♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Goncourt Ödüllü Yazar Tahar Ben Jelloun Türkiye’ye Geliyor!

Çarşamba, Mart 13, 2024

Institut français Türkiye, Uluslararası Frankofoni Günü kutlamaları ve "Türkiye’nin Goncourt Seçimi" lansmanı münasebetiyle 1987 yılında Goncourt Ödülü'nü kazanan Fas asıllı Fransız yazar Tahar Ben Jelloun'u ağırlıyor. Yazar, Institut français tarafından 20 ve 21 Mart tarihlerinde Ankara ve İstanbul’da düzenlenecek bir seri etkinlikte Türk okurları ile buluşacak.

Tahar Ben Jelloun, 20 Mart günü saat 15.00'te Ankara Üniversitesi'nde, Üniversitenin Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurmelek Demir'in moderatörlüğünde bir söyleşide konuşacak. Tartışmada bu üretken yazarın eserleri ve Fransızca konuşulan dünya ile olan özel ilişkisi ele alınacak. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont tarafından açılışı yapılacak söyleşi Türkçe simültane tercüme ile Fransızca gerçekleşecek. Söyleşiyi bir kitap imza seansı izleyecek.

Tahar Ben Jelloun Galatasaray Üniversitesi’nde 21 Mart saat 15.00’de Fransızca olarak ikinci konferansını verecek ve aynı gün akşam 18.30’da Institut français İstanbul’da şiir konulu bir müzikal söyleşiye katılacak. 

Etkinliklere katılım ücretsiz, kayıt zorunludur, kayıt olmak için: https://www.ifturquie.org/etkinlik-takvimi/  adresinden katılmak istediğiniz etkinliği seçerek kayıt olabilirsiniz.

Tahar Ben Jelloun
Tahar Ben Jelloun 1944’te Fes’de doğdu. Rabat’ta felsefe okudu. Tetuan’da öğretmenlik yaptı, ardından Kazablanka’da Souffles Magazine ile çalışmalara katıldı. 1971’de psikoloji ve sosyoloji alanında çalışmalar yapmak üzere Paris’e taşındı. Le Monde gazetesi de dahil olmak üzere çeşitli dergilerle calışmalarını sürdürdü. Çok sayıda romanı ve köklerinden kopma, çift kültürlülük, azınlıklara yönelik baskı gibi konuları işleyen şiir derlemeleri (Cicatrices du soleil, Les amandiers sont morts de blessures…) yayımlandı. 1987’de La Nuit Sacrée (Kutsal Gece) adlı romanı ile Goncourt Ödülü’nü, tüm çalışmaları nedeniyle 1994’te Noureddine Aba Vakfı Edebiyat Büyük Ödülü’nü ve L’homme Rompu‘yla 1994’te Akdeniz Ödülü’nü kazandı. Tahar Ben Jelloun Paris’te yaşamaktadır.
Yazarın Türkçeye çevirilen eserleri: Tanca’da Sessiz Bir Gün, Bay Ahlak’ın Çöküşü, Kör Melek, Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum, Hata Gecesi, Kutsal Gece, Kum Çocuk, Yoksul­lar Hanı, Duygular Labirenti, Jean Jenet: Yüce Yalancı, Işığın O Kör Edici Yokluğu, Beckett ve Genet Tanca’da Bir Çay, Devenin Söylediği, Ülkemde, Annem Hakkında.

Kara Hafta İstanbul Festivali 23-29 Kasım’da

Pazartesi, Kasım 16, 2020

Türkiye’nin ilk ve tek polisiye edebiyatı organizasyonu Kara Hafta İstanbul Festivali,bu yıl İBB’nin desteğiyle altıncı kez gerçekleşiyor. Önceki yıllarda Agatha Christie, Georges Simenon, Ian Fleming, Mike Hammer ve Sir Alfred Hitchcock onuruna gerçekleştirilen festivalin bu yılki teması ise polisiyenin mihenk taşlarından ünlü İngiliz yazar ve şair Edgar Allan Poe olacak. Kara Hafta İstanbul Festivali’nin ön habercisi olan ve otuz yaş altı genç yazarlara yönelik öykü yarışmasına başvurular da 16 Kasım tarihine kadar devam edecek.

Kitapseverlerin merakla beklediği Kara Hafta İstanbul Festivali,26 - 29 Kasım 2020 tarihlerinde çevrim içi olarak düzenlenecek. Festival oturumlarında Ian Rankin, Michael Kardos, Niklas Nat och Dag gibi polisiye alanında uluslararası üne sahip yazarların yanı sıra Ahmet Ümit, Ayşe Erbulak, Elçin Poyrazlar, Erol Üyepazarcı, Hakan Günday, Mesut Demirbilek, Onur Saylak, Sevil Atasoy, Su Tunç, Suat Duman ve Taner Ay gibi önemli Türk yazarlar da yer alacak.

10 farklı oturumda 18 konuğun ağırlanacağı organizasyonda Algan Sezgintüredi, Aslı Perker, Can Erol, Ceyhan Usanmaz, Hülya Balcı, Nazlı Berivan Ak, Serhan Bali, Sevin Okyay ve Tanıl Bora ise moderatör olarak yer alacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek çevrim içi oturumlar, Kültür.İstanbul YouTube kanalından ücretsiz olarak izlenebilecek.

GENÇLER İÇİN İSTANBUL TEMALI ÖYKÜ YARIŞMASI
Kara Hafta İstanbul Festivali’nin ön habercisi olan ve otuz yaş altı genç yazarlara yönelik öykü yarışmasına başvurular, 16 Kasım tarihine kadar devam edecek. Genç yazar adayları İstanbul’dan ilham alarak kaleme aldıkları kısa öykülerini, son başvuru tarihine tarihe kadar oykuyarismasi@karahafta.com adresine gönderebilecek. Öyküler; Ahmet Ümit, Adnan Özer, Algan Sezgintüredi, Nazlı Berivan Ak ve Can Erol’dan oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek. Yarışma sonunda dereceye giren on öykü, Vapur Kitap tarafından kitaplaştırılacak. Bu öykülerin sahipleri ayrıca 23 – 24 - 25 Kasım tarihlerinde Adnan Özer’le Polisiye Yazma Atölyesi’ne katılabilecek. Yarışmada ilk üçe girenlere ise İstanbul Kitapçısı’ndan 5 bin TL, 3 bin TL ve bin TL hediye çekleri verilecek.

EDEBİYATIN KARA KALEMLERİ
Kara Hafta İstanbul Festivali’nin ilk oturumu, “Şehir ve Polisiye: İstanbul’da Suç ve Suçlu” başlığıyla 26 Kasım Perşembe saat 19.00’da başlayacak. Algan Sezgintüredi’nin moderatörlüğünde gerçekleşecek oturumda Sevil Atasoy, Mesut Demirbilek ve Suat Duman konuşmacı olarak yer alacak. Aynı akşam saat 20.30’da gerçekleşecek “Bir Kahraman Yaratmak” başlıklı oturumun iki yabancı konuğu olacak. George R.R. Martin’in “üstün bir yeni yetenek” sözleriyle selamladığı, Simya Savaşları serisiyle tüm dünyada ilgi gören Amerikalı yazar Ian Tragellis ve karakterleri kadar kıvrak dili, kurnaz kurgusu ve gerilimin dozunu arttırmadakiustalığıyla dikkat çeken Amerikalı yazar Michael Kardos. Oturumun moderatörlüğünü editör, çevirmen Nazlı Berivan Ak üstlenecek.

27 Kasım Cuma günü gerçekleşecek ilk birleşim olan “Yeni Platformlarda Polisiye: Şahsiyet Fenomeni”nde, Haluk Bilginer’e “En İyi Erkek Oyuncu” dalında Emmy ödününü getiren “Şahsiyet” dizisi üzerinden, yeni film ve dizi izleme platformlarındaki polisiye ele alınacak. Can Erol’un moderatörlüğünde gerçekleşecek oturuma Şahsiyet’in senaristi Hakan Günday ve yönetmeni Onur Saylak konuşmacı olarak katılacak. Aynı akşam saat 20.30’da Tanıl Bora moderatörlüğünde gerekleşecek “Savaş ve Polisiye” başlıklı oturumun konuğu ise ünlü Alman yazar Volker Kutscher.

28 Kasım Cumartesi ise ilk program 12.00’de başlayacak. Eleştirmen Ceyhan Usanmaz “Bir Maceraperest: Edgar Allan Poe” başlığıyla gerçekleşecek oturumda “Edgar Allan Poe ve Londra Canavarı” kitabının yazarı Karen Lee Street ile bir araya gelecek. “Edgar Allan Poe’nun İzinde” başlıklı ikinci oturum saat 14.00’te başlayacak. Gazeteci – yazar Aslı Perker’in moderatörlüğünde gerçekleşecek oturumun konukları yazar, eleştirmen, çevirmen, koleksiyoner ve kendi deyimiyle “polisiye çokseveri” Erol Üyepazarcı ve yazar Taner Ay. Cumartesi günü saat 19.00’da gerçekleşecek üçüncü oturumda ise Ahmet Ümit “Kuzgun’a Nazire” adlı oturumda Poe’nun en önemli eserlerinden birine cevap olarak yazdığı metin üzerine konuşacak.

Festivalin son gününün ilk oturumu olan “Polisiyenin Kadın Yazarları”nda saat 14.00’te Hülya Balcı moderatörlüğünde Elçin Poyrazlar, Su Tunç ve Ayşe Erbulak polisiye edebiyatseverlerle buluşacak. 29 Kasım Pazar saat 16.00’da başlayacak “Polisiyenin Merkezine Seyahat: Ada’nın Kara Yüzü” başlıklı oturumda Sevin Okyay, Müfettiş Rebus romanları dünyada yirmiden fazla dile çevrilen ve hatırı sayılır bir okuyucu kitlesi edinen İskoç yazar Ian Rankin’le Britanya polisiyesini masaya yatıracak.

Festivalin son oturumu ise “Edebiyatın Soğuk Yüzü: Kuzey Avrupa Polisiyesi” başlığını taşıyor. Serhan Bali moderatörlüğünde gerçekleşecek oturum saat 18.00’de başlayacak. Ülkemizde giderek artan meraklısıyla Kuzey Avrupa Polisiyesi suç kurgusunun en çok satan İzlandalı yazarı Ragnar Jonasson ve İsveç’in ödüllü aristokrat polisiye yazarı Niklas Natt Och Dag’ın katılımıyla konuşulacak.

Festival programı ve tüm detaylar karahafta.com web sitesi, Kara Hafta sosyal medya kanalları ile İBB iştiraklerinden Kültür AŞ’nin sosyal medya kanallarından takip edilebilecek.


İş Sanat’ın 20. konser sezonu başlıyor

Perşembe, Ekim 03, 2019
İş Sanat’ın yeni konser sezonu İş Kuleleri Salonu’nda 14 Kasım Perşembe akşamı başlayacak. Klasik müzikten caza, dünya müziğinden dans gösterilerine, yerli projelerden şiir dinletilerine ve çocuk oyunlarına uzanan pek çok etkinliğin yer aldığı program yedi ay boyunca devam edecek.

İş Sanat’ta Klasik Müziğin En İyileri
İş Sanat’ın yeni konser sezonu, 14 Kasım Perşembe akşamı, Thomas Rösner yönetimindeki, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası konseri ile açacak. Konserin solisti Parlayan Yıldızlar serisinden tanıdığımız keman sanatçısı Demirhan Gökbudak olacak.

Ünlü yönetmen Michael Haneke’nin sahneye koyduğu Mozart’ın “Cosi Fan Tutte” Operası’nın orkestra şefliğini üstlenen Rösner, aynı zamanda Beethoven Filarmoni Orkestrası’nın kurucusu ve sanat yönetmeni.

Piyanist Muhiddin Dürrüoğlu ve Fransız müzik festivallerinin bilinen ismi klasik trompetçi Romain Leleu,  oda topluluğu Orchestra Royal de Chambre de Wallonie ile birlikte 3 Aralık Salı akşamı dinleyicilerin karşısında olacak. Orkestranın şefliğini Frank Braley üstleniyor. 

Alman piyanist Holger Groschopp, Berlin Filarmoni Orkestrası'nın solo kornisti Stefan Dohr, erken dönem müzik ve tarihsel performans pratiği üzerine uzmanlaşan timpanist Martin Piechotta’ya 13 Aralık Cuma günü, 20 ülkenin müzisyenlerinden oluşan Mahler Oda Orkestrası ile sahnede olacak. Haydn’dan Ligeti ve Martinu’ya uzanan bir repertuar ile İş Sanat’ta konser verecek topluluğu Fransız şef François-Xavier Roth yönetiyor.

3 Ocak Cuma akşamı izleyicilerini The Johann Strauss Gala’da Strauss valsleri ile buluşturacak olan İş Sanat, yeni sezonunda kendi salonunun dışına çıkarak, bu konserini Uniq Hall’da gerçekleştirecek.
30 yılı aşkın süredir ‘Bel Canto’ repertuarını temsil eden mezzo-soprano Vivica Genaux, 17 Şubat Pazartesi akşamı, Fabio Biondi yönetimindeki Europa Galante barok topluluğuyla izleyicilerin karşısına çıkacak. 

10 Mart Salı akşamı, The Royal Concertgebouw Orkestrası üyelerinden oluşan Camerata Royal Concertgebouw Orkestrası, resital albümü “Choc de Classica” ve “Diapason Decouverte” ödüllerini alan Özbek piyanist Behzod Abduraimov yönetiminde İş Kuleleri Salonu’nda konser verecek. Abduraimov, yöneteceği bu konserin aynı zamanda solistliğini de üstleniyor.

1993 yılında Gürcistanlı şef Djansug Kakhidze tarafından kurulan Tiflis Senfoni Orkestrası, 7 Nisan Salı akşamı “Sihirli Flüt” lakabıyla tanınan flüt virtüözü Şefika Kutluer’e eşlik ediyor. Konseri, Gürcistan Cumhuriyeti Yüksek Şeref ödüllü orkestra şefi Vakhtang Kakhidze yönetecek. 

Caz Akşamlarında İtalya ve Küba Melodileri
Kübalı besteci ve piyanist Omar Sosa, 17 Aralık Salı akşamı, 2012 yılından beri beraber çaldığı caz trompetçisi Paolo Fresu ile birlikte sahne alacak. İkiliye, caz dünyasının en yenilikçi ritim ustası olarak tanınan Hint perküsyonist Trilok Gurtu eşlik edecek. 

İş Sanat 5 Şubat Çarşamba akşamı, caz, R&B, soul ve blues repertuvarıyla China Moses’ı sahnesinde ağırlıyor. Caz duayeni Dee Dee Bridgewater’ın kızı olan Moses, kendi şarkılarıyla olduğu kadar, yorumladığı efsanevi caz ve blues şarkılarıyla da dikkatleri çekiyor.

Kamerun’da müzisyen bir ailede dünyaya gelen bas gitarist Richard Bona’yı, birlikte birçok projede çalıştığı Kübalı besteci/caz piyanisti Alfredo Rodriguez ve “cep kraliçesi” lakaplı davulcu Taylor Gordon ile 11 Mart Çarşamba akşamı, İş Kuleleri Konser Salonu’nda dinleyebilirsiniz.

Kora virtüözü Sona Jobarteh ilk defa Türkiye’de!
Babadan oğula geçen bir öğreti olan korayı çalan ilk kadın sanatçı, Gambia asıllı İngiliz müzisyen Sona Jobarteh, 21 Kasım Perşembe akşamı; akustik Batı Afrika müziği ve Manding tarzında şarkıların yer aldığı bir performans sergileyecek. Sona Jobarteh Türkiye’deki dinleyicisiyle ilk defa buluşacak.

2004 yılından beri tüm dünyada konserler veren, dokuz albümü bulunan Portekizli gitarist ve şarkıcı Antonio Zambujo, 24 Ocak Cuma akşamı İş Kuleleri Salonu’nda müzikseverlere cante alentejano ve fadonun en güzel örneklerini sunacak.   

Geçen yılın en çok konuşulan filmlerinden High Life’ın soundtrack’inde de imzası olan Tindersticks, 'No Treasure But Hope’ adlı yeni albüm turnesi kapsamında 15 Şubat Cumartesi akşamı İş Kuleleri Salonu’nda müzikseverlerle buluşuyor. 

“İkinci Bahar”da Özdemir Erdoğan 
Unutulmaz besteleriyle Türkiye’de müziğin usta isimleri arasında yer alan müzisyen, söz yazarı ve besteci Özdemir Erdoğan, 27 Kasım Çarşamba akşamı, müzikseverleri nostaljik bir akşama davet ediyor. 

Türkiye’de arabesk fantezi müziğinin öncülerinden Ümit Besen, 26 Aralık Perşembe akşamı kendi eserlerini, yeni nesil seslerden Kalben, Selin Sümbültepe ve Melike Şahin ile birlikte seslendirecek. 

Rock müziğin duayenlerinden ve Anadolu müziğinin önemli temsilcilerinden Cahit Berkay, 22 Ocak Çarşamba akşamı, Cahit Berkay Antolojisi projesi ile 55. sanat yılının ilk konserinde İş Kuleleri Salonu’nda olacak. 

Olga Pericet’ten flamenko gösterisi: La Espina 
Olga Pericet Dans Topluluğu 2019 yazında Sadlers Wells’te segilenen La Espina şovuyla 20 Şubat Çarşamba akşamı İş Kuleleri Salonu’nda sahne alacak. 

Kariyerine Madrid’de başlayan, 2018 yılında İspanya’nın en büyük dans ödülü “Premio Nacional de Danza” ile onurlandırılan Olga Pericet, The New Yorker tarafından “teknik açıdan usta bir dansçı” olmasının yanı sıra, “sanatsal olarak yeni şeyler denemekten korkmayan bir sanatçı” olarak nitelendiriliyor.

Edebiyatla müziğin buluştuğu etkinlikler
Edebiyatımızın usta isimlerinin şiir ve hikâyeleri Serdar Yalçın’ın besteleriyle İş Kuleleri Salonu’nda bir araya geliyor.

Mehmet Birkiye ve Atilla Birkiye’nin sahneye hazırladığı ve izleyicileri ile ücretsiz olarak buluşan bu seride Nâzım Hikmet, Âşık Veysel, Cemal Süreya şiirleri ile Sait Faik Abasıyanık ve Yaşar Kemal hikâyeleri yer alacak. İzleyicilerin gösterdiği yoğun ilgiden dolayı, şiir ve hikâye dinletilerinin bazıları için pazar günleri saat 17:00’ da gündüz gösterimleri gerçekleştirilecek. 

Çocuklara klasik müziği sevdiren “Geveze Piyanist” 
Geleceğin sanatseverlerinin yetiştirilmesine katkıda bulunmayı da hedefleyen İş Sanat, yeni sezonda bilgiyle eğlenceyi bir arada sunan bir program hazırladı. Geveze Piyanist ve Spolin-ist Öykü Tiyatrosu bu yıl minik sanatseverlerin ilgiyle izleyeceği etkinler arasında yer alıyor. Piyanoda Emir Gamsız’ın yönetmen koltuğunda Ege Maltepe’nin olduğu, oyuncu Ceyda Düvenci’nin anlatan olarak yer alacağı gösteri ilk kez 24 Kasım Pazar günü küçük izleyicileri ile İş Kuleleri Salonu’nda buluşacak. 

Beethoven’ın 250. doğum yılı vesilesiyle Geveze Piyanist ve arkadaşları da bestecinin 250’inci yaşını onun en sevdiği yazar Şekspir ile kutlayacak. Müzik nedir, neyi anlatır? Bir öyküyü müzikle anlatabilir miyiz? Beethoven Şekspir’in Fırtına oyunundan nasıl etkilenmiş? Tüm bu soruların yanıtları klasik müzikle tiyatronun iç içe geçtiği çocuklara özel bu gösteride!

12 Parlayan Yıldız Millî Reasürans’ta
İş Sanat’ın genç müzisyenlere sahne deneyimi kazandırmak ve sanat hayatına attıkları ilk adımlarında destek olmak amacıyla gerçekleştirdiği Parlayan Yıldızlar serisi bu sezon da Millî Reasürans’ta. 12 genç sanatçının sahne alacağı seri Kasım ayında başlayıp Mayıs ayına kadar devam edecek. Parlayan Yıldızlar serisinin en parlak yıldızına, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Soylu Ailesi tarafından Meriç Soylu ödülü verilecek. 

Biletler 8 Ekim’de satışta
20. sezon etkinliklerinin biletleri, İş Sanat Ana Gişesi’nden ve Biletix’ten 8 Ekim’de satışa sunulacak.

Garanti BBVA Güz Konserleri, kasım ayı programıyla da heyecan yaratıyor

Perşembe, Ekim 03, 2019
Garanti BBVA Güz konserleri kasım ayında da müzikdünyasının önemli isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Lera Lynn 12 Kasım, Cymande 15 Kasım, Joan As Police Woman 20 Kasım ve The Comet is Coming 21 Kasım’da müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 

Garanti BBVA Güz Konserleri kapsamında kasım ayının ilk konuğu, Kült televizyon serisi “True Detective”in müziklerinin arkasındaki dâhiyane isim, çağdaş Amerikan folk sahnesinin yükselen yıldızı Lera Lynn. Lynn 12 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde olacak. 

1970’lerin başında funk sahnesinin öncüleri arasında yer alan, Karayip kökenlerinden beslenerek reggae ritimlerini funk, soul, R&B, caz ve rock’la birleştirerek sound’larını oluşturan Cymande ise 15 Kasım’da Babylon’da dinleyicisiyle buluşacak.

Soul, R&B, art pop ve punk rock etkili sound’u ve geniş yelpazeli müzik dağarcığıyla, müzisyen ve şarkı yazarı Joan As Police Woman, retrospektif solo projesiyle 20 Kasım’da Babylon’da sahne alacak.

Saksafonda King Shabaka, klavede Danalogoue The Conqueror ve davulda Betamax Killer’dan oluşan The Comet Is Coming; hayal edilmiş bir apokalipsin müziğini sunuyor. 2016’da yayımladıkları “Channel The Spirits” albümüyle Mercury Ödülü’ne aday gösterilen grup, hızla isimlerini duyuran grup The Comet is Coming da 21 Kasım’da yine Babylon’da müzikseverlerle buluşacak.

Lera Lynn
12 Kasım Salı  / Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi
The Avenues ile HBO draması True Detective’in yapımcılarından T-Bone Burnett’ın dikkatini çeken Lynn, kısa sürede dizinin müziklerini bestelemeye başladı. Yıldızı iyice parlayan Lynn, dizide kendine edindiği rolü ile de ününe ün katarken 2016 yılında yayınladığı Resistor albümü ile daha rock eksenli yeni bir ses ortaya koydu. 2018 yılında çıkardığı “Plays Well With Others” ile dünya turnesine çıkan Lynn’in vokaline çağdaş müzik sahnesinin en zevkli Americana melodileri eşlik ediyor. 
Etkinlik Saati: 21:00

Cymande
15 Kasım Cuma  / Babylon
Cymande'ın uzun ömürlülüğü ve başarısı, tamamen özgün tarzı ve kendine özgü kendine has şarkılarıyla sağlıyor. Cymande, reggae ve rastafarian gibi müzik tarzına sahip grupların ritimlerinin funk, ruh, R&B, caz, rock, Afrika müziği ve Batı Hint halkıyla birleştiriyor. Cymande’nin müziği, grubun ambleminde yansıtılan ve barış ve sevgiyi simgeleyen güvercin bulunuyor. Bu da beraberlik ruhunu temsil ettiğini belirtiyorlar. 
Etkinlik Saati: 22:30

Joan As Police Woman
20 Kasım Çarşamba  / Babylon
Joan As Police Woman adlı sahne adıyla bilinen Joan Wasser, Amerikalı bir müzisyen, şarkıcı-söz yazarı ve yapımcı. Kariyerine Dambuilders ile keman çalmaya başladı. Wasser solo kariyeri Joan As Police Woman’a 2004 yılında hayata geçirdi. Beş tane düzenli stüdyo albümü, bir EP, bir dizi single ve bir kapak koleksiyonu çıkardı. Kariyeri boyunca, yazar, sanatçı ve aranjör olarak diğer sanatçılarla düzenli olarak işbirliği yapmıştır. 
Etkinlik Saati: 21:30

The Comet is Coming
21 Kasım Perşembe / Babylon
Londra çıkışlı The Comet Is Coming, 2016’da Mercury Ödülü’nü daha ilk albümüyle kazandıktan sonra ismini hatırı sayılır bir kitleye duyurmayı başardı. Grup, Sun Ra, Frank Zappa ve Jimi Hendrix’in yarattığı dile dayalı karakteristik bir yoldan gitmenin yanı sıra, adlarının çıkış noktası olan BBC Radiophonic Workshop’tan da ilham alıyor. Caz, elektronika, funk ve saykodelik öğeleri bir araya getiren, adeta kozmik bir şöleni andıran müzikleriyle dinleyiciyi kendisine bağlayan grup seyircisiyle buluşacak. 
Etkinlik Saati: 21:30


4. Kadıköy Plak Günleri Başlıyor

Perşembe, Ağustos 29, 2019

Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 4’üncü kez düzenlediği Kadıköy Plak Günleri, 7 Eylül Cumartesi Moda’da başlıyor. İki gün sürecek Kadıköy Plak Günleri’nin bu yılki onur konuğu analog müziğin önemli temsilcilerinden biri olan Cahit Berkay olacak.

PLAKLARA KLASİK ARABA EŞLİK EDECEK
Kadıköy’ün ve İstanbul’un müzik kültürünü, müziğin hafızasını açığa çıkartmak, plakseverleri bir araya getirmek amacıyla düzenlenen Kadıköy Plak Günleri 7-8 Eylül 2019 tarihlerinde Moda’da bulunan Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde gerçekleştirilecek. Etkinlikte başta Kadıköy’ün olmak üzere İstanbul’un önemli plakçılarının stantları yer alacak. Plak koleksiyoncularının, plak müdavimlerinin buluşacağı etkinlikte, söyleşi ve plak okuma etkinlikleri katılımcılara yeni pencereler açacak. Plak kültürüne katkı sunmak hedefiyle geliştirilen festivalde, zamanın ruhuna uygun olarak alanda yer alan klasik araç da atmosfere renk katacak.

ONUR KONUĞU CAHİT BERKAY
Plak Günleri’nin bu yılki onur konuğu Moğollar grubunun efsane ismi Cahit Berkay olacak. Cahit Berkay, 8 Eylül Pazar saat 18.00’de “Cahit Berkay ile Analog Anılar” adlı bir söyleşi gerçekleştirecek. Moğollar grubunun efsane ismi Cahit Berkay analog müzikten dijital müziğe geçiş sürecini, müzik yolcuğunu, anılarını anlatacak.

KALAMIŞ’TAN HUZUR GETİREN MÜNİR NURETTİN SELÇUK ANILIYOR
Ayrıca, Türk müziğinin en önemli isimlerinden biri olan Münir Nurettin Selçuk anısına özel bir etkinlik hazırlandı. 7 Eylül Cumartesi 19.00’da, plaklar ‘Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış’tan’ dizelerinin bestecisi Münir Nurettin Selçuk’un eserleri ile dönecek. Münir Nurettin Selçuk’un heykeli bu yıl Kadıköy Belediyesi tarafından Kalamış Parkı’na dikilmişti. Plak Günleri kapsamında geçtiğimiz yıllarda da Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Neşet Ertaş ve Fikret Kızılok anılmıştı.

POLONYALI KADIN KOLEKSİYONER KADIN PLAKLARI ÇALACAK
Plak Günlerinin en renkli etkinliklerinden biri 1960-70 ve 80’lerin kadın sanatçılarının plaklarını biriktiren Polonyalı antropolog ve plak koleksiyoneri Kornelia Binicewicz olacak. Kadıköy’de yaşayan Polonyalı Binicewicz, kadın sanatçıların plaklarını çalacak.

DJ PERFORMANSLARI İLE DOLU DOLU BİR PROGRAM
4. Kadıköy Plak Günleri’nde 7 Eylül saat 15:00’de Radyo Eksen Yayın Yönetmeni Gülşah Güray ve Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas söyleşisi ve 8 Eylül Pazar ‘Agop Çekmen’den Plak Hikayeleri’ adlı söyleşi alıyor. Öte yandan iki gün boyunca Cünort, Ertan Kurt, Volkan Judocu, Kornelia Binicewicz DJ performansları ile farklı tınıları dinleyicilerle buluşturacak.

Etkinlik Adresi: Cem Sokak No:2, Caferağa Mahallesi, 34710 Kadıköy/İstanbul, Türkiye

Plak Günleri 2019 Programı
07 Eylül Cumartesi 2019
13:00 Açılış
15:00 Radyo Eksen Söyleşi
Gülşah Güray (Radyo Eksen Yayın Yönetmeni)
Murat Ababs /Dj Mabbas (Zorlu PSM Genel Müdürü)
17:00 Dj Performans /Cünort
19:00 Plaklar Münir Nurettin Selçuk Anısına Dönüyor
20:00 Dj Performans /Ertan Kurt
22:00 Kapanış

08 Eylül Pazar 2019
13:00 Agop Çekmen’den Plak Hikayeleri /Chanson
15:00 Dj Performans / Volkan Judocu
18:00 Onur Konuğumuz “Cahit Berkay ile Analog Anılar”
20:00 Dj Performans / Kornelia Binicewicz “Ladies on records”
22:00 Kapanış


Pera Film, Efsanevi Yönetmen Andrey Tarkovski’yi anıyor!

Perşembe, Aralık 08, 2016
“Sanat nedir? (…) İlan-ı aşk etmek gibidir: birbirimize ne kadar bağımlı olduğumuza dair bir bilinç. Bir itiraf. Bilinç dışı olsa da yaşamın gerçek anlamını yansıtan bir edim –aşk ve fedakarlık.”
A. Tarkovski

Pera Film, sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden Andrey Tarkovski’yi, ölümünün 30. yıl dönümünde “Mühürlenmiş Zaman” programı ile anıyor. 

Pera Film, 16 – 31 Aralık 2016 tarihleri arasında Rus yönetmen Andrey Tarkovski’nin (1922-1986) derin, şiirsel ve son derece kişisel filmlerinden oluşan bir seçkiyi sunuyor. Adını, Tarkovski'nin hayata ve sinemaya dair görüşlerini hem edebi bir haz hem de felsefi bir derinlik katarak anlattığı Mühürlenmiş Zaman adlı kitap başlığından alan bu yeni Pera Film programı, yönetmenin 8 filmine yer veriyor. 

Program kapsamında Andrey Tarkovski’nin gösterilen filmleri arasında İvan’ın Çocukluğu, Andrey Rublev, Solaris, Ayna, İz Sürücü, Kurban ve Nostalji yer alıyor. Ayrıca Fransız yönetmen Chris Marker’ın, 1986’da ölen arkadaşı ve meslektaşı Tarkovski için saygı duruşu niteliğinde hazırladığı Andrey Arseneviç’in Yaşamında Bir Gün adlı belgeseli de programa eşlik ediyor. 

İkinci Dünya Savaşı sırasında partizanlarla birlikte casusluk yapan bir çocuğun hikayesini anlatan İvan’ın Çocukluğu, 1962 Venedik Film Festivali’nde büyük ödül kazanan ilk uzun metrajlı filmi oldu. 15. yüzyılda yaşayan bir ikona ressamının yaşamını anlatan, epik ve alegorik bir film olan 1966 yapımlı Andrey Rublev, çağdaş Sovyet sanatçısının çilesine göndermeler yaptığı için yıllarca raftan inemedi ancak 1969’da Batı’da gösterime girdi ve büyük beğeni topladı. Tarkovski bundan sonraki üretiminde genelde başka dünyaları beyazperdeye taşıdı. Solaris’te (1972) bir uzay gezgininin fantezileri gerçeğe dönüşür; İz Sürücü (1979) gizemli ve yasak bir çorak “bölge”de geçer; Ingmar Bergman’ın ekibinden oyuncu Erland Josephson ve görüntü yönetmeni Sven Nykvist gibi önemli kişilerle İsveç’te yönettiği Kurban (1986) filmi ise nükleer kıyametten birkaç saat öncesini konu edinir. 

Tarkovski’nin filmleri pek fazla otobiyografik nitelikler taşır. Ayna (1976) filminde annesi, filmdeki sanatçının annesini oynar, babası ünlü şair Arseniy Tarkovski’yse kendi şiirlerini seslendirir. Tarkovski 1980’lerin başında SSCB’nin dışında çalışmaya başlar ve 1983’te İtalya’da Nostalji filmini çeker. 

Kurban’ın Cannes’da Özel Jüri Ödülü aldığı yıl Tarkovski, 54 yaşında Paris’te akciğer kanserinden ölür.

Gösterim programı
16 Aralık Cuma 
20:00 Solaris

17 Aralık Cumartesi 
14:00 İvan’ın Çocukluğu  
16:00 İz Sürücü  

18 Aralık Pazar   
13:00 Solaris
17:00 İz Sürücü  

22 Aralık Perşembe 
19:00 Andrey Rublev

23 Aralık Cuma 
19:00 Ayna  
21:00 Nostalji  

24 Aralık Cumartesi 
13:00 Andrey Rublev
17:00 Kurban 

27 Aralık Salı 
19:00 Kurban  

29 Aralık Perşembe  
19:00 Zamanda Yolculuk  + Andrey Arseneviç’in Yaşamında Bir Gün

30 Aralık Cuma 
19:00 İvan’ın Çocukluğu 
21:00 Nostalji  

31 Aralık Cumartesi 
14:00 Zamanda Yolculuk + Andrey Arseneviç’in Yaşamında Bir Gün
17:00 Ayna  

Cemil Meriç, Doğumunun 100. Sene-i Devriyesinde Anılıyor!

Çarşamba, Aralık 07, 2016
Zeytinburnu Belediyesi, doğumunun 100. yılında yazar ve düşünür Cemil Meriç'i anıyor. Birbirinden kıymetli yazar, şair ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilecek "Doğumunun 100. Yılında Cemil Meriç Sempozyumu: Bu Ülke'yi Yeniden Düşünmek" 9 Aralık Cuma günü, saat 14.00'te başlayacak. Sempozyum 11 Aralık Pazar gününe kadar devam edecek.

Türk yazar ve düşünür Cemil Meriç doğumunun 100 yılında Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde anılıyor. 9 Aralık'taki başkanlığını Beşir Ayvazoğlu’nun yapacağı "Tanıklıklar" adlı açılış oturumunda Cemil Meriç'in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç, "Günümüz Türkiye'sinde ve Dünyasında Cemil Meriç"i konuşacak. Cevat Özkaya, Prof. Dr. Hüsamettin Arslan ve Yıldız Ramazanoğlu ise açılış oturumunda yer alacak diğer isimler.

“BU ÜLKE'Yİ YENİDEN DÜŞÜNMEK”
10 Aralık Cumartesi günü sabah saat 09.30'da başlayacak birinci oturumda Cemil Meriç'in "Fikir Hayatımızdaki Yeri" konuşulacak. Oturum başkanlığını Cevat Özkaya'nın gerçekleştireceği oturumda; Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, D. Mehmet Doğan, Ümit Aktaş ve Doç. Dr. Ali Utku konuşma yapacak.

Cumartesi günü gerçekleştirilecek ikinci oturumda ise "Cemil Meriç ve İdeolojiler" ele alınacak. Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı'nın oturum başkanlığında; Hüseyin Etil, Ercan Yıldırım, Erdal Kurgan ve Arş. Gör. Öner Buçukçu, "Cemil Meriç ve İdeolojiler" başlığı altında konuşacak isimler.

Günün üçüncü oturumu ise "Düşüncenin Kıyılarında", D. Mehmet Doğan'ın oturum başkanlığında gerçekleştirilecek. Saat 14.15'te başlayacak oturumun konuşmacıları ise Doç. Dr. Lütfi Sunar, Dilaver Demirağ, Doç. Dr. Mustafa Gündüz ve Arş. Grv. Yunus Şahbaz olacak.

10 Aralık'taki son oturumda "Matbuat ve Hafıza" konusu masaya yatırılacak. Doç. Dr. Mustafa Gündüz'ün oturum başkanlığını üstlendiği oturumda; Yusuf Turan Günaydın, Öğr. Grv. Faruk Karaarslan, Yrd. Doç. Dr. Müberra Bağcı ve Asım Öz konuşmalarını yapacaklar.

CEMİL MERİÇ'İN EDEBİYATA BAKIŞI VE EDEBİYATIMIZDAKİ YERİ
Sempozyumun son günü, sabah 9.30'daki "Edebiyat" oturumu ile başlayacak. Yıldız Ramazanoğlu'nun oturum başkanı olduğu "Edebiyat" oturumunda; Selman Bayer, "Cemil Meriç'in Hikâyesinde Dünya Edebiyatı"nı; Şair Ali Emre, "Cemil Meriç'in Şiir Üzerine Düşünceleri ve Şiirleri"ni; Habil Sağlam, bir tercüman olarak Cemil Meriç'i; Ömer Yalçınova ise, romandan sosyolojiye, sosyolojiden romana Cemil Meriç'in sahip olduğu çift yönlü bakış açısını ele alacak.

Sempozyumun altıncı oturumu "Fransa'dan Hind'e", 11 Aralık Pazar günü saat 11.15'te başlayacak. Oturum başkanlığını Doç. Dr. Ali Utku'nun üstlendiği oturumda; Kürşad Arıkan, Doç. Dr. Aytaç Yıldız, Halil Koçakoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Ahmet Dağ konuşmalarını yapacaklar.

Günün ve Sempozyumun son oturumu pazar günü saat 14.15 - 17.00 arası gerçekleştirilecek. D. Mehmet Doğan'ın oturum başkanlığında gerçekleştirilecek kapanış oturumunun konuşmacıları ise Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, Doç. Dr. Ali Utku ve Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar... Sempozyum, kapanış oturumundaki konuşmacıların genel değerlendirmesiyle sona erecek.

9-11 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek "Doğumunun 100. Yılında Cemil Meriç Sempozyumu" Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek.


3. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri Akbank Sanat'ta

Çarşamba, Aralık 07, 2016
Akbank Sanat; 15-18 Aralık 2016 tarihleri arasında 3. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri’ne ev sahipliği yapıyor. Sessiz filmlerin avangard gücünü vurgulayan, canlı müzik eşliğinde yaptığı gösterimlerle imaj ile ritm arasındaki büyülü ilişkiyi ortaya çıkaran festival kapsamında 11 farklı seansta, aralarında yeni restore edilmiş filmlerinin de yer aldığı dünyanın farklı arşivlerinden toplam 16 film Akbank Sanat’ta izleyici ile buluşacak.

Kino İstanbul tarafından organize edilen, İtalya’nın ünlü sinemateği Cineteca di Bologna ve Hollanda'nın saygın sinema müzesi Eye Filmmuseum'un kurumsal ortağı olduğu festival, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nın desteği, Akbank Sanat, İtalyan Kültür ve Fransız Kültür merkezlerinin ev sahipliğinde gerçekleşiyor

ETKİNLİK: Akbank Sanat Sinema Kuşağı – 3. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri
Yer: Akbank Sanat
Bilet: Tam: 15 TL - Öğrenci: 10 TL
Program: 
  • 15 Aralık, Perşembe, saat: 13.00 BERLİN: BÜYÜK BİR ŞEHRİN SENFONİSİ (Berlin: Die Sinfonie der Grosstadt)
  • 15 Aralık 2016, Perşembe, saat: 16.00 DESMET KOLEKSİYONU’NDAN ARABA VE YOL FİLMLERİ SEÇKİSİ
  • 15 Aralık 2016, Perşembe, saat: 19.00 PANDORA’NIN KUTUSU (Die Büchse Der Pandora)
  • 16 Aralık 2016, Cuma, saat: 13.00 KALABAKA, AVRUPA’NIN BİLİNMEYEN GİZLERİ (Kalabaka, De Geheimen van het onbekende Europa)
  • 16 Aralık Cuma, saat:16.00 OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDAN GÖRÜNTÜLER
  • 16 Aralık Cuma, saat:19.00 DENİZİN ÇAĞRISI (Zew Morza / Call of the Sea)
  • 17 Aralık Cumartesi, saat:11.00 ÇOCUK MATİNESİ: BİSİKLET FİLMLERİ SEÇKİSİ 
  • 17 Aralık Cumartesi, saat:13.00 CHARLIE CHAPLIN SEÇKİSİ
  • 17 Aralık Cumartesi, saat: 15.00 RENKLİ SESSİZLER (Kinemacolor Seçkisi)
  • 17 Aralık Cumartesi, saat: 17.00 YEDİ ŞANS (Seven Chances)
  • 17 Aralık Cumartesi, saat: 19.00 ALGOL: GÜCÜN TRAJEDİSİ (Algol. Tragödie der Macht)

Biletlere gösterim günü gösterim mekânlarından ya da Biletix’ten ulaşılabilirsiniz.

Bilgi Eğitim Dünyanın Polisiye Haritasını Çiziyor

Çarşamba, Aralık 07, 2016
Dünyadaki gelişmelere ışık tutacak eğitim programlarıyla dikkat çeken Bilgi Eğitim, yine ilgiyle takip edilecek bir programı hayata geçiriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Bilgi Eğitim, polisiye türünün başlangıcından günümüze geldiği noktayı masaya yatırıyor. 14 Ocak-18 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek ‘Dünyanın Polisiye Haritası’ eğitim programı, meraklılarını bekliyor

En çok ilgi çeken edebiyat türü
Tüm dünyada en çok okunan, en çok izlenen eser ve yapımların başını çeken polisiyeye olan ilgi artmaya devam ediyor.  Sanat ve edebiyat alanında da bu ivmeye yönelik gelişmeler gözleniyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Bilgi Eğitim, polisiye türünün başlangıcından günümüze geldiği noktayı masaya yatırıyor.  ‘Dünyanın Polisiye Haritası’ eğitim programı,  14 Ocak-18 Şubat arasında Cumartesi günleri santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşecek. Programda, İngiltere'den ABD'ye, Latin Amerika'dan Kuzey Avrupa'ya, Osmanlı'dan günümüz Türkçe edebiyatına polisiye türünün gelişimine ışık tutulacak.

Coğrafyadan siyasete her alanda
Dünyanın Polisiye Haritası, Polisiye türü ne zaman, nerede ortaya çıktı? Neden çıktı? Hangi büyük klasikler polisiye formatını kullanıyor? Polisiye yazmaya kalkışıp başaramayan büyük yazarlar kimler? sorularına yanıt arayacak. Eğitim programı kapsamında coğrafyadan siyasete, polisiyeyi ülkesine göre farklılaştıran etmenler incelenecek. Günümüzde de tartışılan ‘Polisiye ciddi edebiyat mı, değil mi?’ Toplumsal romanın yerini alır mı?’ gibi önemli noktaları edebiyatın ustaları yorumlayacak. Eğitimlerde, polisiyenin Türkiye’deki öncülerinden yazar Ahmet Ümit, eleştirmen Ömer Türkeş gibi isimler de yer alacak.  6 hafta toplam 18 saat sürecek eğitimin ücreti 480 TL olacak. Başvuru ve kayıt için iletişim bilgileri bilgi-egitim@bilgi.edu.tr ve 0 (212) 311 7171.


Nordik Film Günleri Akbank Sanat'ta

Pazartesi, Mayıs 30, 2016
Akbank Sanat Sinema Kuşağı, Haziran ayında İsveç, Norveç, Finlandiya ve Danimarka Sineması’nın son dönem seçkin filmlerinin yer aldığı Nordik Film Günleri’ne ev sahipliği yapıyor. Etkinlik, İstanbul İsveç Başkonsolosluğu, İsveç Enstitüsü, Norveç Ankara Büyükelçiliği, Finlandiya Ankara Büyükelçiliği, Finlandiya Film Vakfı, Danimarka Ankara Büyükelçiliği ve Danimarka Film Enstitüsü’nün katkılarıyla gerçekleşecek.

ETKİNLİK: Akbank Sanat Sinema Kuşağı – Nordik Film Günleri 
Yer: Akbank Sanat
Bilet: 5 TL
Program: 
4 Haziran Cumartesi, saat: 16.00 BENİM ANNEM (Aideista Parhain) – Finlandiya 
8 Haziran Çarşamba, saat: 17.00 BİZ EN İYİYİZ (Vi Ar Bast) – İsveç 
9 Haziran Perşembe, saat: 17.00 STOCKHOLM HİKAYELERİ (Stockholm Stories) – İsveç
10 Haziran Cuma, saat: 20.00 VİCTORİA (Victoria) - Norveç
11 Haziran Cumartesi, saat: 16.00 KON-TİKİ (Kon-Tiki) - Norveç
14 Haziran Salı, saat: 17.00 STOCKHOLM HİKAYELERİ (Stockholm Stories) – İsveç
15 Haziran Çarşamba, saat: 17.00 KON-TİKİ (Kon-Tiki) - Norveç
16 Haziran Perşembe, saat: 17.00 VİCTORİA (Victoria) - Norveç
17 Haziran Cuma, saat: 17.00 GÜNEŞ BALIĞI (Klumpfisken) – Danimarka 
18 Haziran Cumartesi, saat:16.00 SESSİZ KALP (Stille Hjerte) – Danimarka
21 Haziran Salı, saat: 17.00 BENİM ANNEM (Aideista Parhain) – Finlandiya 
22 Haziran Çarşamba, saat: 17.00 GÜNEŞ BALIĞI (Klumpfisken) - Danimarka 
25 Haziran Cumartesi, saat: 12.00 İYİ OĞUL (Hyva Poika) – Finlandiya 
25 Haziran Cumartesi, saat: 16.00 BİZ EN İYİYİZ (Vi Ar Bast) – İsveç 
28 Haziran Salı, saat: 17.00 SESSİZ KALP (Stille Hjerte) – Danimarka
29 Haziran Çarşamba, saat: 17.00 İYİ OĞUL (Hyva Poika) – Finlandiya 

* Filmler, orijinal dillerinde, Türkçe altyazılı gösterilecektir.

Filmler…
Güneş Balığı (Klumpfisken) - Danimarka 
Tarih: 17 Haziran 2016, Cuma saat: 17.00
Tarih: 22 Haziran 2016, Çarşamba saat: 17.00
Yönetmen: Søren Balle
Oyuncular: Henrik Birch, Susanne Storm, Lars Torpp Thomsen
Yapım: 2014, 100 dk.
Kuzey Jutland’da yaşayan Kesse’nin ailesi üç kuşaktır balıkçılık yapmaktadır. Değişen zamanla birlikte yeni balıkçılık düzenlemeleri yerel balıkçıları sıkıştırmaktadır. Kesse, Kopenhaglı kadın biyolog Gerd’e aşık olunca  çok iyi tanıdığı hayat için savaşmak ya da yeni bir hayata başlamak arasında seçim yapmak zorunda kalır. 

Sessiz Kalp (Stille Hjerte) - Danimarka
Tarih: 18 Haziran 2016, Cumartesi saat:16.00
Tarih: 28 Haziran 2016, Salı saat: 17.00
Yönetmen: Bille August
Oyuncular: Ghita Nørby, Paprika Steen, Danica Curcic
Yapım: 2014, 98 dk.
Ailenin üç kuşak temsilcileri haftasonu bir araya gelir. İki kız kardeş Sanne ve Heidi, ölümcül bir hastalığa yakalanmış olan annelerinin, hastalık daha da kötüye gitmeden ölme isteğini kabul eder. Zaman geçtikçe annelerinin kararı ile uğraşmak daha da zorlaşır, eski anlaşmazlıklar su yüzüne çıkar.

İyi Oğul (Hyva Poika) - Finlandiya
Tarih: 25 Haziran 2016, Cumartesi saat: 12.00
Tarih: 29 Haziran 2016, Çarşamba saat: 17.00
Yönetmen: Zaida Bergroth
Oyuncular: Antti Raivio, Eero Aho, Samuli Niittymäki
Yapım: 2011, 88 dk.
Şanssız bir prömiyerin ardından aktris Leila, oğulları Ilmari ve Unto’yla ailesinin eski yazlık evine kaçar. Huzurlu tatil, Leila’nın haftasonu için arkadaşlarını davet etmesiyle kesintiye uğrar. Partiden sonra Leila, konuklardan yazar Aimo’yu onlarla kalmaya davet eder. Ilmari hemen düşmanca bir tutum takınır.

Benim Annem (Aideista Parhain) - Finlandiya
Tarih: 4 Haziran 2016, Cumartesi saat: 16.00
Tarih: 21 Haziran 2016, Salı saat: 17.00
Yönetmen: Klaus Härö
Oyuncular: Topi Majaniemi, Marjaana Maijala, Maria Lundqvist
Yapım: 2005, 111 dk.
Finlandiya savaşa girince 9 yaşındaki Eero’nun babası cepheye gönderilir. Babası savaşın kısa süre sonra biteceğine söz verse de, hiç bir şey eskisi gibi değildir. Cepheden gelen üzücü haberler Eero’nun annesi Kirsti’yi harap eder. Kirsti, oğlunu İsveç’e yollar. 

Biz En İyiyiz (Vi Ar Bast) - İsveç
Tarih: 8 Haziran 2016, Çarşamba saat: 17.00
Tarih: 25 Haziran 2016, Cumartesi saat: 16.00
Yönetmen: Lukas Moodysson
Oyuncular: Mira Barkhammar,Mira Grosin, Liv LeMoyne
Yapım: İsveç, 2013, 102 dk.
Stockholm 1982. Çok erken yaşta kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalan üç kız çocuğu, hiç bir enstrümanları olmadığı halde bir punk grubu kurar.

Stockholm Hikayeleri (Stockholm Stories) - İsveç
Tarih: 9 Haziran 2016, Perşembe saat: 17.00
Tarih: 14 Haziran 2016, Salı saat: 17.00
Yönetmen: Karin Fahlén
Oyuncular: Martin Wallström, Jonas Karlsson, Cecilia Frode
Yapım: 2013, 97 dk.
Kasım ayının yağmurlu günlerinde yolları kesişen beş kişiyle ilgili çağdaş ve mizahi bir drama. Şehir ışıklandırması ile ilgili teorisine saplantılı bir şekilde bağlı olan Johan, kısa süre önce terk edilmiş ve şu an işsiz olan Anna’ya aşık olan Douglas, evlat edinme talebi reddedilen Jessica ve Bakanlık’taki görevinden rastgele yollanmış bir aşk mektubu yüzünden uzaklaştırılan işkolik Thomas....

Kon-Tiki (Kon-Tiki) - Norveç
Tarih: 11 Haziran 2016, Cumartesi saat: 16.00
Tarih: 15 Haziran 2016, Çarşamba saat: 17.00
Yönetmen: Joachim Rønning,  Espen Sandberg
Oyuncular: Pål Sverre Hagen,  Anders Baasmo Christiansen,  Gustaf Skarsgård
Yapım: 2012, 118 dk.
1947 yılında genç Norveçli maceracı Thor Heyerdahl, Kon-tiki adlı salla Pasifik Okyanusu boyunca 4.300 deniz mili sürecek bir keşif gezisine başladığında bu yolculuk tüm Dünya’da heyecanla karşılanmıştı. Eşi Liv’le Markiz Adaları’na yaşadığı günlerden beri Thor, Güney Denizi Adaları’na, Doğu’ya doğru binlerce mil boyunca, eski Güney Amerikalılar’ın yerleştiğinden şüphe etmişti. Thor, bu teorisini kanıtlamak için yüzme bilmemesine ve sudan korkmasına rağmen, bu efsanevi yolculuğu tek başına yapmaya karar verir.

Victoria (Victoria) - Norveç
Tarih: 10 Haziran 2016, Cuma saat: 20.00
Tarih: 16 Haziran 2016, Perşembe saat: 17.00
Yönetmen: Torun Lian
Oyuncular: Iben Akerlie, Jakob Oftebro, Petronella Barker
Yapım ve Format: 2013, 105 dk.
Nobel ödüllü yazar Knut Hamsun’un 1898 tarihli ölümsüz romanı Victoria, orijinal bir aşk hikayesini anlatıyor. Gençlik aşkı, sınıf farklılıkları, tüm engellere rağmen gelen başarı, kostümler ve güzel mekanlar…


Aslı Tohumcu’yla ‘’Öykü Yazım Atölyesi’’ 5 Haziran’da Başlıyor

Pazartesi, Mayıs 23, 2016
Tatavla Sahne, ‘Öykü Yazım Atölyesi’ ile meraklılarını ağırlamaya hazırlanıyor.

Genç ve başarılı yazar Aslı Tohumcu 6 hafta süren ‘’Öykü Yazım Atölyesi’’ ile Tatavla Sahne’de olacak. Atölye 5 Haziran Pazar günü başlayacak ve her Pazar üç saat sürecek. 

Yazmak isteyenler, öyküye yeni başlayanlar  ya da yazı dilini geliştirmek isteyenler, kısacası herkes bu atölyede aradığını bulacak.  Bir öykü için gerekli olan hikayeyi kurgulamak, karakterleri yaratmak, doğru yazım metinleri oluşturmak ve öykü yazmaya dahir daha birçok ince ayrıntıyı bu atölyede yer alacak.  Atölyede katılımcılar yazmaya teşvik edilirken, öykü ve roman yazma teknikleri birebir uygulanacak; mekan, atmosfer, zamanla ilgili teknikler aktarılacak. Kısacası bir öykü yaratmak için ihtiyaç duyulan tüm kavramlar  bu atölyede yer alacak.  

Nitelikli hikaye yaratmanın, Türk Edebiyatı’nın ihtiyacı olan yazarlar yetiştirmenin günümüzde nedenli önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Siz de eğer içinizdeki yazarı keşfetmek ve nitelikli, özgün hikayelere imza atmak istiyorsanız  bu atölyeyi kaçırmayın.

Türk Edebiyatı’nın yaratıcı kalemleri arasında yer alan Aslı Tohumcu’dan alacağınız öykü yazım atölyesiyle farklı bir yolculuğa adım atacaksınız.

ASLI TOHUMCU KİMDİR?
Aslı Tohumcu Aralık 1974’te Leverkusen’de doğdu, çocukluğu Bursa’da geçti. İngiliz dili ve edebiyatı öğrenimi gördü; çeşitli yayınevlerinde editörlük, TRT2’de sunuculuk-danışmanlık yaptı, kitap ekleri çıkardı. 2003’te Abis, 2006’da Yok Bana Sensiz Hayat, 2010’da Şeytan Geçti ve Taş Uykusu, 2014’te Ölü Reşat adlı kitapları yayımlandı. 2015’te Kutlukhan Kutlu ile Güçoburlar adı derlemeyi hazırladı. Kitapları çeşitli dilleri çevrilen Tohumcu, Kadın Öykülerinde İstanbul,  İstanbul Sokakları, 101 yazardan 100 Sokak ve Merhaba Asker adlı derlemelere öyküleriyle katkıda bulundu. Belirli aralıklarla Radikal Kitap, OT Dergi ve Pulbiber Dergi’de yazan yazar, çocuklar için de fantastik macera romanları yazmayı sürdürüyor.

Firuzağa Mah. Taktaki Yokuşu No: 2B Cihangir/Beyoğlu
0 212 233 52 30 – 0 555 735 40 49

Ünlü Romanların İzinde Edebi Rotalar Rehberi

Perşembe, Nisan 28, 2016
Kerouac’ın kahramanlarını dahi kıskandıracak bir yolculuğa çıkmak ister misiniz? Peki ya Murakami’nin Japonyası’nı tanımak ya da Jane Austen’ın izinde İngiltere kırsalında dolaşmak? Cevabınız “Evet!” ise, momondo’nun edebi rotalar rehberine göz atmanızda fayda var.

Bazı romanlar, kahramanlarının yaşadığı ülkeleri öylesine güçlü tasvir eder ki, sayfaları çevirirken kendinizi seyahat planları yaparken bulursunuz. Bazense uzaklara gitmeye hazırlanıyorsunuzdur ve yolculuk sırasında uzakları anlatarak size arkadaşlık edecek bir roman ararsınız. 

Yukarıda bahsettiğimiz seçeneklerden hangisi size uyuyor bilinmez. Ancak bir sonraki yolculuğunuz için ilham almak, kendinize edebi bir rota belirlemek veya sadece ruhunuzu zenginleştirecek bir kitap okumak isterseniz, momondo’nun ünlü romanların izinde hazırladığı gezi rehberine göz atmanızı tavsiye ederiz. 

JANE AUSTEN’IN İNGİLTERESİ’NE YOLCULUK
‘Gurur ve Önyargı’, Viktorya dönemi öncesi İngiltere kırsalında yaşayan beş kız kardeşten biri olan Elizabeth Bennett’in hikayesini anlatır. Romanın geçtiği yerler hayal ürünü olsa da, Jane Austen’ın Hampshire ve Derbyshire olmak üzere, İngiltere kırsalından esinlendiği biliniyor. Öyleyse romanın izindeki yolculuğuna Derbyshire’dan başlayabilirsin. Burada Peak District Ulusal Parkı’nın bozkırlarında yürüyüş yaparak, bölgenin harika manzarasını izleme imkanı sunan Stanage Edge kayalıklarına çıkmanı tavsiye ederiz. Austen’in sıkı hayranları, yazarın Chawton’daki (Hamsphire’ın bir yöresi) evini, ve Netherfield Park romanı için ilham aldığı Basildon Park’ı ziyaret edebilir.

Elizabeth’in serüvenine ortak olmak için momondo ile yakındaki Manchester’a uçak bileti arayabilirsin.

MURAKAMI’NİN İZİNDE JAPONYA 
Haruki Murakami’nin ‘Sahilde Kafka’ romanı, yaşlı bir adam olan Nakata ile evinden kaçan 15 yaşındaki Kafka’nın, Tokyo’dan küçük Shikoku adasına yaptıkları birbirinden bağımsız yolculukları anlatır. Kahramanlarımızın uğradığı mekânları tam olarak bulmak biraz zor olsa da, yolculuğuna başkent Tokyo’dan başlayabilirsin. Öncelikle inanılmaz çeşitte elektronik alet ve cihaza ek olarak, popüler kültüre dair eşyalar bulabileceğin Akihabara Elektronik Semtini keşfetmelisin. Ardından Japonya’nın en eski tapınaklarından Sumiyoshitaisha’yı görmek için Osaka’ya giden bir trene atlayabilirsin.

Hayal gücünü en az Murakami romanları kadar zenginleştirecek bir gezi için momondo ile Tokyo’ya uçak bileti arayabilirsin.

ABD’DE KEROUAC’I BİLE KISKANDIRACAK BİR ROTA 
Jack Kerouac’ın kült romanı ‘Yolda’, ana karakter Sal Paradise ve etkileyici arkadaşı Dean Moriarty’nin çıktığı geziyi anlatır. Kitapla uyumlu bir şekilde, yolculuğuna Beat Kuşağı’nın en sevdiği mekânlardan Greenwich Village’daki Village Vanguard’ı ziyaret ederek başlayabilirsin. Batıya yönelmeden önce, Hudson River Park’a uğrayarak, günbatımının harika manzarasına şahit olmayı unutma. Bir sonraki durak Chicago… Burada cazın tüm türlerinin keyfini çıkarabileceğin The Green Mill’e mutlaka uğramalısın. Yolculuğuna New Orleans’a doğru devam et ve muhteşem oymalarla süslenmiş Viktorya dönemi evleri ile Southern Candymakers şekercisi gibi harika dükkânlar bulabileceğin sevimli Algiers semtine giden feribota bin. Son durak olan San Francisco’ya ulaştığındaysa, körfez bölgesinin baş döndürücü manzaralarını izlemek için Telegraph Hill’e çıkabilirsin.

Hemen yola koyulmak için momondo ile New York’a uçak bileti arayabilirsin.

TAYLAND’DA, GARLAND’IN ‘KUMSAL’INDA 
Tayland’da geçen ve daha sonra Leonardo DiCaprio’nun başrolünde oynadığı film uyarlamasıyla da bilinen Alex Garland romanı ‘Kumsal’, sırt çantalı gezgin Richard’ın el değmemiş ve izole bir adayı arayışını anlatır. Adanın etkileyici ve bir yanıyla ürkütücü atmosterini mükemmel bir şekilde yansıtan romanın izinde ilk ziyaret edeceğin nokta, Bangkok’un merkezindeki Khao San Caddesi olmalı. Bir zamanlar büyük bir pirinç pazarı olan bu yer, günümüzde ucuz konaklama imkanları ve hareketli gece hayatıyla gezginlerin uğrak noktalarından biri. Richard’ın izlerini takip etmeyi sürdürürsen, kendini Tayland Körfezi’nde bulacaksın. Buradan Koh Samui, Koh Phangan, Koh Samet gibi egzotik adalara yolculuk edebilirsin.

‘Kumsal’ı aratmayacak bir macera için momondo ile Bangkok’a uçak bileti arayabilirsin.


Rus Sinemasının Yaşayan Efsanesi Kira Muratova Mart’ta Pera Film’de

Pazartesi, Şubat 22, 2016
Pera Film, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Rus sinemasının en önemli kadın yönetmenlerinden Kira Muratova’nın filmlerinden oluşan “Gölgede Kalmış Aşk” başlıklı programı sunuyor. Sinemanın tüm kalıplarını reddeden efsanevi yönetmen Muratova’nın 6 uzun metrajlı filmi izlenebilecek. 

Pera Film’in, 5 Mart’tan itibaren yer vereceği Kira Muratova filmleri seçkisi “Gölgede Kalmış Aşk” başlığı altında gerçekleşiyor. 19 Mart’a dek izlenebilecek film programında sanatçının “Kısa Karşılaşmalar”, “Tutkular”, “Astenik Sendrom”, “Akortçu”, “Üç Hikaye” ve “Çehov’un Motifleri” adlı filmleri yer alıyor.

“Rus sinemasının yaşayan bir efsanesi” olarak kabul edilen Kira Muratova 1934 Moldovya doğumlu. Sovyet döneminde yapıtları ideolojik koşullara uyum sağlayamayan sanatçı, bugün de ticari trendleri yakalayamıyor. Son 55 yılda yaptığı 20 film, toplumun en temel özelliklerini dile getirme konusunda farklı bir estetik ve benzersiz bir beceri ortaya koyuyor. 

Savaş sonrası Sovyet/Rus sinemasının en önemli sinematografilerinden birini yaratan Muratova’nın başı hep sansürle belaya girdi, bir dönem Sinemacılar Sendikası’ndan ihraç edildi. Sonunda glasnost dönemi başladığında yeni bir kuşak tarafından keşfedildi. 1987’de filmleri ilk kez Sovyetler Birliği dışında gösterildi ve başyapıtlar olarak alkışlandı. Günlük yaşamın acımasızlığını sansasyonelliğe ya da ahlakçılığa düşmeden aktardığı filmleriyle hayranlık uyandıran Kira Muratova, her döneminde iktidarı rahatsız etmeyi sürdürdü. 

Muratova, film programında yer alan “Kısa Karşılaşmalar”da korkunç konutları, kamu tesislerinin yokluğunu, şanslarını şehirde denemek için kırsalı terk etmiş genç işçilerin büyüyen umarsızlığını yansıtıyor. Glasnost dönemine dek yasaklanan ve rafa kaldırılan film, günlük Sovyet yaşamına yönelttiği korkusuz bakış ve serbest ahlak yaklaşımıyla sansür yetkililerini çok rahatsız etmişti. 

Muratova’nın en sıradışı filmi “Tutkular”, sirk performansçısı Violetta’nın öyküsünü yansıtıyor. Bu film, yönetmenin Rusya’daki en popüler filmi oldu ve 1994’te Nikka (Rus Oscarı) En İyi Film Ödülü’nü kazandı. 

Belgesel, fars, melodram, kara komedi, toplumsal sorun filmi ve psikolojik portre biçemlerini bir arada kullanan “Astenik Sendrom”, benzersiz ve türünün tek örneği bir film… Sovyet yaşamı ve tarihine yönelik epik ama son derece kişisel bir tepki olarak tanımlanan film 1990 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazandı.

Yüzyıl başı Rus dedektiflerinden birinin anılarından yola çıkan bir ‘polisiye melodram’ olan “Akortçu”, zeki ama beş parasız müzik öğrencisi ve piyano akortçusu Andrey’in öyküsünü yansıtıyor. ”Üç Hikaye”, birbirine ortak bir cinayet temasıyla bağlanan üç kısa filmden oluşuyor ve yüksek kültürün klasiklerine esprili göndermeler yapıyor. “Çehov’un Motifleri” ise ünlü yazarın iki yapıtından, “Tatiana Repina” adlı oyundan ve “Zor İnsanlar” adlı öyküden yola çıkıyor.

Kira Muratova: Gölgede Kalan Aşk  5 – 19 Mart 2016
5 Mart Cumartesi  19:00 Kısa Karşılaşmalar / Brief Encounters
6 Mart Pazar 
14:00 Tutkular / Passions
17:00 Akortçu / The Tuner 
8 Mart Salı 19:00 Tutkular / Passions
9 Mart Çarşamba 19:00 Astenik Sendrom / The Asthenic Syndrome 
11 Mart Cuma
18:00 Kısa Karşılaşmalar /Brief Encounters
20:00 Akortçu / The Tuner 
13 Mart Pazar 
14:00 Çehov’un Motifleri / Chekhov's Motifs
16:00 Üç Hikaye / Three Stories 
19 Mart  Cumartesi 
14:00 Astenik Sendrom / The Asthenic Syndrome 
17:00 Üç Hikaye / Three Stories 

Her gösterim indirimli müze giriş bileti (10 TL) ile izlenir. Pera Müzesi Dostları'na ücretsiz. Yerler sınırlıdır ve numaralı değildir. Rezervasyon alınmamaktadır. Biletler biletix’ten (www.biletix.com) temin edilebilir. 


Ataol Behramoğlu 50. Sanat Yılını Akbank Sanat'ta Kutluyor

Cumartesi, Kasım 21, 2015
Usta şair Ataol Behramoğlu, 50. sanat yılını sanatçı dostlarının katılımıyla 25 Kasım 2015, Çarşamba günü Akbank Sanat’ta kutluyor.

Sunuculuğunu Nebil Özgentürk’ün yapacağı “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var” isimli bu özel proje, yönetmenliğini Nebil Özgentürk’ün üstlendiği Ataol Behramoğlu Belgeseli ile başlayacak. 

Etkinlik boyunca hafızalarda yer etmiş Ataol Behramoğlu şiirleri Rutkay Aziz, Işık Yenersu, Dilek Türker ve Nebil Özgentürk  gibi usta sanatçılar tarafından okunacak. Ayrıca şairin müzisyenler tarafından bestelenmiş olan şiirleri ise Vedat Sakman, Haluk Çetin, Tuna Kiremitçi,  Ekrem Ataer, Edip Akbayram ve Timur Selçuk tarafından seslendirilecek. 

Etkinlik: Ataol Behramoğlu 50. Sanat Yılı
Tarih: 25 Kasım 2015, Çarşamba
Saat: 20.00
Yer: Akbank Sanat
Bilet ücreti: 30 TL

Arcade Fire !f’e ilham veriyor!

Perşembe, Kasım 19, 2015
!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin 15. yaşına özel hazırladığı ‘!f İlham Serisi’, “The Reflektor Tapes” ile devam ediyor. Müzik  severlerin dört gözle beklediği ve 24 Kasım’da Babylon Bomonti’de gösterilecek olan film, indie rock’un en sevilen gruplarından Arcade Fire’ın 2013’te çıkardığı ve eleştirmenlerce “yılın albümü” seçilen Reflektor’un yolculuğunu anlatıyor. 

Mars Cinema Group ortaklığında 18 Şubat-6 Mart 2016 tarihlerinde gerçekleşecek !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin 15. yaşına özel hazırladığı ‘!f İlham Serisi’, “The Reflektor Tapes” ile devam ediyor. 24 Kasım’da Babylon Bomonti’de gösterilecek “The Reflektor Tapes”, Montrealli indie rock grubu Arcade Fire’ın eleştirmenlerce “2013’ün albümü” seçilen Reflektor’ü yaratış süreçlerini ve albümle dünyayı turlarken uğradıkları Haiti, Los Angeles ve Londra’da yaşadıkları ruhsal deneyimleri konu alıyor. Dünyada 24 Eylül’de sınırlı sayıda sinema salonunda gösterime giren film, Türkiye’de ilk kez ve sadece ‘!f İlham Serisi’ kapsamında seyirciyle buluşuyor.

Bowie’den Jonze’a, herkes onlara hayran!
Henüz dördüncü albümlerini çıkarmalarına rağmen indie rock dünyasının en iyi gruplarının başında gelmeyi başaran Arcade Fire, özellikle samimi sözleri ve anakımdan uzak duruşlarıyla sıkı bir hayran kitlesine sahip. 2004’te yayınladıkları ve müzik dünyasını sarsan ilk albümleri ‘Funeral’ın yankısı dinmeden 2005’te Central Park’ta verdikleri konserde David Bowie’nin ‘Wake Up’ adlı şarkılarına eşlik etmesiyle geniş kitlelere ulaşan grup, asıl şöhreti 2011 yılındaki Grammy’lerde üçüncü albümleri ‘The Suburbs’ ile ‘Yılın Albümü’ ödülünü kazanmalarıyla yakalamıştı. 2013’te yakın dostları Spike Jonze’un “Her” filminin müziklerini yaparak hayranlarını ikiye katlayan grup, aynı yıl yayınlanan albümleri ‘Reflektor’ ile büyük bir başarı elde etmişti. LCD Soundsystem’ın yaratıcısı James Murphy’nin yapımcılığında çıkardıkları ve disko, punk-funk, dub ve glam rock gibi türlerin etkileyici bir karması olan albüm, ‘Funeral’dan bu yana yaptıkları en serbest ve emprovizasyona dayalı çalışma sayılmış, müzik otoritelerince de “yılın albümü” seçilmişti.

İşte bu albümün çıkış sürecini konu alan ve Sundance tescilli yönetmen Kahlil Joseph’in imzasını taşıyan “The Reflektor Tapes”, 24 Kasım Salı akşamı Babylon Bomonti’de ücretsiz gösterilecek. Filme davetiye kazanmak isteyenler için detaylar ise www.ifistanbul.com’da!

“!f İlham Serisi” devam edecek
Mars Cinema Group ortaklığında yapılacak 15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 18-28 Şubat 2016 tarihlerinde İstanbul’da, 3-6 Mart 2016 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek. !f İstanbul’un 15. yılına özel hazırladığı ve bugüne dek “Roger Waters – The Wall” ve “Human/İnsan” filmlerinin Türkiye galalarına evsahipliği yapan “!f İlham Serisi” ise Şubat 2016’ya dek sürecek.


!f İlham Serisi III
The Reflektor Tapes - Kahlil Joseph
Tarih: 24 Kasım 2015, Salı
Saat: 20:00
Gösterim yeri: Babylon Bomonti


Pier Paolo Pasolini 40. Ölüm Yıldönümünde Pera Film'de Anılıyor

Salı, Ekim 27, 2015
Pera Film, İtalyan Dışişleri Bakanlığı ve İtalyan Kültür Merkezi işbirliğiyle İtalya’nın en önemli isimlerinden sinemacı, şair, romancı, oyun yazarı, ressam, eleştirmen ve entelektüel Pasolini’yi ölümünün 40. yılında unutulmaz filmleri ile anıyor. 

Pera Müzesi’nde 4 Kasım’da başlayacak olan Pasolini film gösterimleri, 22 Kasım 2015 tarihine kadar sinemaseverleri ağırlayacak. 

Seçki, 4 Kasım Çarşamba günü Pasolini’nin yönettiği ilk film olan ve sokak suçları üzerine kurgulanmış öyküsünü beyazperdeye taşıyan “Dilenci” ile başlıyor. Klasik “Kral Oedipus” tragedyasının, karanlık ve sürükleyici yeniden anlatımıyla düzenlendiği “Kral Oedipus”; trajik bir fabl anlatımıyla İtalya’da hayatın kilise ile devlet arasındaki zıtlığına kapılmış bir baba-oğulun hikayesini anlatan “Şahinler ve Serçeler”in ardından; Pasolini’nin ikinci uzun metraj filmi olan ve İsa’yı kilisenin gösterişinden çıkarıp, toplumun dışına itilmiş bir İtalyan köylüsü olarak sunan “Matta’ya göre İncil” filmiyle devam eden seçkide, ünlü yazar Alberto Moravia ve tanınmış psikolog Cesare Musatti’nin etkileyici konuşmalarının yer aldığı, İtalya’da cinsellik üzerine sinema-gerçek üslubunda yapılmış bir araştırma olan “Aşk Buluşması” da yer alıyor. 

Pera Müzesi’nde izlenebilecek “Pier Paolo Pasolini: 40. Yıldönümü” film programında güçlü İtalyan Yeni Gerçekçilik geleneğine bağlı kalarak çekilmiş olan “Mamma Roma”, İncil’deki Lanetlenen İncir Ağacı hikayesine bir gönderme niteliği taşıyan “Aşk ve Nefret: Kağıttan Çiçek Bölümü”, Bernardo Bertolucci’nin, Tiber Irmağı kıyısında vahşice öldürülen Romalı bir hayat kadınının cesedinin bulunmasıyla başlayan ilk uzun metrajlı filmi “Korkunç Orakçı”, sinematik bir not defteri üslubunda anlatılan “Afrikalı Orestiade İçin Notlar” ile “Pasolini’nin Öfkesi” ve “Kehanet: Pasolini’nin Afrikası” da bulunuyor. 

Pier Paolo Pasolini 40. Yıldönümü Film Programı
4 Kasım
19:00 Dilenci / Accattone
6 Kasım
19:00 Aşk ve Nefret: Kağıttan Çiçek Bölümü / Love and Anger: The Sequence of the Paper Flower 
Aşk Buluşması / Love Meetings
21:00 Korkunç Orakçı / The Grim Reaper
7 Kasım
14:00 Kral Oedipus / Oedipus Rex 
16:00 Şahinler ve Serçeler / The Hawks and the Sparrows
8 Kasım 
14:00 Mamma Roma
11 Kasım 
19:00 Dilenci / Accattone
12 Kasım
19:00 Matta’ya göre İncil  / The Gospel According to St. Matthew
13 Kasım
17:00 Kehanet: Pasolini’nin Afrikası / Prophecy: Pasolini's Africa
19:00 Afrikalı Orestiade için notlar / Notes Towards an African Orestes
21:00 Kral Oedipus / Oedipus Rex
14 Kasım
14:00 Pasolini’nin Öfkesi / The Rage of Pasolini 
16:00 Matta’ya göre İncil  / The Gospel According to St. Matthew
15 Kasım
14:00 Korkunç Orakçı / The Grim Reaper
17:00 Afrikalı Orestiade için notlar / Notes Towards an African Orestes
18 Kasım
19:00 Şahinler ve Serçeler / The Hawks and the Sparrows
21 Kasım
12:00 Aşk ve Nefret: Kağıttan Çiçek Bölümü / Love and Anger: The Sequence of the Paper Flower +
Aşk Buluşması / Love Meetings
14:00 Pasolini’nin Öfkesi / The Rage of Pasolini 
16:00 Kehanet: Pasolini’nin Afrikası / Prophecy: Pasolini's Africa
22 Kasım
14:00 Mamma Roma

* Bu program kapsamındaki Pera Film gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon  alınmamaktadır. 


Kasım Ayında Zorlu’da 3 Büyük ve Farklı Konser: Nigel Kennedy, Godspeed You! Black Emperor, Enrico Macias.

Salı, Ekim 27, 2015
Ses getiren pek çok konser, etkinlik, gösteri ve sergiyi sanatseverlerle buluşturan Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Kasım ayında dünyaca ünlü 3 ismi ağırlıyor.

Hollywood yıldızlarından, Broadway müzikallerine kadar pek çok etkinliği sanatseverlerle buluşturan Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Kasım ayında, farklı stiller arasında sınır tanımayan geçişleriyle bilinen keman virtüözü Nigel Kennedy, sıra dışı bir rock grubu olan Godspeed You Black Emperor ve Türkçe’ye de çevrilen şarkılarıyla bir döneme damga vuran Enrico Macias’ı ağırlıyor. 

Sıra dışı keman virtüözü Nigel Kennedy bu defa Bach yorumlayacak...
Müzikte çeşitlilik felsefesiyle hareket eden ve değişik stilleri birbirine harmanlayarak dinleyiciyi büyülü bir yolculuğa çıkaran Nigel Kennedy, ‘Bach Meets Kennedy’ programıyla Türk izleyicisiyle buluşuyor.

13 Kasım’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin konuğu olacak Kennedy,  dünyanın önde gelen müzik virtüözlerinden biri olarak tanınıyor. Kennedy İstanbul konserinde, Johann Sebastian Bach'ın en bilinen eserlerini kendine has tarzıyla sunacak. Klasik müziğe, gitar, davul ve kontrbas ekleyerek, dinleyicileri baroktan, caz’a, rock’tan modern müziğe doğru tatlı bir yoculuğa çıkaracak. 

Post Rock’ın efsanesi GYBE’yi Türkiye’ye ilk kez Zorlu Performans Sanatları Merkezi getiriyor…
Sıradışı bir rock grubu olan ve adını kara samurayların yaşamını konu alan bir belgeselden alan Godspeed You! Black Emperor, Türkiye’ye ilk kez Zorlu Performans Sanatları Merkezi organizasyonu ile geliyor. Çok özel bir hayran kitlesi olan post rock grubu, 17 Kasım’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi Turkcell Sahnesi’nde Türk hayranları ile buluşacak. Grup, uzun iniş çıkışları ve kullandıkları yaylı enstrumanlarla son derece vurucu bir müzik dili kullanmasıyla tanınıyor. 

Çal Çingene, Arkadaşımın Aşkısın, Hoşgör Sen gibi unutulmaz şarkıların sahibi Enrico Macias geliyor..
Kasım ayının bir diğer dikkat çekici etkinliği ‘Hoşgör Sen’, ‘Çal Çingene’, ‘Arkadaşımın Aşkısın’ gibi Türkçe’ye de çevrilen; Ajda Pekkan, Selçuk Ural, Gönül Yazar ve Seyyal Taner gibi bir döneme damga vuran isimlerin sesinden tanıdığımız, unutulmaz şarkıların sahibi  Enrico Macias. Müzik kariyerinde 50 yılı geri de bırakan, yayınladığı yüzlerce kayıtla sesini tüm Avrupa’ya duyuran müzik efsanesi Enrico Macias, 18 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nin konuğu olacak ve en bilinen şarkılarını Türk izleyicileriyle birlikte seslendirecek. 

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template