♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Lost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Josh Holloway Break Dans Aleminde: Battle of the Year

Pazar, Temmuz 22, 2012
Lost’un Sawyer’ı Josh Holloway’in 3D Dans Müzikali “Battle of The Year”dan ilk fragman yayınlandı.

Benson Lee’nin yönettiği filmde, Laz Alonso, Josh Peck, Caity Lotz ve Chris Brown başrollerde yer alan diğer oyuncular. Alışılmışın dışında ciddi bir dans filmi iddiasıyla pazarlaması yapılan Battle of the Year, Amerikalıların 15 yıldır kazanamadığı şampiyonluğun peşine düşüyor. Break Dans olimpiyatlarına şampiyon bir basketbol koçu devreye giriyor ve rüya takım kurmaya girişiyorlar. Evet, tipik bir spor hikayesi gibi duruyor… Farklı olup olmadığını 25 Ocak 2013’te göreceğiz…



Californication Kadrosuna Bir Lost Yıldızı Daha

Cuma, Haziran 08, 2012
Altıncı sezon hazırlıkları süren Californication'dan kadro haberleri gelmeye devam ediyor.

Maggie Grace’in diziye katılacağı haberlerinden sonra, bir Lost yıldızı daha kadroya dahil oldu. Herkesin sevgilisi Hugo olarak tanıdığımız, son olarak ikinci sezonu göremeyen Alcatraz’da izlediğimiz Jorge Garcia henüz detayları belli olmayan bir rolle altıncı sezonda karşımıza çıkacak. Grace’in canlandıracağı karakterin geçmişinden bir arkadaş olduğu gelen ilk bilgi. Dizide kaç bölümde yer alacağı konusunda da bir bilgi yok.

12 bölümden oluşacak altıncı sezon aralık-ocak civarında başlayacak.

Lost Yıldızı Woody Allen Filminde

Pazartesi, Haziran 04, 2012

Proje günlüklerinde haftasonu gelişmeleri şöyle:

Lost”un yıldızı Michael Emerson, Woody Allen’ın Amerika’da çekmeyi planladığı ismi henüz belli olmayan filminin kadrosuna dahil oldu. 

“Big Bang Theory"den Melissa Rauch, Matt Weiner’ın ilk yönetmenlik deneyimi olacak olan romantic komedi “You Are Here”a evet dedi. 

Ben Schwartz, Ben Affleck ve Justin Timberlake’in rol aldığı kumar filmi “Runner, Runner” için imzayı attı.

Fringe Finaline Lost Yıldızı

Pazar, Mart 25, 2012
Sezon finaline sayılı bölüm kala Fringe kadrosuna Lost yıldızları eklenmeye devam ediyor. 11 Mayıs’ta sezon finali yapacak olan diziye bu kez de Lost’un Charlotte’u olarak izlediğimiz Rebecca Mader katıldı.

Mader’in dizinin son iki bölümünde yer alacağı açıklanırken, cesur ve güçlü kadın Jessica’yı canlandıracağı belirtildi. Jessica’nın Olivia ile bolca ortak yanının olduğu ve duygusal bir bağları olacağı da idari yapımcılarca altı çizilen detaylardan.

1977 doğumlu İngiliz oyuncu, Lost sonrası bol bol konuk oyunculuk yapmış, başladığı iki dizi ise hüsranla sonuçlanmıştı. 

Sık sık ara vermesine bir türlü alışamadığımız ve bolca sinir olduğumuz Fringe, Cuma akşamı 16. Bölümüyle sezona devam edecek. 19. Bölümde Lost’un Desmond’u Henry Ian Cusick’in de kadroya dahil olacağı dizi son dakika süprizi olmazsa ara vermeden devam edecek ve final yapacak.

John Locke, Falling Skies Kadrosunda!

Perşembe, Şubat 09, 2012
Fenomen dizi Lost’ta Jock Locke olarak izlediğimiz Terry O'Quinn, TNT’nin yaz dizisi Falling Skies’ın ikinci sezon kadrosuna katıldı.

Lost'tan sonra Hawaii Five-0’da gördüğümüz O'Quinn, bilim-kurgunun son iki bölümünde görünecek ve tarih profesörünü canlandırıp akıl hocalığı yapacak.

Steven Spielberg’in de aralarında bulunduğu yapımcı kadrosu ile adından söz ettiren, ilk sezonun kanalın yüzünü güldürmesiyle ikinci sezon onayını alan Falling Skies; aşırı derecede güçlü uzaylılar ve onlara karşı stratejik planlar yapan tarih profesörü adam merkezinde savaşı anlatıyor.

Dizinin ikinci sezonu da, ilk sezon gibi 10 bölümden oluşacak ve yaz aylarında ekrana gelecek.

İran'da Lost'a Kıyafet Düzeltmesi!

Pazar, Mart 20, 2011


Yayınladığı süre boyunca ortalığı kasıp kavuran efsane dizi "Lost", İran'da da yoğun ilgiyle karşılandı. Televziyon kanallarında yayınlanmayan dizi, yasadışı korsan kayıtlarının gördüğü yoğun ilgi sonrasında orjinal olarak piyasaya sürüldü. Ama bir farkla...

Dizideki kadın oyuncuların açık giysileri sebebiyle bilgisiyar efektleriyle kapalı elbiseler giydirilen İran usülü Lost böylece doğmuş oldu. Tropikal adada geçen dizide kapalı kıyafetlerle görünen kadın karakter tezatı da, ülke standartlarına uyumlu yeni Lost'u komik hale de getirmiş oldu.

Normalde bu tür sahnelerde sansür uygulanırken, tüm sahnelere sansür uygulunamayacağı için bilgisayar efekti devreye girdi ve oyunculara kapalı giysiler giydirildi.




Abrams Adadan Kurtulamadı

Salı, Eylül 07, 2010
Dizi Fenomeni Lost'un yaratıcısı J.J. Abrams anlaşılan o ki, ada etkisini üstünden atamamış. Peşpeşe projelerle üretkenliğinden hız kesmeyen Abrams yeni bir Tv dizisine başlıyor.

Ada temasından vazgeçmeyen Abrams ve şirketi Bad Robot, dünyanın en iyi korunan hapishanesinin de olduğu Alcatraz adasında geçecek olan yeni dizilerinin hazırlıklarına girişmiş durumda.

Henüz adı açıklanmayan dizide ada fonu bu kez bir mistik bilimkurgu'ya mekan olacak. Hatırlayacağınız üzere Alcatraz adası daha önce Alcatraz Kuşçusu ve The Rock gibi filmlerin hapishane fonunu oluşturmuştu...


 

Lost Bitti, Geriye Ne Kaldı Şimdi

Çarşamba, Haziran 02, 2010
22 Eylül 2004’de yayınlanan Pilot bölümüyle dizi dünyasında alışılagelmiş her şeyi tersyüz eden, izleyenlerini sürekli şoke eden ve kısa sürede televizyon efsanesi olan dizi “Lost” sonunda tüm meraklı bakışlar arasında sezon finalini yaparak bitti… 23 Mayıs 2010’da yayınlanan iki bölümlük “The End” başlıklı final bölümüyle altı sezonluk macera da sona ermiş oldu.

Peki ne oldu?... Soruların hiçbirinin cevabı verilmedi, fanatikler sinir oldu, geçen altı seneye lanet yağdırdı… Dile kolay nefes nefese süren macera, diziyle kalmamış, açılan forumlarla dizinin şifreleri çözülmeye çalışılmıştı. Yapımcılar, yazarlar ve ekip her açıklama yaptığında söyledikleri değil, söylemedikleriyle uğraşan, diziyi de aynı mantıkla görünenle yetinmeyip görünmeyenin peşinde koşarak izleyenlerin yaşadığı hayal kırıklığı elbette normal…

Lost’un dizi dünyasına efsane olarak adını kazımasının sebepleri finalle alakalı değildi zaten. Ne olsa beğenilmeyecek ve tatmin etmeyecek… Bir senaryo başarısı olarak tanımlamak Lost’u ayrı bir yere koymak her zaman mümkün olacak. Ne de olsa her ayrıntının ince ince kurgulandığı bir bulmaca olarak dizi çok ayrı bir noktada bulunuyordu. Ve yerinin değişmeyeceği de aşikar…

Dizinin finalini kendi adıma beğendiğimi söyleyeyim… İlk gününden itibaren beni heyecanlandıran tek şey, yeni bölümü beklemekti sadece o kadar. Altı üstü bir diziydi, ne olacaktı yani finalde hayatın anlamını vereceklerdi, dünyanın gizemini mi çözeceklerdi. Her zaman belirttim basit bir ıssız adaya uçak düşer dizisiydi Lost. Bu basitlikten yaratılan akıl oyunları, kullanılan arka fon ve gizemle daha çok sanrılarla ilerleyen bir diziydi zaten. Karakterlerinin geçmişini, muhtemelen geleceğini göstererek açtığı yoldan bolca ilerledi ama izleyici daha çok ilerlemiş belli ki…

Eninde sonunda son sezona geldiğinde ise dizi daha da basitleşmişti aslında. İşi Adem ve Havva üzerinden siyahla beyaza, iyilikle kötülüğe getirdiklerinde de izleyenin kafasında yarattığının gölgesinde kaldığı da açıkça görüldü.

Yazarları tarafından sık sık karakter bazlı dizi olarak adlandırılan diziydi Lost… Çok izlenince, altın yumurtlayan tavuğa dönüşünce gereksiz sezonlarıyla fazlasıyla uzatılmış bir diziye de dönüşmüştü zaten. Tüm ruhların arafta toplanmasıyla iyi bir final yapan Lost tarihteki yerini almış oldu sonunda… Gelmiş geçmiş en iyi dizi olarak adlandırılabilir mi diye sorulursa bence hayır… Yarattığı heyecanda, ilgi odağında ilk sırayı alabilir ama, bütünlükten bütünlemeye kaldığı kaçınılmaz gerçek…Darısı yeni Lost’larda kaybolmalara…

Sorority Row / Kızlar Birliği

Cumartesi, Mart 20, 2010

Ne Yaptığını Biliyorum, Maske Takıp Geliyorum!

Korku filmi deyince, aklına duş yapan kızlar, mini etekli bolca kız gelenler için yapılmış gibi duran “Sorority Row” pazarlamasını da ona göre yapıp tüm güzelliklerini yerleştirmiş afişine… Duymadığımız bilmediğimiz Mark Rosman’ın Seven Sisters” adlı romanından yine tanımadığımız iki senaristçe uyarlanan filmin yönetmeni de daha çok kısa filmlerinde ödüllendirilen, Lost’un sawyer’ının çocuk kaçırdığı “Whisper”la tanıştığımız Stewart Hendler… Oyunculardaki durumda benzer şekilde yıldızlarla dolup taşmıyor…

Scream serisiyle hareketlenip, hemen ardından “Geçen Yaz Ne yaptığını Biliyorum”la iyice ayyuka çıkan teen slasher salgının bir halkası olan “Kızlar Birliği” tamda ikisinin ortasında duruyor demek yapılabilecek en güzel tanımlama olur. Zira basit bir şakayla başlanan, sonrasında işlenen cinayetle tırmanması gereken gerilimi sanki daha önce örneklerini izlememişiz gibi cinayete şahit olanların bir bir ölümleriyle zirve yapacak sözde… Katilde komik bir şekilde scream serisinin kostüm odasından aşırmış her şeyini…


 
Korku filmlerinin kahramanlarının her daim kadınlar olmasından hareketle bolca kızın bir arada olduğu, hatta üniversitedeki kızlar kulübü üyelerinin partisiyle açılan filmin bir çuval inciri ne hale getirdiği de ortada elbette. Olurda kızlar güzelmiş, bi izleyeyim bakayım diyenler dikkat etsin. Bu istekleri, film zevklerinin aleyhinde delil olarak kullanılabilir. Kız zevklerine karışan yok, filmden en afili resmi ekledim ki o da birşeydir...

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template