♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Vizyona Giren Filmler : 30 Kasım

Altı filmi ağırladığımız vizyon, yarı yarıya yerli ve yabancı filmlere bölünmüş durumda. Nicelikte zengin ama nitelikte kısır haftanın en çok öne çıkanı “Operasyon Argo” olurken, aynı zamanda yılın en iyi filmlerinden biri... Geri kalan beş filmden "Simurg" dışında birşeyler anlatmaya çalışan bir derdi olan yok...


Van Gölü Canavarı
Yönetmen: Mehmet Bükülmez, Caner Aygen
Oyuncular: Selahattin Taşdöğen, Ceylan Yılmaz, Naci Taşdöğen
Sinemamızda daha çok komedi lazım tamam ama bu tip yapımların izleyip unutulmasını geçelim, izlenmeye gerek duymadan unutulduğunu görmek lazım. Hep aynı şeyi tekrarlamak gibi oluyor ama, zeki komediler lazım sinemamıza... Özlem duyduğumuz o siyah beyaz yeşilçam filmlerinin havasını, bütünlüğünü ne ara kaybettiğimizi sormak, sordurmak lazım. En kötü örneğin bile belli bir çıtayı aşabildiği bir dönemi bulmuş sinemamız, 90’lardan bu yana savruk şekilde tuhaf örneklerle kötü ile iyi arasında kocaman bir uçurum açıyor. Tv filmi tadındaki örneklerle beyazperdedeki bu işgal hiçbir işe yaramıyor. Aslında bu tip filmler için HBO ayarında bir kanal lazım, elin Amerikalısı Hitchcock’u, Elizabeth Taylor’u anlatan filmleri vizyona sokmuyor, kanalda gösteriyor. Biz Van Gölü Canavarını yıllar sonra işleme derdindeyiz... Hesaplaşamadığımız koca bir tarih, boyumuzu aşan sorunlar ve bunların getirdiği bolca öykü varken popüler örneklerin gelmesiyle adımlarımızı farkediyoruz... İki ileri bir geri!


Evrenin Askerleri: İntikam Günü / Universal Soldier IV
Yönetmen: John Hyams
Oyuncular: Jean-Claude Van Damme, Scott Adkins , Dolph Lundgren
Zamanının önemli aksiyon örneklerinden birini sinemada görmek güzel, ama sadece o kadar. Sıradan bir akşamda tvde rastlayıp izlemeye başlasak ortasına gelmeden sıkılacağımız kötülükteki filmin vizyonda ne aradığını anlamak, en azından mantık çerçevesinde yanıtlamak mümkün değil... 90’ların aksiyonunun dirilmesi zor artık, türün teknolojiyle gelişmesinden sonra bu tür örneklerin oraya bir kapı açması ancak hayal... 


Havana’da Yedi Gün / 7 dias en La Habana
Yönetmen Kolektifi
Oyuncular: Josh Hutcherson, Daniel Brühl, Emir Kusturica
Üç kopyayla sadece İstanbul’da vizyona giren film, Havana’yı merkeze alıp bir haftayı anlatmaya kalkıyor. Hergünü farklı bir yönetmenin gözünden aktararak... Bu tür filmlerin bugüne dek pek hayrını gördüğümüzü söylemek mümkün değilken, Havana’da Yedi Gün bundan daha kötüsü olamaz dedirtiyor zaman zaman... Mekan dışında hiçbir ortak nokta olmayınca bu tür antolojilerin olmazsa olmazı konsept bir türlü oluşmuyor. Bütünlüğü olmayan, ayrı ayrı da seyredilebilecek bir kısa filmler toplaması olabiliyor anca... Yedi yönetmen olmasına rağmen, tek bir senarist olması zaten yeterince tuhaf...


Simurg
Yönetmen: Ruhi Karadağ
Oyuncular: Ali Ekber Akkaya, Çiğdem Kazan, Refik Ünal
Açlık grevi konusunu ele alarak 12 yıllık süreçte tamamlanan yeni nesil belgesel, sadece konu bakımdan sınıfı geçebilen bir örnek. Bazen sadece içeriği alkışlamak gerekir ya, işleniş iyi olmasa bile içinizden “helal be, bu ülkede böyle örneklerde var” demek gelir ya... Tam öyle bir film Simurg, bu yüzden alkışlanmalı destek görmeli...


Görünmeyenler
Yönetmen: Melikşah Altuntaş
Oyuncular: Nihan Okutucu, Duru Ok, Deniz Özmen
Tek mekanda, eldeki ve evdeki kameralarla anlatılan perili ev denemesi “Blair Cadısı” ile gübresi çıkana kadar kullanılan buluntu film tarzında yerli örnek, sonuna kadar dayanılması zor olan 83 dakikalık zaman kaybı... Koca bir türe öykünmelerle, turnesol kağıdı işlerle yeni bir örnek ekleme çabası insanın aklına niye gelir, çevresinde bir akıllı adam neden olmaz, “dur arkadaş bunda özgün birşey yok” diye acı söyleyecek bir dost neden olmaz... Aslında bu durumu film çekmek lazım, daha fazla gereceği kesin...


Operasyon: Argo / Argo
Yönetmen: Ben Affleck
Oyuncular: Ben Affleck, Bryan Cranston, Alan Arkin
Tuhaf adam şu Affleck... Oyunculuğu ne kadar kötüyse yönetmenliği o kadar iyi... Rol seçen adamla, yönetecek film seçen adam aynı mı acaba diye sormadan edemiyor insan... Mevcut iki filminden anladığımız kadarıyla iyi seçimler yapıyor, bir sinema duygusu var, anlatacağı öyküdeki sinema duygusunu görebilip yakalayabiliyor. Bu kez yaşanmış bir öykü anlatıyor. Mükemmel bir film çıkmış ortaya, işlendiği dönemin sinemasına dair göndermelerle süslenen hicvi, müthiş gerilimiyle yılın kaçırılmaması gerekeni...


Share this:

Yorum Gönder

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template