billy Connolly’yle birlikte yer aldığı drana “Fido” gelmişti. “Kickin’ It Old Skool” (2007), “Helen” (2009) ve “Triple Dog” (2010) da izlediğimiz güzel yıldız, Hallmark’ın “Tin Man” isimli dizisinde de yer almıştı.

Aynı zamanda Rosamund Pike, Richard Jenkins ve David Oyelowo’yu kadrosunda bulunduran “One Shot”ın çekimlerine bu Ekim Pittsburgh’de başlanması bekleniyor.


Eat Pray Love / Ye Dua Et Sev

Pazartesi, Mart 07, 2011
•

Bir Elinde Cımbız, Ötekinde Ayna Umurunda mı Dünya

Efendiiim, tuzu kuru bir hanımefendi hayatını bırakıp yabanellerde kendini aramak üzere yollara koyulmuş… O ülke senin bu ülke benim gezinmiş… Yetinmemiş çiziktirmiş macerayı, olmuş mu sana kallavi bir kitap… Yetmemiş okumuş millet, adı mıdır, içeriğimidir bilinmez kadınlar üşüşmüşler kitaba, best seller olmuş hemencecik… Bununla da bitmemiş Julia Roberts hanımefendi bakmış gezgin hatunumuz Elizabeth Gilbert’ın kitabında iş var, alayım haklarını da vurayım parayı demiş… Herhalde bi de kendim oynarım vururum voliyi diye de eklemiştir… “Ye, Du et, Sev” tastamam böyle ortaya çıkmış.

Kitabı okumadan, sırf filme dayanarak sallamaktan pek hazzetmesemde, ortada film namına pek bir şey yok aslında. Zira baş karakterimizin neden kendini kaybedip yollara vurduğunu anlayan varsa beri gelsin… Neden kendini kaybettiğini anlamak bir yana, kendini niye bulacağını anlamakta zor. Olsa olsa narsist bir kadının kendini yüceltmek için uzak diyarlarda asfalt aşındırması olabilir karşımızdaki. Hedef kitlesi iyi seçilmiş, güzel hesaplanmış bir pazarlama harikası olarak görünmek haricinde hiçbir özelliği olmayan bir film olmuş Ye Dua Et Sev… İyi oyuncular dahil de olsa, sahneleri geldiğinde girip çıksalarda ne onların bir amacı mevcut, ne de hatunumuzun…

Krizler, terör derken dünya ne hallere gelmiş umurunda olmayan bir hatunun yaptığı gezilerden ibaret film biraz da uzak kültürlerden demet sunalım demiş,  yakışıklı bir egzotik erkeği eklemiş yetmemiş gurbet ellerde iki amerikalıyı yanyana getirip dertleştirmiş. Hepsi o… Ne ortada bir öykü, ne bir mesaj, ne de olay… Bu derece kısır bir filme insanlar nasıl merkla koştu sorusuna verilecek cevapda hak getire bu arada…

Çok satar kitaplardan hazzetmediğim için beni şaşırtmayan durumun tek istisnası Ryan Murphy oldu. Adam Nip/Tuck ve Glee’nin yaratıcısı ne de olsa. Sinemaya attığı ilk adımda da “Runinng With Scissors” ile yönetmenliğe de ısınmış… E be adam ne işin var bu projede demezler mi adama… Hakkaten ne işi var anlamak zor. Büyük stüdyo filminde olması akla gelecek son isim belki de… Önceki işlerine baktığınızda, enteresan karakterler, sıradışı olaylarla örülü diziler… Nip/Tuck’la aile kavramının altına dinamit koyan adamın bu derece klişe imza atmasına şaşırmamak elde değil nihayetinde… Bu derece güllük gülüstanlık bir konuyu kitaptan aldın tamam da arkadaş, bırak başkası yönetsin diyen bir kişi bile olmamış yanında o tuhaf işte… Hadi sen akıl edemedin, yanındakiler desin…

Ortayaş krizi ortasında kocasından ayrılıp dul kalan bir kadının macerası işte anlatılan. Adıyla sanki okuyana manifesto verecekmiş gibi dursa da ortada hiçbirşey yok. Yemek masasında ben şuyum, ben buyum diyen topluluğun içinde acaba benim kelimem ne diye düşünen bir kadın, gezip dolaşıp kendi kelimesini buluyor. Eee peki bize ne bundan? O kısım atlanmış… Basit bir romantik komedi deseniz o değil… Karakterleri, olayları ve amacı havada kalmış basit bir çok satar uyarlama işte eni sonu... Amacına ulaşılmış paralar cukkalanmış…
Murphy’nin projede ne işi var demişken kadroya da değinelim… Julia Roberts’ın role yakışmaması ilk dezavantaj oluyor izleyici için zaten. James Franco, Richard Jenkins ve Javier Bardem biraz kurtarıyorlar gibi ama onlarında süreleri yetemiyor ki elle tutulur tek sahnede de Jenkins var zaten…

Gurulardı, egzotik kültürlerdi, bodaydı zendi dört dönen bir kadının maceralarını izlemektense yürüyüşe çıkın demek en doğrusu olacak galiba… Zira refahtan rahatı kaçan bir kadının ticari pompa geziye çıkmasından size ne…

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template