♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Vizyona Giren Filmler : 15 Ağustos

Beş filmin vizyona girdiği haftanın başrolünde kas gücü ve testosteron var... Aksiyon yıldızı yağmuruyla tam gaz devam eden serinin üçüncü filmi “Cehennem Melekleri 3” haftanın en çok öne çıkanı ve merakla bekleneni... “Barbie ve Sihirli Dünyası” küçük kızları salona çağırırken, “Kahraman Şövalye Justin” ise küçük büyük herkesi eğlendirmek üzere animasyon meraklılarını bekliyor... Sıcak ve samimi renk cümbüşü “Ben Kendim ve Annem” komedi seçeneğini doldururken, korku/gerilim sevenlere nefes veren “Karabasan”sa haftanın kaçırılmaması gereken filmi...


Cehennem Melekleri 3 / The Expendables 3
Yönetmen: Patrick Hughes
Oyuncular: Sylvester Stallone, Jason Statham, Jet Li, Antonio Banderas
Konu: Çok güçlü bir silâhın yanlış kişilerin eline geçmesini engelleme görevi, Barney Ross ve onun bitirim paralı asker takımı için şok edici ve beklenmedik olaylar dizisine dönüşür. Peşine düştükleri acımasız silâh tüccarının, Barney’in on yıldan uzun bir süre önce öldürdüğünü sandığı, eski partneri ve Cehennem Melekleri’nin kurucu ortağı olan Conrad Stonebanks’tan başkası olmadığını keşfederler.
Ortada bir senaryo yok, yenilik yok ama zaten bunları bekleyen de yok... Dönemin aksiyon yıldızları tahmin edilebilir formülü yine işletiyor, ortaya kas gücü ve testosteron çıkıyor... Filmden çok, her seni yeni bir versiyonu çıkan oyun gibi... Yeni karakterler ve leveller ile donatılmış yeni sürüm, beklentileri karşılıyor...


Barbie ve Sihirli Dünyası / Barbie and the Secret Door
Yönetmen: Karen J. Lloyd
Konu: Kendine kurduğu dünyada kitap okuyarak daha mutlu olan Prenses Derin, bir gün krallık bahçesinde dolaşırken tıpkı okuduğu bir kitapta olduğu gibi gizli bir kapı keşfeder. İçeriye adım attığındaysa kendinisüprizlerle dolu bir dünya beklemektedir. Derin bu dünyaya dahil olduktan sonra sihirli güçlere de sahip olmuştur ve yeni arkadaşları bu sorunu yalnızca onun çözebileceğinden emindir.
Kapitalizmin küçük kızları ağına düşüren serisi üretmeyi sürdürüyor... Hedef kitle belli, formül belli... Ev sineması yerine vizyona girmesi de durumun hangi boyutta olduğunu gösteriyor...


Kahraman Şövalye Justin / Justin and the Knights of Valour
Yönetmen: Manuel Sicilia
Konu: Justin, bürokratların yönettiği ve şövalyelerin yasaklandığı bir krallıkta yaşamaktadır. Justin, tıpkı büyükbabası gibi, Kahraman Şövalyelere katılmak istemektedir ama Kraliçe’nin başdanışmanı olan babası Reginald, oğlunun kendi izinden gitmesini, ısrarla avukat olmasını istemektedir.
Vasatlarda gezinen ama eğlendiren İspanyol işi, bir kaç ertelemenin ardından nihayet vizyonda... Bir yıllık gecikmeye ve korsan tezgahlarında eskimesine rağmen sinemada tadı çıkarılabilecek eğlencelik...


Karabasan / The Babadook
Yönetmen: Jennifer Kent
Oyuncular: Essie Davis, Noah Wiseman, Daniel Henshall, Tim Purcell
Konu: Amelia henüz hamileyken kocası bir trafik kazasında ölmüştür. Olayın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen kocasının kaybını bir türlü atlatamayan Amelia, içine kapanık oğlu Samuel ile münzevi bir hayat sürmektedir. Bir gün evlerinde Bay Babadook isimli esrarengiz bir çocuk kitabı bulan anne – oğulun hayatı, gotik çizimler ve ürkütücü tekerlemelerle dolu bu kitabı okumalarıyla bir kâbusa dönüşür. Bir çıkış yolu bulmaya çalışan anne oğulun çaresizliği giderek artacaktır.
Artık tekrara giren ve tükenmişlik sendromu yaşayan türe müthiş taze bir örnek... Hem de ilk filmini çeken bir kadından... Seyircisine kendine hapseden filmin öyle aman aman yaptığı bir şey de yok, herhangi bir şey keşfetmiyor... Basit bir hesaplama türün gerekliliklerini yerine getirmek altı üstü... Haftanın ve yılın en iyilerinden biri... Kaçırmayın...


Ben Kendim ve Annem / Les Garçons et Guillaume a Table
Yönetmen: Guillaume Galienne
Oyuncular: Guillaume Galienne, Andre Marcon, Françoise Fabian, Diane Kruger
Konu: Orta sınıfa mensup, huysuz Bayan Gallienne’in üç çocuğu vardır. İki çocuğunu “oğlum” diye seven Bayan Gallienne üçüncü çocuğuna “Guillaume” diye seslenmektedir. Bunun sonucu yaşı ilerledikçe Guillame, kendisini bir erkek çocuk olarak görmez. Bir anne nasıl böyle davranabilir? Bir dizi olayla Guillame, asıl kimliğini arayışa çıkar ve annesinin üzerinde bıraktığı zararlı etkisinden kurtulmaya çalışır.
Renkli, doğal ve sevimli bir cinsel kimlik komedisi finalde biraz daha cesur davranmamanın verdiği tatsızlığı da yaşatıyor... Yine de keyifle izleniyor...


Share this:

Yorum Gönder

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template