♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

The Barrens etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
The Barrens etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

The Barrens : Gidersen Ormana, Yem Olursun Şeytana

Çarşamba, Mart 27, 2013
•
Testere fenomeninin peşpeşe üç filminde yönetmen koltuğunda oturarak adını duyuran Darren Lynn Bousman, yeniden bildik sulara dönüş yapmayı seçerek, kendi yazdığı senaryoyu çekerek seyircisini ormana davet ediyor... Kariyerinin dokuzuncu uzun metrajını, birde dizi dünyasının popüler ismiyle destekleyerek çıkmış vizyona...

Milenyumda oluşan korku sinemasındaki yönetmen boşluğu sayesinde adını duyduğumuz yönetmen, kariyerine de tam milenyumda başlamış. Beğenilen kısa filmle başlayıp, izleme şansımız olmayan ilk uzun metraj sonrası, Testere serisinin 2, 3 ve 4. filmlerini yöneten Bousman, serinin alışıgeldik formülünü başarıyla uygulamıştı ama sanki kim yönetse değişmez gibiydi... Seriden hemen sonra, serbest denemeye girişip “Repo! The Genetic Opera”yı çektiğindeyse önemli bir külte imza atmış oldu... 2006’da çektiği kısa metrajı uzatmanın hayli başarılı sonuç vermesiyle, farklı film arayan kitleyi sevindirmişken, bir yeniden çevrime imza atması, bir o kadar tuhaf oldu... Ki “Repo!...” kariyerinin zirve noktasıyken, yeniden çevrime girişmekle kalmadı, üstüne birde, nabza şerbet “11-11-11”e imza atarak iyice şaşırttı... Ama Bousman’ın ilginçlikleri bununla bitmiyor... 2012’ye iki film sığdıran yönetmen, hem serbest denemeye hem de ana akıma örnek vermeyi tercih etmiş... Serbest deneme “The Devil's Carnival” yine korku müzikali, yine iyi... “The Barrens” ise ana akım seyirciyi memnun edebilmek adına kimseye yaranamayan gereksiz bir girişim...

Bousman deyince, aklıma “kafa karışıklığı” geliyor bu yüzden... Yönetmenin filmografisinden de bunu görmek mümkün... Ki, o filmografide parlayan işlerin hep uyarlama olması ilk bakışta öne çıkıyor... Testere zaten, o geldiğinde yaratılmış bir seriydi... Bir yeniden çevrim ve iki uyarlamadan sonra elde kalan “11-11-11”in hedefe yaklaşamayı bile beceremiyen, sıkıcı ve klişe bir filmdi... “The Barrens”da aynı yolun yolcusu...

Amerika’nın olmazsa olmaz uydurma mitlerinden birinden desteklenen film, artık yenilenme adına çorbaya döndürülen korku filmlerinden biri olarak kurmuş yapısını... Kamp alanında gezindiğine inanılan bir varlık, ana tehdit unsuru... O unsura varana kadarda, sık kullanılmış bir prototipi merkeze alıyor... Açılışta, o meşhur yaratığı hissettirmeyi seçiyor ve o tehdidin yeni kurbanlarına geçiyor...

İkinci evliliğini yapmış bir adam, parçalanmak üzere olan ailesini kurtarma girişimiyle, hafta sonunu kampta geçirmek istiyor... Ergen kızı, üvey annesiyle geçinemiyor elbette... Ürkek küçük oğulda çekirdek aileyi tamamlayan üye... Klasik bir dizi olay sonrası, kampın zehir olmasına kadar varıyor olaylar ve bildik bir finalle sona eriyor... Bu sona erişe itirazımız yok ama, ortada doğru dürüst işleyen filmde yok... 

Bousman bir türlü atmosferi kuramıyor... Kuramayınca da, herşey gözünüze batıyor ilkin... Sonrası daha fena, ne tutarlılık var ne devamlılık... Bolca hata arasında bir yönetmenin final için seyirciyi ikilemde bırakma merakı eklenince, karşımızda her dakka her şeye meyleden tuhaf bir çorba çıkıyor... Mantıksız olaylar dizisi, karakterlerin de önünü tıkıyor en başta... Yan öykülerinde birden bire ortaya çıkması gibi şeylerse senaryonun affedilmesi güç hataları... Örneğin birden aslında kamp yapma isteğinin, adamın babasının küllerini savurmak olduğunu görüyoruz... Meğere çocukken gelmişler buraya... Korkuyu, gerilimi yaratacak senaryo yok ortada tamam da, teknik anlamda da gerebilecek birşey yok... Görüntü yönetmenliği desek zayıf, renkler falan zaten hak getire... Bousman, belli ki kafası karışık şekilde girişmiş filme... İki yöne savrulabilecek bir öykü yarattığını düşünerek çekmiş... Muhtemelen bolca sahne çekmiş ve son kurguda yaratmış filmi... Aksi halde, filmin neyi anlatmak istediğini, neden çekildiğini anlamak mümkün değil... Kan desek zaten hiç yok... Herkes izlesin, her şeyi düşünsün ve finali merakla beklesin düsturuyla gidilen ormandan, düşünülenin tam tersine temposuz, her dakkası boşa geçen ve ilgi uyandırıcı tek sahnesi olmayan bir filmcik çıkmış... Kötü olmak için bile fazla kötü... 

Her korku/gerilim takipçisinin içindeki kötü olduğunu bile bile izleme dürtüsüne, yazının başlığını uyarlamak en doğrusu sanırım... Gitmeyin Şeytanın Ormanı’na, yem olmayın içinizdeki korku canavarına...


İlk Bakış: The Barrens / Şeytanın Ormanı

Salı, Mart 12, 2013
•
Testere II, III, IV filmlerinin yönetmeni Darren Lynn Bousman ile True Blood dizisinin yıldızı Stephen Moyer’i buluşturan “Şeytanın Ormanı / The Barrens”, “400 yıldır çözülemeyen dehşet dolu bir sır” sloganıyla 15 Mart’ta sinemalarda...

Testere serisiyle tanınan Bousman’ın son filmi The Barrens, mitlere dayanan korkutucu bir hikayeyi anlatıyor. Richard Vineyard ailesiyle beraber hafta sonu geçirmek için New Jersey’nin güneyindeki Barrens korusuna kamp yapmaya gider. Bazı rivayetlere göre burada 400 yıllık bir geçmişi olan korkunç Jersey Şeytanı yaşamaktadır. Jersey Şeytanı, yöre halkı tarafından 13. çocuğunu şeytana kurban etmeye zorlanan bir annenin hikayesine dayanan bir efsanedir.  Rivayetlere kulak asmayan Vineyard ailesi mükemmel kamp alanını bulmak için birlikte ormanın derinliklerine doğru ilerler. Bir süre sonra ormanda vahşice öldürülmüş hayvanlar bulunmasıyla ve kamptan genç bir çocuğun kaybolmasıyla olaylar korkutucu bir hal alır. Bu sırada Richard da bir şeyin onları takip ettiğinden şüphelenmeye başlamıştır. Çok geçmeden tatilleri paranoya ile dehşetin sınırlarında dolaştıkları bir yolculuğa dönüşür.

3 Testere filmini yöneterek kariyerinde hızlı yükseliş yaşayan Bousman, filmografisini tuhaf filmler ve seçimlerle dolduran bir isim... Testere sonrası, 2008 yapımı “Repo! The Genetic Opera” gibi cesur bir girişimle dikkat çeken Bousman, 80’lerin klasiği “Mother's Day”i yeniden çekmiş ve ortaya iyi bir çıkarmıştı... Tarih sevdalılarının nabzına şerbet veren “11-11-11” faciasından sonra yine cesur denemeye soyunup, müzikal korkuyu “The Devil's Carnival”la ikiledi. Son filmi “The Barrens” ile yeniden klasik korkuya dönüş yapmış... Senaryosu da Bousman’a ait filmin oyuncu kadrosu dizi destekli, Stephen Moyer, Allie McDonald, Mia Kirshner, Shawn Ashmore... Konu bildik, senaryosunu kendi yazdığı filmlerin hep vasat olması tesadüf değil artık... 2012 yapımı film, sadece sınırlı sayıda sinemada yaptığı gösterimin hemen ardından ev sinemasına transfer olmuş, orda da pek dikiş tutturamamış... Fragmandan da anlaşıldığı üzere, klişeler ve ucuz numaraların perdede arz-ı endam edeceğini kestirmek zor değil... Aslında direk ev sinemasında bekliyorduk, beklemeye devam etsek daha iyi.... “İzlemezsem çatlarım” diyenleri tutmayalım...



 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template