♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Vizyona Giren Filmler : 8 Kasım

Beş filmin vizyona girdiği haftanın başrolünde popülerlik var... Merakla beklenen filmlerle dolu haftanın öne çıkanları “Hükümet Kadın 2” ile “Ender’s Game: Uzay Oyunları” olurken, yeniden çevrim “Carrie: Günah Tohumu”, festivallerin gediklisi “Mavi En Sıcak Renktir” ve tek kopyalık “Popüler” diğer alternatifler... 


Yönetmen: Sermiyan Midyat
Oyuncular: Demet Akbağ, Sermiyan Midyat, Ercan Kesal, Mahir İpek, Gülhan Tekin
Konu: Xate ve Faruk, Hükümet Kadın 2’de de yine hiç beklenmedik bir anda, karşı karşıya. Üstelik bu kez, amansız mücadele, bir iktidar mücadelesi yaşanacak. Tek derdi kasabanın çocukları ve kendi çocukları ile ilgilenmek olan Xate, bu kez kendini Midyat seçimlerinde ön saflarda bulacak. Beklenmedik işlere soyunmak zorunda kalan Xate’nin karşısında yine Faruk var.
İlki pek gereksiz filmin gişe sayesinde gelen ikincisi de aynı gereksizlikte... Oturup kurgulasak iyi kısa film olur... Bir kaç sahne dışında parlamayan ve koca bir filme dönüşmek için hayli eksiklikler barındıran, hikayenin öncesine gitme düsturunun bizdeki sayılı örneklerinden biri olarak anılmak dışında bir işe yaramayacak...


Yönetmen: Gavin Hood
Oyuncular: Harrison Ford, Asa Butterfield, Hailee Steinfeld, Viola Davis, Ben Kingsley
Konu: Düşman uzaylılar olan Formic’ler Dünya’ya saldırmıştır. Efsanevi Uluslararası Filo Komutanı Mazer Rackham’ın kahramanlıkları olmasaydı herşey yok olabilirdi. Bir sonraki saldırıya karşılık hazırlık yapan Albay Hyrum Graff ve Uluslararası Ordu, geleceğin Mazer’ını bulabilmek için yalnızca en iyi olan genç ve taze beyinleri eğitmektedir.
Seri film çıkarabilirsek parayı cukkalarız zihniyetinin son ürünü, sırtını sevilen bir romana dayamış gelmiş... Para hırsı gözleri bürüyünce, hikayenin eskidiği gözden kaçmış belli ki... Eninde sonunda bilgisayar oyunu oynayan çocuğu izlemenin ne mantığı olduğunu anlamakta zor... 20 yıl önce olsa severdik ama çağın gerisinde görünen oyunlar bunlar...


Yönetmen: Kimberly Peirce
Oyuncular: Chloë Grace Moretz, Julianne Moore, Judy Greer, Portia Doubleday, Alex Russell
Konu: Yaşıtlarının dışladığı, aşırı dindar annesinin ise büyük psikolojik baskı yaparak yetiştirdiği utangaç bir genç kız olan Carrie White hakkındaki klâsik korku hikâyesinin yeni bir yorumu. Mezuniyet balosunda patlama noktasına getirilen Carrie White telekinetik güçler geliştirerek, yaşadığı küçük kasabada dehşet yaratıyor.
En gereksiz yeniden çevrimlerden biri olarak, orjinalinin ruhuna yaklaşamadığı çoktan tescillenmişti ama merak duygusu işte... Herşeyi anlarız da Carrie’nin yeteneklerinin arttırılmasına ne gerek varmış sahi... Pelerin takıp ben supergirl’üm dese yeriz, o derece... De Palma’nın 76 tarihli başyapıtını öpüp başımıza koymamızdan başka bir işe yaramayan ve yok sayılması gereken bir yeniden çevrim... Yönetmenin nabza şerbet sahnelerle gençleri fethetmeye çalışma çabaları ve parlaması gereken sahnelerdeki abartının absürt komediye dönüşmesi sebebiyle, Carrie’nin gazabına uğraması lazım...


Mavi En Sıcak Renktir / Blue is The Warmest Color
Yönetmen: Abdellatif Kechiche
Oyuncular: Léa Seydoux, Adèle Exarchopoulos, Mona Walravens, Salim Kechiouche
Konu: Cinselliğe çekincesiz yaklaşımı ve gerçekçiliğiyle sansür ve sanat tartışmalarına yol açan Mavi En Sıcak Renktir, biri henüz lise öğrencisi diğeri ise mavi saçlı bir sanatçı olan iki genç kızın yıllara yayılan birliktelikleri üzerinden yaşamı ve aşkı sorguluyor.
Zaten ödülünü almış, yılın filmi olmuşken izlememek olmaz... Eleştirilerini okuyarak zaman kaybetmeyin, izleyin... Kızlıerkekli geyiklerinin yapıldığı dönemde iki kızın aşkının vizyonda olması da ayrı ironi... Haftanın en iyi filmi olduğunun da altını çizeyim...


Yönetmen: Regis Roinsard
Oyuncular: Romain Duris, Déborah François, Bérénice Bejo, Shaun Benson
Konu: 21 yaşındaki Rose, Louis Echard’ın sekreter ilânına başvurur. İş görüşmesi felâket gibi geçse de, Rose’un özel bir yeteneği açığa çıkar: Olağanüstü bir hızla, on parmak daktilo yazmaktadır. Rose bu işi istiyorsa, daktilo yarışmasına katılmaya evet demek zorundadır. Antrenörü Louis eşliğinde, ülkenin ve dünyanın en hızlısı olma yolunda ilerlerken ikisi arasında da bir aşk filizlenir.
Derdi tasayı unutturan haftanın ferahlık kaynağı... Zaten dönem filmi, birde üstüne klasiklerin havasını taşıyarak yaşattığı nostalji var ki bayılmamak zor... Haftanın izlenesi, sevilesi ve bolca eğlenilesi filmi... Tek kopyayla sadece Beyoğlu Pera’da...


Share this:

Yorum Gönder

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template